Ermenistan'da Kritik Seçimler: Rusya Baskısı ve Avrupa İhtirası Dengede
Dünya

Ermenistan'da Kritik Seçimler: Rusya Baskısı ve Avrupa İhtirası Dengede

4

Ermenistan, yarın başlayacak olan seçimler öncesinde hem Rusya'nın artan ekonomik baskısı hem de Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurma hedefi arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Başbakan Nikol Paşinyan, Avrupa ile bütünleşme vaadiyle yeniden halkın karşısına çıkarken, ülkesinin jeopolitik konumu nedeniyle Moskova ile olan karmaşık ilişkilerini yönetmek durumunda kalıyor. 3 milyonluk nüfusuyla kuruluşundan bu yana Rusya'nın etkisi altında kalan Ermenistan, son dönemde Batı'ya yönelik adımlarıyla dikkat çekiyor. Ancak en büyük ticaret ortağı olan Rusya ile bağlarını tamamen koparmak, Paşinyan hükümeti için kolay bir denklem sunmuyor.

Başbakan Paşinyan'ın yeniden seçilme şansının yüksek olduğu belirtiliyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, muhalefetin dağınık bir görüntü çizmesi. Eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı ve eski lider Serj Sarkisyan'ın Cumhuriyetçi Partisi gibi önemli siyasi aktörler farklı kulvarlarda mücadele ediyor. Bu eski liderler, Ermenistan'ın güvenliği için Rusya ile askeri bağların güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Paşinyan'ın en ciddi rakiplerinden biri olarak gösterilen ve servetini Rus yatırımlarına borçlu olan milyarder Samvel Karapetyan ise hükümeti devirmeye teşebbüs suçlamasıyla ev hapsinde bulunuyor ve seçim kampanyasını yeğeni aracılığıyla yürütüyor. Yapılan son anketler, Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi'nin yüzde 32 civarında oy potansiyeline sahip olduğunu gösterse de, seçmenlerin yaklaşık yüzde 40'ının mevcut siyasi figürlere güvenmediği de bir gerçek. Muhalefetin birlik olabilmesi durumunda Paşinyan'ın şansının azalacağı, ancak mevcut bölünmüşlük durumunun başbakanın lehine işlemeye devam edeceği öngörülüyor.

Nikol Paşinyan, 2018'de iktidara geldiğinden beri Ermenistan'ı Moskova'dan bir nebze uzaklaştırma politikası izledi. Avrupa Birliği'ne katılım sürecini destekleyen yasaları onaylaması, Azerbaycan ile ABD arabuluculuğunda barış sürecini ilerletmesi ve bu süreçte dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğini alması önemli hamlelerindendi. Erivan'da AB liderlerini ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi ağırlaması da bu yakınlaşma çabasının bir göstergesiydi. Ancak bu adımlara rağmen Paşinyan'ın halk desteğinde önemli bir düşüş yaşandığı gözlemleniyor. 2021'de yüzde 54 olan destek oranının günümüzde yüzde 30 seviyelerine gerilemesinde, Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan tarafından geri alınmasının büyük payı olduğu düşünülüyor. Muhalefet, Karabağ'dan çekilmeyi 'barış adına verilen tavizler' olarak nitelendiriyor ve bu durum toplumda derin bir bölünmeye yol açmış durumda. Anketler, halkın yüzde 44'ünün barış anlaşmasını desteklediğini, yüzde 41'inin ise karşı çıktığını ortaya koyuyor.

Ermenistan'daki seçim süreci, Moskova'nın yoğun etkisi altında geçiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan'ın Batı ile yakınlaşması halinde karşılaşabileceği ekonomik kayıpları açıkça dile getirerek, Ukrayna krizinin de AB'ye üyelik çabalarıyla başladığını hatırlattı. Bu uyarıların ardından Rusya, seçimlerden önceki iki haftalık süreçte Ermeni çiçekleri, maden suları, konyakları, taze sebze ve meyve ithalatını yasaklama kararı aldı. Rusya, Ermenistan'ın en büyük ticaret ortağı konumunda ve 2025 yılı dış ticaretinin yüzde 36'sını tek başına oluşturuyor. Bu ekonomik bağ, Moskova için önemli bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Rusya'nın Ermenistan'a sattığı doğalgazın metreküp fiyatı 177,50 dolar iken, Avrupa piyasasındaki fiyatların 600 doları aştığı Putin tarafından Paşinyan'a hatırlatıldı. Mayıs ayı sonunda Putin, Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında bir referandum yapması çağrısında bulundu. Paşinyan ise bu çağrıya, AB adaylık statüsünün henüz bulunmadığı ve üyeliğin uzak bir ihtimal olduğu gerekçesiyle, “Avrasya Ekonomik Birliği bünyesinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu üyelik ile AB arasında bir seçim yapmak kaçınılmaz hale gelene kadar bu durum sürecek. Bugün bu seçim tamamen teorik bir nitelik taşıyor” şeklinde yanıt verdi. Diğer yandan Avrupa Birliği de gelişmeleri yakından takip ediyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ermenistan'a 50 milyon Euro'luk bir mali yardım sözü vererek, Moskova'nın ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracı olarak kullanmasını eleştirdi.

Paylaş

İlgili Haberler