Eşine Hakaret Eden Koca Boşanmada Ağır Kusurlu Sayıldı
Gündem

Eşine Hakaret Eden Koca Boşanmada Ağır Kusurlu Sayıldı

1

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinin sona ermesiyle sonuçlanan bir boşanma davasında emsal nitelikte bir karara imza attı. Mahkeme, bir erkeğin evlilik süresince eşine yönelik kullandığı ağır hakaretlerin, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığına hükmetti. Bu durumun, erkeği boşanma sürecinde 'ağır kusurlu' olarak nitelendirilmesine yol açtığı belirtildi. Kararda, bu tür onur kırıcı ifadelerin, evlilik bağını temelden sarsan eylemler arasında sayıldığı ve kusur dengesinin bozulmasında önemli bir etken olduğu vurgulandı.

Olayın geçmişi, bir çiftin yaşadığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle aile mahkemesinde karşılıklı boşanma davası açmasıyla başladı. İlk derece mahkemesi, erkeğin her gün alkol tüketmesi, eşine küfür ve hakaretler savurması ile sorumsuz davranışlarını gerekçe göstererek erkeği tam kusurlu bulmuştu. Ancak, bu kararın taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine üst mahkemeye taşınan dosya, yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye geri gönderildi. Yapılan ikinci değerlendirmede ise aile mahkemesi, tarafları eşit derecede kusurlu kabul ederek kadının tazminat taleplerini reddetti.

Dosyanın temyiz edilmesiyle Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği eşit kusur değerlendirmesini hukuka aykırı buldu. Daire, erkeğin hakaret ve alkol bağımlılığındaki süreklilik ile kadının şiddet eyleminin tek bir olayla sınırlı kalmasını karşılaştırarak, tarafların eşit kusurlu sayılmasının doğru olmadığını belirtti. Yargıtay, erkeğin davranışlarının kadının kişilik haklarına ciddi bir saldırı oluşturduğunu ve bu nedenle erkeğin kadına kıyasla çok daha ağır kusurlu olduğuna karar verdi. Bu değerlendirme, daha önceki mahkemenin kusur belirlemesindeki yanılgıyı ortaya koydu.

Yargıtay'ın karar metninde, ilk derece mahkemesinin erkeğe yüklediği, ailesinin yaşamını olumsuz etkileyen alkol kullanımı, sürekli küfürler ve 'eşeksin, hayvansın' gibi aşağılayıcı ifadelerle eşine hakaret etme eylemlerinin sürekliliği ile kadının şiddet eyleminin bir defaya mahsus olması dikkate alındığında, tarafların eşit kusurlu sayılmasının hatalı olduğu açıkça ifade edildi. Mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına oranla daha ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Bu hatalı kusur değerlendirmesi sonucunda, tarafların eşit kusurlu kabul edilerek kadının tazminat taleplerinin reddedilmesi doğru bulunmadı ve kararın bozulmasına hükmedildi. Yargıtay, boşanma nedeniyle zarar gören ve kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebileceğini hatırlattı. Ayrıca, boşanmaya neden olan olaylarda kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın da kusurlu eşten manevi tazminat talep edebileceği hükmünü hatırlattı. Bu çerçevede, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki erkeğin eylemleri ve evlilik birliğinin sarsılmasındaki ağırlığı göz önüne alındığında, mahkemenin tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kurallarını dikkate alarak kadın lehine uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmetmesi gerektiği vurgulandı.

Paylaş

İlgili Haberler