Dünyanın en tehlikeli gölü: Kıyısında yaşayan milyonlarca kişi geri sayım başladı
Dünya Son Dakika

Dünyanın en tehlikeli gölü: Kıyısında yaşayan milyonlarca kişi geri sayım başladı

1

Doğu Afrika’daki Kivu Gölü'nün derinliklerinde biriken 6 gigaton karbondioksit ve yanıcı metan gazı, bölgeyi dünyanın en büyük doğal risk alanlarından birine dönüştürdü.

Sismik hareketlerin tetikleyebileceği patlama riski kıyıda yaşayan milyonlarca insanı doğrudan tehdit ediyor.

Doğu Afrika’daki Kivu Gölü, derinliklerinde barındırdığı devasa miktardaki metan ve karbondioksit gazları nedeniyle bilim dünyası tarafından dünyanın en tehlikeli doğal oluşumlarından biri olarak kabul ediliyor.Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ruanda sınırında yer alan Kivu Gölü, ilk bakışta sakin bir doğa harikası gibi görünse de suyun derinliklerinde ölümcül bir dengeyi barındırıyor.

Yaklaşık 1,2 milyon nüfuslu Goma şehrinin kıyısında bulunduğu bu göl, bilimsel literatürde "katil göl" olarak tanımlanıyor.

Bu tanımlamanın temel sebebi, göl tabanında hapsolmuş halde bulunan yaklaşık 6 gigaton karbondioksit ve büyük miktardaki yanıcı metan gazı tabakalarıdır.

GAZ PATLAMA RİSKİ VE SİSMİK HAREKETLİLİK  Gölü bir "saatli bomba" haline getiren unsur, bölgenin tektonik yapısıdır.

Dünyanın en hareketli sismik hatlarından birinde yer alan Kivu Gölü, her an depremlerin veya hemen yanındaki aktif Nyiragongo Yanardağı’ndan gelecek lav akıntılarının tehdidi altında.

Olası bir sarsıntı veya ani ısı değişimi, suyun altındaki gaz katmanlarının yer değiştirmesine ve "limnik patlama" denilen olayın gerçekleşmesine yol açabilir.

Bu durum, gölün kapağı açılmış bir asitli içecek gibi püskürmesi ve çevreye milyonlarca insanı dakikalar içinde boğabilecek yoğunlukta bir zehirli gaz bulutu salması anlamına geliyor.

ELEKTRİK ENEJİSİNE DÖNÜŞTÜRÜYORLAR  Günümüzde göldeki gaz doygunluk oranının %60 seviyelerine ulaştığı tahmin ediliyor.

Bu durum yerel hükümetleri hem bir güvenlik önlemi hem de bir ekonomik fırsat arayışına itmiş durumda.

Ruanda, KivuWatt gibi projelerle gölün dibindeki metan gazını çekerek elektrik enerjisine dönüştürüyor ve ülkenin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını buradan karşılıyor.Ancak bu süreç bilimsel bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Gaz çıkarma işlemi sırasında suyun doğal katman yapısının bozulması ve gazı alınan suyun tekrar göle bırakılması, bazı uzmanlarca beklenen büyük patlamayı tetikleyebilecek bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.

Halihazırda yürütülen çalışmalar, hem bölge halkının güvenliğini sağlamayı hem de bu devasa enerji potansiyelini kontrol altında tutmayı hedefliyor.  www. internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek.

İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Paylaş

İlgili Haberler