Yargıtay Kararı İstanbul'da Siyasi Dengeleri Değiştirebilir
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik verilen hapis ve siyasi yasak cezası kararının Yargıtay tarafından onanması halinde, Türkiye'nin en büyük metropolünde siyasi dengeler önemli ölçüde değişebilir. Yüksek Mahkeme'nin vereceği nihai hüküm, sadece İmamoğlu'nun siyasi geleceğini değil, aynı zamanda İstanbul'un yönetimini de doğrudan etkileyecek bir süreci tetikleyebilir. Eğer karar onanırsa, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yeniden bir seçim yapılması gerekecek. Bu durum, hem iktidar hem de muhalefet partileri tarafından yakından takip ediliyor.
Mevcut durumda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki parti dağılımı, olası bir yeni seçimin sonucunu belirleyecek kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. 31 Mart yerel seçimlerinin ardından oluşan meclis yapısı, zaman içinde bazı değişikliklere uğradı. Başlangıçta Cumhuriyet Halk Partisi'nin daha fazla sandalyesi bulunurken, yaşanan çeşitli gelişmeler ve siyasi transferler sonucunda meclisteki denge değişti. Özellikle bazı meclis üyelerinin farklı siyasi gruplara geçmesi, olası bir başkanlık seçiminde Cumhur İttifakı'nın avantajlı duruma gelmesine yol açabilir.
CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki meclis üyesi sayısı, çeşitli nedenlerle azalış gösterdi. Bu durum, partinin meclisteki çoğunluğunu zayıflattı. Öte yandan, Cumhur İttifakı'nın sandalye sayısı ise bu süreçte göreceli olarak arttı. Eğer CHP'den birkaç üye daha Cumhur İttifakı'na destek verirse, meclis aritmetiği tamamen değişebilir. Bu senaryoda, Belediye Meclisi'nde yapılacak yeni bir başkanlık seçiminde, Cumhur İttifakı adayı ipi göğüsleyerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı koltuğuna oturabilir. Bu durum, İstanbul gibi stratejik öneme sahip bir şehirde siyasi kontrolün el değiştirmesi anlamına gelecektir.
Kamuoyunda 'Ahmak Davası' olarak bilinen süreç, aslında Ekrem İmamoğlu'nun 31 Mart 2019'daki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptaline yönelik eleştirileriyle başlamıştı. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kullandığı bir ifadeye karşılık İmamoğlu'nun verdiği yanıt, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerini hedef aldığı gerekçesiyle savcılık tarafından soruşturmaya dönüştü. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'na hakaret suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verdi. Bu karar, İstinaf Mahkemesi tarafından onandıktan sonra temyiz için Yargıtay'a ulaştı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin vereceği karar, bu hukuki sürecin son noktasını belirleyecek.