Emtia Piyasalarında Geçen Hafta: Küresel Dinamikler Fiyatları Şekillendirdi
Emtia piyasalarında geçtiğimiz hafta, küresel ekonomik ve siyasi gelişmelerin etkisiyle oldukça hareketli bir dönem yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına dair sinyalleri, İran ile olan diplomatik temaslar ve Orta Doğu'daki stratejik önem taşıyan bölgelerdeki gerilimler, emtia fiyatlarının belirlenmesinde anahtar rol oynadı. Değerli metaller grubunda genel bir satış baskısı gözlemlenirken, enerji sektörü içinde petrol fiyatlarında düşüş eğilimi yaşanırken, doğal gazda ise bir yükseliş trendi kaydedildi. Baz metaller ve belirli tarım ürünleri ise artan talep beklentileri sayesinde piyasalarda pozitif bir ayrışma gösterdi.
Hafta boyunca, emtia piyasalarındaki fiyatlandırmaları etkileyen en önemli faktörlerden biri, ABD Merkez Bankası'nın gelecekteki faiz politikalarına ilişkin beklentilerdi. Fed yetkililerinden gelen ve faiz indirimlerine dair beklentilerin ertelenebileceği yönündeki açıklamalar, piyasalarda para politikasının daha uzun bir süre sıkı kalabileceği algısını pekiştirdi. Özellikle Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'ın enflasyonist göstergelerdeki seyrin faiz indirimlerini zorlaştırabileceğine dair yorumları, bu beklentiyi daha da güçlendirdi. ABD'deki yüksek enflasyon oranları ve Fed'in faiz indirimlerine temkinli yaklaşımı, dolar endeksi ve ABD hazine tahvil faizleri aracılığıyla emtia piyasaları üzerinde önemli bir etki yarattı. Bu durum, özellikle dolar cinsinden fiyatlanan emtialar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturdu.
Jeopolitik cephede ise ABD ile İran arasındaki müzakerelere dair çelişkili sinyaller, petrol piyasalarındaki dalgalanmayı artırdı. Hafta başında, Hürmüz Boğazı'ndaki enerji nakil hatlarına yönelik potansiyel riskler, Brent petrol ve doğal gaz fiyatlarında arz güvenliği endişelerini ön plana çıkardı. Ancak haftanın ilerleyen günlerinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı açıklamalarda müzakerelerde ilerleme kaydedilebileceğine dair bir beklenti oluşması, petrol fiyatları üzerinde bir miktar baskı yarattı. Bu gelişmeler, petrol piyasalarında arz ve talep dengelerinin yanı sıra jeopolitik gelişmelerin de ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Aynı zamanda, ABD ile Çin arasındaki tarım ürünleri ticaretinin geliştirilmesine yönelik olumlu açıklamalar, tarım emtiaları piyasasında hafta içinde önemli hareketliliklere neden oldu. Beyaz Saray'dan gelen bilgilere göre, Çin'in 2026 ile 2028 yılları arasında her yıl en az 17 milyar dolarlık Amerikan tarım ürünü satın alma taahhüdünde bulunduğu belirtildi.
Değerli metaller tarafında geçen hafta genel olarak bir satış baskısı hakimdi. Fed'in faiz indirimlerinin ertelenebileceği yönündeki değerlendirmeler, dolar endeksinin güçlü seyrini sürdürmesi ve ABD tahvil faizlerindeki yüksek seviyeler, altın, gümüş, platin ve paladyum gibi değerli metallerde satışları tetikledi. Altının ons fiyatı, Fed'in sıkı para politikası duruşu ve dolar endeksindeki güçlenme nedeniyle baskı altında kaldı. Gümüş ise hem değerli bir metal hem de endüstriyel bir metal olma özelliği taşıması nedeniyle çift yönlü bir baskı yaşadı. Sanayi talebindeki belirsizlikler, gümüş fiyatlarındaki zayıf seyrin devam etmesine neden oldu. Bu genel eğilimler doğrultusunda, değerli metaller arasında paladyumda yüzde 4,8, platinde yüzde 2,5, altında yüzde 0,7 ve gümüşte yüzde 0,6 oranında değer kayıpları yaşandı.
Buna karşılık, baz metaller geçen haftayı pozitif bir performansla tamamladı. Çin'den gelen talep beklentileri, küresel arz tarafındaki sıkışıklıklar ve bazı metallerdeki düşük stok seviyeleri, fiyatları destekleyen ana unsurlar oldu. Bakır fiyatları, yapay zeka veri merkezleri, elektrik altyapı yatırımları ve enerji dönüşümü gibi alanlardaki güçlü talep beklentilerinden önemli ölçüde destek buldu. Analistler, bakır piyasasında orta vadeli talep görünümünün güçlü kalmaya devam edeceğini öngörmekle birlikte, Fed'in sıkı para politikası duruşunun küresel büyüme beklentileri üzerinden fiyat artışlarını sınırlayabileceği uyarısında bulundular. Alüminyum fiyatlarında ise Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerine olası etkilerine dair endişeler ön plana çıktı. Körfez Bölgesi'nin küresel alüminyum arzındaki önemli payı ve bölgedeki lojistik riskler, alüminyum fiyatları için destekleyici bir faktör oluşturdu. Bununla birlikte, sanayi metallerinde genel olarak küresel büyüme konusundaki belirsizlikler ve Fed'in para politikasını daha uzun süre sıkı tutabileceğine yönelik beklentiler, fiyatların daha da yükselmesini engelleyen unsurlar olarak öne çıktı. Tezgah üstü piyasada, baz metaller arasında alüminyumda yüzde 2,5, kurşunda yüzde 1,8, bakırda yüzde 1,7, nikelde yüzde 1,5 ve çinkoda yüzde 0,6 oranında artışlar kaydedildi.
Enerji emtiaları piyasasında geçen hafta karışık bir seyir izlendi. Brent petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde olası bir ilerleme beklentisiyle düşüş gösterirken, doğal gaz fiyatları talep beklentileri ve stok durumundaki gelişmelerle birlikte yükseliş kaydetti. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik planlanan askeri operasyonu iptal ederek diplomatik temaslara alan tanıdığına dair haber akışı, petrol piyasalarındaki jeopolitik risk priminin azalmasına katkı sağladı. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'ndan enerji akışının normale dönebileceği ve İran'ın petrol arzının yeniden piyasaya dönebileceği ihtimalini fiyatlamalarda öne çıkardı. Ayrıca, ABD'nin stratejik petrol rezervlerinden yaptığı satışlar ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve OPEC+ grubunun üretim artışı kararı da arz fazlası beklentilerini güçlendirerek Brent petrol fiyatlarını aşağı yönlü baskıladı. Doğal gazda ise petrol piyasasından farklılaşan arz ve talep dinamikleri nedeniyle bir yükseliş gözlemlendi. Yaz aylarında artması beklenen soğutma talebi ve Çin'e ABD'den yapılacak doğal gaz sevkiyatlarının yeniden başlaması yönündeki haberler, fiyatları destekleyen temel faktörler oldu. Haftalık bazda incelendiğinde, doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 2,1 artarken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5,2 oranında geriledi.
Tarım emtiaları piyasasında ise ABD ile Çin arasındaki tarım ticaretine yönelik gelişmeler ve üretim koşullarına dair beklentiler fiyatları şekillendirdi. Çin'in ABD'den yapacağı tarım ürünü alımlarını artırabileceğine dair çıkan haberler, hafta içinde tahıl fiyatlarında yukarı yönlü bir hareketliliği destekledi. Ancak, bu alımların hangi spesifik ürünleri kapsayacağı, ne zaman gerçekleşeceği ve hacminin ne olacağı konusundaki belirsizlikler, piyasalarda temkinli bir yaklaşımın sürmesine neden oldu. Buğday fiyatları üzerinde, ABD'deki üretim koşullarına dair endişeler ve arz görünümündeki olası zayıflama beklentileri etkili oldu. Mısır ve soya fasulyesi fiyatları ise Çin'den gelen talep beklentileriyle destek bulurken, küresel arz görünümü ve Güney Amerika'dan kaynaklanan rekabetçi faktörler, fiyat artışlarını sınırlayan unsurlar olarak kaldı. Pirinçte ise arz tarafındaki daralma beklentileri ve Asya'daki üretim maliyetlerine ilişkin endişeler, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekledi. Bu gelişmeler sonucunda, Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına pirinç fiyatları yüzde 3,3, buğdayda yüzde 1,8, mısırda yüzde 1,8 ve soya fasulyesinde yüzde 1,7 oranında arttı. Intercontinental Exchange'te ise kahve fiyatları yüzde 1,7 artış gösterirken, pamukta yüzde 4,1 ve şekerde yüzde 0,8 düşüş yaşandı. Kakao fiyatları ise ton başına yüzde 4,6'lık bir düşüşle haftayı tamamladı.