Erdoğan'ın Seçim Stratejisi Anket Sonuçlarına Göre Yeniden Şekilleniyor
Gündem

Erdoğan'ın Seçim Stratejisi Anket Sonuçlarına Göre Yeniden Şekilleniyor

2

Türkiye'de siyaset kulislerinde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bir takım düzenlemeler yapılacağına dair iddialar ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin seçim sisteminin değiştirilmesine yönelik çağrılarının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşan seçimler için belirleyeceği strateji merak konusu oldu. Bu gelişmeler ışığında, mevcut siyasi atmosferde Erdoğan'ın %50+1 oy şartıyla seçime gitmek istemeyebileceği ve bu konuda muhalefete yönelik bir uzlaşma çağrısı yapabileceği öngörülüyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde köklü değişikliklerin gündeme gelebileceği ve farklı bir yönetim modelinin hayata geçirilebileceği yönündeki spekülasyonlar, siyasi gündemin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. Özellikle cumhurbaşkanı adaylarının seçilebilmesi için gereken çoğunluk olan %50+1 şartı, tartışmaların merkezinde yer alıyor. Mevcut sistemin bazı unsurlarının revize edilerek yeni bir yapıya kavuşturulabileceği ihtimali üzerine, sosyolog Semih Turan önemli değerlendirmelerde bulundu. Turan, yaklaşık iki yıldır mevcut sistemle bir kez daha seçime gidilmesinin zorluklarına dikkat çektiğini ifade etti. Güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmalarıyla öne çıkan hukukçu Serap Yazıcı Özbudun'un Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katılımı gibi gelişmelerin, sistem değişikliği ihtimalini daha da güçlendirdiği görüşünü paylaştı.

Sosyolog Semih Turan, olası bir sistem değişikliğinin, muhalefet blokunun (Altılı Masa) öngördüğü güçlendirilmiş parlamenter sistem modeliyle tam olarak örtüşmeyebileceğini, ancak mevcut yapıda yapılacak revizyonlarla farklı bir modele evrilebileceğini belirtti. Turan'a göre, bu tartışmaların temelinde yatan nedenlerden biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçilme potansiyelini değerlendirme çabasıdır. Mevcut sistemde, cumhurbaşkanının seçimi için gereken oy oranı ile parlamentodaki sandalye dağılımı arasındaki ilişkiyi de yorumlayan Turan, cumhurbaşkanı adayının aldığı oyun Meclis'teki çoğunluktan daha belirleyici bir faktör haline geldiğini vurguladı. Turan, "Mevcut sistemde parlamentodaki sandalye dağılımından çok daha önemli olan parametre cumhurbaşkanı adayıdır. Muhalefetin adayının kim olacağı elbette önemli ancak asıl mesele Erdoğan’ın artık yüzde 50+1 oy alma potansiyelinin görülmemesidir. Cumhur İttifakı’nın yaptırdığı anketlerde de bu tabloyu gördüğünü düşünüyorum." ifadeleriyle, iktidarın da bu durumu analiz ettiğini düşündüğünü dile getirdi. Bu nedenle, sistemde bir revizyon veya daha geniş çaplı bir dönüşümün gündeme gelebileceği yönündeki görüşünün, kamuoyu araştırmalarına dayanan kendi yorumu olduğunu ekledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan kamuoyu araştırmalarına atıfta bulunan Turan, seçmenlerin önemli bir kesiminin yeniden parlamenter sisteme dönülmesinden yana olduğunu belirtti. Turan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile parlamenter sistem arasında bir tercih yapılması istenen araştırmalarda, yaklaşık olarak üçte ikilik bir kesimin parlamenter sisteme yöneldiğini, kalan üçte birlik kesimin ise mevcut sistemi desteklediğini ifade etti. Sisteme yönelik eleştirilerin sadece siyasi temsil meselesiyle sınırlı kalmadığına dikkat çeken Turan, ekonomi, sağlık, eğitim ve hukuk gibi alanlarda yaşanan mevcut sorunların da seçmenlerin tercihlerinde etkili olduğunu savundu. 2018 yılından bu yana gözlemlenen ekonomik dalgalanmalar ve vatandaşların çeşitli konulardaki memnuniyetsizliklerine vurgu yapan Turan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu sorunlara beklenen çözümleri üretemediği yönündeki kanaatini dile getirdi.

Turan'ın gündeme getirdiği bir diğer önemli olasılık ise, olası bir anayasa değişikliği sürecine muhalefetin de dahil edilmesidir. İktidarın, sistem değişikliği teklifini, muhalefetin uzun süredir savunduğu "parlamenter sisteme dönüş" argümanı üzerinden gündeme taşıyarak, anayasa değişikliği için gereken siyasi desteği arayabileceği öne sürüldü. Parlamenter sisteme geçişin, Anayasa'nın sadece tek bir maddesinde yapılacak bir değişiklikle mümkün olmayacağını, bunun kapsamlı bir düzenlemeyi gerektireceğini hatırlatan Turan, muhalefetin bu konudaki uzun soluklu talebini göz önünde bulundurarak, iktidarın bu başlığı kullanarak muhalefet partilerini anayasa görüşmelerine çekmeyi hedefleyebileceğini düşündüğünü belirtti. Önümüzdeki döneme ilişkin beklentisini şu sözlerle özetledi: "İktidar, ‘Gelin parlamenter sistemi konuşalım’ dediğinde muhalefetin buna hayır demeyeceğini düşünüyor olabilir. Bu yönde bazı adımların atıldığı görülüyor. Sonbahardan sonra sistem revizyonu ve parlamenter sistem tartışmalarının çok daha sık gündeme geleceğini düşünüyorum." Bu durum, siyasi arenada yeni bir uzlaşma zemini arayışının habercisi olarak yorumlanıyor.

Paylaş

İlgili Haberler