Erbakan'dan SPK Kararına Sert Tepki: 'Dolandırıcılara Göz mü Yumulacak?'
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye sürecindeki fonlarda fahiş kazanç elde edenlerin, bu gelirleri gönüllü olarak geri verebilmeleri amacıyla 'İsteğe Bağlı İade Hesapları' oluşturulmasına yönelik aldığı karara sert bir dille eleştirdi. Erbakan, bu düzenlemenin adalet duygusunu zedelediğini belirterek, iktidara seslendi.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarda Erbakan, bu yeni sistemin, ahlaki değerlerini paraya satanları kurtarmaya yönelik bir mekanizma olup olmadığını sorguladı. "Vicdanını ve ahlakını paraya pula değişenler için 'ver, kurtul' mekanizması mı çalışacak?" diye soran Erbakan, "Babalarının hatırına dolandırıcı oğullara göz mü yumulacak? Yasaklanmayacaklar mı? Cezalandırılmayacaklar mı?" şeklinde ifadelerle tepkisini dile getirdi. Bu durumun adaletsizlik olduğunu ve hayal kırıklığı yarattığını vurgulayan Erbakan, yolsuzluk yapanların, hırsızların ve suçluların değil, mağdur edilen vatandaşların korunması gerektiğini savundu.
Erbakan, "Yandaşı değil, vatandaşı kurtarın! Kimleri kurtarmaya çalışıyorsunuz?" diyerek iktidarı, kendi yandaşlarını ve çıkarlarını korumakla itham etti. Adaletin, haksız kazanç elde edenleri koruyan değil, tüm bireyleri eşit şekilde koruyan bir sistem olması gerektiğini belirtti. Bu tür kararların, toplumdaki adalet beklentisini boşa çıkardığını ve güveni sarstığını ifade etti. Erbakan, bu düzenlemenin tam tersine, yasa dışı yollarla elde edilen kazançların failleri için caydırıcı cezalar getirmesi gerektiğini ima etti.
Öte yandan, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç da fon kriziyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşıdı. Kılınç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ayrı ayrı soru önergeleri sundu. Bu önergelerle Kılınç, özellikle AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadesinin neden alınmadığını ve dijital materyallerine neden el konulmadığını sormayı amaçladı. Bu sorular, fon krizindeki hukuki süreçlerin şeffaflığı ve sorumluların belirlenmesi açısından önem taşıyor.