Emeklilikte Yeni Dönem: Çalıştıkça Maaş Düşmeyecek, Kazan-Kazan Modeli Geliyor
Sosyal güvenlik ve emeklilik sistemlerinde önemli değişikliklerin sinyalini veren Orta Vadeli Program (OVP) ile birlikte, uzun yıllardır çalışanların en büyük şikayetlerinden biri olan 'çalıştıkça emekli maaşının düşmesi' sorununa neşter vurulması hedefleniyor. İstihdamda uzun süre kalmayı ve daha yüksek prim ödemeyi teşvik edecek yeni bir düzenleme, hükümetin 2027-2029 dönemini kapsayan programı çerçevesinde masaya yatırıldı. Bu yeni modelin, hem sigortalı çalışanların haklarını koruması hem de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) prim gelirlerini artırarak aktüeryal dengeleri güçlendirmesi amaçlanıyor. 'Kazan-kazan' prensibiyle hareket eden bu reform, mali sürdürülebilirlik ve hakkaniyet ilkelerini ön planda tutuyor.
Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından ödüllendirici bir modelin kurulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, mevcut sistemdeki çarpıklıklara işaret ediyor. Yaklaşık yirmi yıldır yürürlükte olan sosyal güvenlik reformunun tam anlamıyla hayata geçirilemediği ve sistemin muhasebesinin yapılamadığı belirtiliyor. Mevcut durumda, daha fazla çalışanların ve daha yüksek prim ödeyenlerin hak ettikleri şekilde ödüllendirilmediği, hatta bazı durumlarda cezalandırıldığı ifade ediliyor. Kısmi emekli ile normal emekli maaşlarının aynı tabana çekilmesi ve alın terinin karşılığının yeterince verilmemesi gibi durumlar, hakkaniyetin zedelendiği şeklinde yorumlanıyor. Emeklilik şartlarını tamamlayanların sistemde kalmaları halinde maaşlarında yüzde 30'lara varan düşüşler yaşanabildiği, bu durumun da çalışanları sistemden çıkmaya veya kayıt dışı çalışmaya yönlendirdiği vurgulanıyor.
Mevcut emeklilik hesaplama formülünde yer alan Aylık Bağlama Oranları'nın (ABO), düşük ücret üzerinden prim ödeyen çalışanların sistemde kaldıkça mağduriyet yaşamasına yol açtığı gözlemleniyor. Bu durum, emeklilik için gerekli şartları yerine getirmiş milyonlarca çalışanın sistemden ayrılmasına veya kayıt dışı ekonomiye yönelmesine neden oluyor. Hem çalışanın hem de SGK'nın zararına sonuçlanan bu tablo, maaşların azalması yerine artması yönünde bir düzenlemeyi zorunlu kılıyor. Sistemin, çalışanlar çalıştıkça emekli aylıklarının artacağı bir yapıya kavuşturulması, uzun süredir milyonlarca çalışanın en büyük beklentisi haline gelmiş durumda. Özellikle Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Bağ-Kur (Tarım Bağ-Kur) sigortalılarının, çalışmaya devam ettikçe daha yüksek emekli maaşı alabilecekleri bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi talep ediliyor. Mevcut emeklilik hesaplamalarında sigortalı çalışmaya başlama tarihi, yasal değişikliklerin yapıldığı anki sigortalılık süresi ve üç farklı döneme ait parametreler dikkate alınıyor.
Yeni düzenlemelerle birlikte, erken emekliliğin önüne geçilmesi, ortalama emeklilik yaşının yükseltilmesi hedefleniyor. Ayrıca, 25 yıldan sonraki her bir çalışma yılı için Aylık Bağlama Oranları'nda (ABO) ek artışlar sağlanması ve kısmi emeklilik ile normal emeklilik için ayrı taban maaş uygulamalarının hayata geçirilmesi de değerlendirilen alternatifler arasında yer alıyor. Bu reformun hayata geçmesiyle birlikte, çalışanlar daha yüksek emekli maaşı alırken, SGK da düzenli prim akışı sağlayarak mali yapısını güçlendirecek. Bu sayede aktif ve pasif sigortalı dengesinde iyileşmeler beklenirken, çalışanların 'çalıştıkça maaşım azalacak mı?' endişesi de ortadan kalkacak. Kayıt dışılıkla mücadele ve öngörülen diğer tedbirlerin yanı sıra, SGK'nın prim gelirlerinin artmasıyla birlikte vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulması da öngörülüyor. Alın terinin adaletle ölçüldüğü, hem çalışanın hem de kurumun kazandığı bir sistemin kurulması, sosyal güvenlik sisteminin geleceği açısından büyük önem taşıyor.