Emekliler Düşük Maaşlarla Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor
Türkiye'deki yaklaşık 12.5 milyon emekli, mevcut ekonomik koşullar ve sistemdeki bazı yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir geçim sıkıntısı içerisine girmiş durumda. SGK uzmanlarının tahminlerine göre, emeklilerin önemli bir kısmının aylık gelirleri 23 bin 552 lira ile 25 bin lira arasındaki dar bir bantta yoğunlaşmış bulunuyor. Bu durum, özellikle yüksek enflasyon oranlarının yaşandığı bir dönemde, emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanmasına yol açıyor.
Temmuz ayında yapılan maaş düzenlemeleri, emeklilerin beklentilerini tam olarak karşılamadı. Kök aylıklara yapılan yüzde 17.7'lik artışın ardından, en düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarıldı. Ancak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Temmuz'da yaptığı ve çiftçiler, turizmciler, yatırımcılar, ihracatçılar kadar ev hanımları ve emeklilerin de kazanacağını belirttiği konuşmasına rağmen, maaşlara yapılan zamların emeklilerin yaşam standartlarını yükseltmek yerine, mevcut durumu korumaya bile yetmediği gözlemleniyor. Uzmanlar, bu düşük maaş seviyelerinin yaklaşık 5.5 milyon emekliyi etkilediğini, ayrıca 7 milyon civarındaki emeklinin de bu seviyelere yakın, yetersiz gelirlerle yaşamaya çalıştığını belirtiyor.
Artan geçim sıkıntısı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) gelirleri üzerinde de olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. SGK Uzmanı Mert Nayır, maaşların tabanda sıkışması durumunda emeklilerin çalışma hayatına devam etmek zorunda kalacağını, bunun da genç işsizlik oranlarını artırabileceğini vurguluyor. Nayır'a göre, hem emekliler hem de gençler kayıt dışı çalışma eğilimine yönelebilir. Bu durum, işverenlerin sigorta primlerini düşük göstermesine neden olarak SGK'nın gelirlerinde bir azalmaya yol açabilir. Uzman, mevcut sistemin sürdürülebilirliğinin sorgulanması gerektiğini ifade ediyor.
Diğer bir SGK Uzmanı İsmail Sevinç ise, en düşük emekli aylığı alan emekli sayısındaki artışın dikkat çekici boyutta olduğunu ve bu eğilimin devam etmesi halinde, kısa süre içinde 17 milyon emeklinin yarısının en düşük maaş seviyesinde kalabileceğini öngörüyor. Sevinç, maaş artışlarının seyyanen yapılmasının, emekliler arasındaki maaş farklarının korunması ve prim ödemelerine göre adil bir karşılık sağlanması açısından önemine dikkat çekiyor. Aksi takdirde, emeklilerin primlerini asgari ücretten ödeme eğilimine gireceğini, hatta daha yüksek prim ödeyenlerin bile sonuçta asgari ücret civarında bir maaş alabileceğini belirtiyor. SGK Uzmanı Emin Yılmaz da, en düşük emekli aylığı alanların sayısının hızla arttığını, bu resmi rakamın kurumlar tarafından net olarak açıklanmadığını ve mevcut durumun emekliler için giderek daha zorlayıcı hale geldiğini dile getiriyor.