Fatih Altaylı'dan Fona Yatırım Yapanlara Kötü Haber: Geri Alınacak Miktar Şoke Etti
Gündem

Fatih Altaylı'dan Fona Yatırım Yapanlara Kötü Haber: Geri Alınacak Miktar Şoke Etti

6

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı kararla birlikte 7 farklı şirkete ait toplam 131 yatırım fonunda işlemlerin durdurulması, binlerce yatırımcıyı endişelendirdi. Fonların tasfiyesi için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirilirken, bu sürecin yaklaşık üç ay sürmesi bekleniyor. Bu gelişme, hafta boyunca Türkiye'nin gündeminde üst sıralarda yer alırken, fonlarda kilitli kalan yaklaşık 900 milyar liralık varlığın ve yarım milyona yakın yatırımcının durumuna dair sorular artmaya devam ediyor.

Gazeteci Fatih Altaylı, konuya ilişkin olarak kişisel internet sitesinde paylaştığı bir yazıda, bankacılık sektörü kaynaklarına dayandırdığı bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Altaylı'nın aktardığına göre, tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yatırımcıların fonlarında kalan paralarının ne kadarını geri alabileceği konusunda oldukça karamsar bir tablo çiziliyor. Altaylı, bu süreçte anaparasının yalnızca yüzde 10'unu geri alabilen yatırımcıların bile kendilerini şanslı sayabileceği yorumunu yaptı. Bu durum, fonlara yatırım yapan binlerce kişinin önemli ölçüde zarar etme olasılığını gözler önüne seriyor.

Altaylı, bankacılık sektörünün önde gelen isimlerinden biriyle yaptığı sohbete de yer vererek, fon krizinin beklendiğini ve bu tür bir durumun patlak vereceğinin öngörüldüğünü belirtti. Bankacı dostunun aktardığına göre, SPK'nın fonların tasfiyesini bankalara devretmesinin ardında yatan nedenin, toplumsal düzeyde yaşanabilecek olası bir paniği ve istikrarsızlığı önlemeye yönelik olduğu ifade edildi. Bu adım, adeta bir tsunamiye karşı set çekme çabası olarak nitelendirildi. Bankaların, fonlara ait varlıkları piyasa değeri üzerinden nakde çevirerek hak sahiplerine ödeme yapmaya başlayacağı ancak bu sürecin zaman yayılması halinde yatırımcı zararlarının minimize edilebileceği öngörülüyor.

Ancak Altaylı'nın paylaştığı bilgiler, bu ödemelerin tam anlamıyla bir geri alma garantisi sunmadığını ortaya koyuyor. Bankacı dostunun altını çizdiği üzere, bu fonlarda bankacılık sistemindeki gibi bir devlet güvencesi bulunmuyor. Dolayısıyla, varlıkların satışından sonra geriye kalan miktar dağıtılacak. Gerçek küçük yatırımcıların tespit edilip ayrıştırılmasındaki başarı oranının, hak sahiplerinin alacakları miktarı doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Nihayetinde, yatırımcıların yatırdıkları ana paranın yalnızca küçük bir kısmını, belki de yüzde 10'unu geri alabilmesi, mevcut durumun vahametini gözler önüne seriyor. Bankaların, fonlardaki tüm borcu üstlenmek gibi bir yükümlülüğü olmayacak; daha çok bir tasfiye masası gibi hareket edecekleri anlaşılıyor.

Paylaş

İlgili Haberler