Erik Fiyatları Uçtu: Üreticiden Market Raflarına Dev Zam Farkı
Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesine bağlı Yeşilçiftlik bölgesinde erik üretimi yapan çiftçiler, ürünlerinin tarladaki değeri ile market raflarındaki satış fiyatı arasındaki devasa farktan büyük endişe duyuyor. Üreticiler, kilogramı yalnızca 4 Türk Lirası'ndan alıcı bulan ürünlerinin, nihai tüketiciye ulaştığında adeta 'altın' değerine yükseldiğini belirtiyor. Bu durum, hem çiftçinin emeğinin karşılığını alamamasına hem de tüketicinin sofrasındaki meyveye ulaşımının zorlaşmasına neden oluyor.
Bölgede faaliyet gösteren erik üreticilerinden Okan Yıldırım, mevcut ekonomik koşullarda üretim yapmanın giderek zorlaştığını vurguladı. Yıldırım, bir işçinin bir günlük yevmiyesinin 1500 Türk Lirası olduğunu hatırlatarak, bir işçinin gün boyunca topladığı 300 ila 400 kilogram erikten elde edilen gelirin, yevmiyeyi dahi karşılamadığını dile getirdi. Tarlada kilogramı 4 Türk Lirası'ndan satılan erik için pazar bulmanın bile garanti olmadığını, fiyatların daha da düşme ihtimalinin bulunduğunu ekledi. Bu durum, üreticinin adeta 'üvey evlat' muamelesi gördüğünü gözler önüne seriyor.
Yıldırım, kaliteli ve verimli üretim için gösterilen çabaya rağmen, ürünlerinin beklediği değeri bulamadığından yakındı. Üretim maliyetlerinin sürekli arttığını, girdi fiyatlarındaki yükselişin bel bükücü hale geldiğini belirten Yıldırım, buna rağmen ürün alımlarında istikrarın sağlanamadığını ifade etti. Pazar bulamama endişesi ve öngörülemeyen fiyat dalgalanmaları, çiftçinin geleceğe dair plan yapmasını imkansız hale getiriyor. Kaliteli ürün yetiştirme gayretinin karşılığının alınamaması, tarımsal üretimdeki sürdürülebilirlik sorununu daha da derinleştiriyor.
En çarpıcı nokta ise, üreticinin elinden kilogramı 4 Türk Lirası'na çıkan bir ürünün, büyük zincir marketlerdeki reyonlarda yaklaşık 59 ila 60 Türk Lirası gibi astronomik rakamlara satılması. Bu durum, aracıların ve tedarik zincirindeki diğer unsurların fiyatlara ne kadar etki ettiğini sorgulatıyor. Üreticinin alın teriyle tarlada yetiştirdiği ürün, sofralara ulaşana kadar adeta katlanarak değerleniyor. Bu makasın bu denli açık olması, hem üreticinin gelir adaletsizliğini hem de tüketicinin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalmasını kaçınılmaz kılıyor. Bu vahim tablo, gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların ve üretici ile tüketici arasındaki köprünün sağlamlaştırılması gerektiğinin acil bir göstergesi olarak öne çıkıyor.