Filo Jet Faciası: Gemi Kayıtları ve Yaşananlar Mercek Altında
Kuzey Kıbrıs seferi sırasında Akdeniz'in derinliklerine gömülen 'Filo Jet' adlı yolcu gemisinde yaşanan trajik olay, geride büyük bir soru işareti ve yürek burkan kayıplar bıraktı. Hatay'dan Girne'ye seyir halindeyken alabora olan ve 8 kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin ise kaybolduğu elim hadise, geminin geçmişine dair şok edici detayları da gün yüzüne çıkardı. Kayıp yakınlarının umutla bekleyişi sürerken, geminin teknik durumu, denetim süreçleri ve sorumluluklar mercek altına alınmış durumda.
Facianın ardından, hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acı ve çaresizlik tarif edilemez boyutlarda. Girne limanında evlatlarından gelecek bir haberi gözü yaşlı bekleyen aileler, yetkililerden yardım talebinde bulunuyor. Altı yaşındaki Mehmet Asaf ve on bir yaşındaki Saliha Miray gibi çocukların akıbeti belirsizliğini korurken, ebeveynlerin feryatları yürek dağlıyor. Bir baba, "Kızımın yüzü gözümün önünden gitmiyor. 'Anne' deyişi kulaklarımdan gitmiyor. Bunu kim ödeyecek?" diyerek yaşadığı dehşeti dile getiriyor. Geminin 550 metre derinlikteki enkazında ya da Akdeniz'in dalgalarında kaybolan yolcuların bulunması için umutlar tükenmiş değil.
Filo Jet'in geçmişi, adeta bir riskler zinciriyle dolu. 26 yıl önce Fransa'da 'IRIS Jet' adıyla inşa edilen gemi, İspanya'da hizmet verirken defalarca makine arızası ve yolcu sağlığı müdahalesi gerektiren olaylar yaşadı. Üzerinde tespit edilen kusurlar nedeniyle tazminat davalarına konu olan gemi, Türkiye'ye getirildikten sonra Mersin Taşucu'nda fırtınada rıhtıma çarparak ağır hasar aldı. Buna rağmen sefere devam ettirilmesi ve ardından su alması üzerine limanda terk edilmesi dikkat çekiyor. 2015 yılına kadar süren haciz ve icra süreçlerinin ardından, 2016'da Antalya Serbest Bölgesi'nde yapılan onarım süreci de tartışma yaratıyor. Gemi mühendisi Muzaffer Erdal Kılıç'ın, maliyetten kaçınıldığı ve 'el yatırması' denilen ilkel yöntemle yapılan tamirin geminin bütünlüğünü tehlikeye attığı yönündeki iddiaları, facianın önlenebilir olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor.
Gemi, 2017'de Yunan bayrağıyla Kos açıklarında makine arızası yaşadıktan sonra Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin deniz otobüsü projesi için satışa çıkarıldı. Ancak Türk Loydu kayıtlarına göre 29 kusur ve uygunsuzluk tespit edilmesi nedeniyle satış gerçekleşmedi. Buna rağmen, 21 yaşındaki ve geçmişinde sayısız arıza, kaza ve hukuki süreci barındıran bu gemi, 2024 yılında Kuzey Kıbrıs'a satılarak 'Filo Jet' adıyla ve 'uçak konforunda' vaadiyle Türkiye-Kıbrıs hattında hizmete kondu. Şirket yetkilileri tarafından 4 milyon Euro'luk yatırım yapıldığı belirtilen geminin, Türk bayraklı olsaydı kaptanlık belgesi Türkiye tarafından tanınmayan bir kaptanla sefere çıkamayacağı bilgisi de olayın vahametini artırıyor. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın sorumluluk üstlenmemesi ve istifa çağrılarına kulak asmamasının, 'anavatan'daki benzer durumları aratmadığı yorumları yapılıyor.