Firari Şüphelinin Kaçışında Kullanılan Lüks Araç Eski Bakana Tahsisli Çıktı
Gündem

Firari Şüphelinin Kaçışında Kullanılan Lüks Araç Eski Bakana Tahsisli Çıktı

2

Muğla'ya kaçmak üzereyken yakalanan ve hakkında yakalama kararı bulunan Hilmi Tuna Kuriş'in firari durumdayken kullandığı lüks otomobilin, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsis edilmiş bir araç olduğu anlaşıldı. 34 plakalı ve çakar tertibatına sahip bu aracın, 2024 model bir Volvo S90 olduğu ve San Sistem Lojistik firması adına kayıtlı bulunduğu tespit edildi. Daha da dikkat çekici olanı, aracın eski Bakan Şahin için 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğü hakkına sahip olarak atanmış olmasıydı. Yapılan incelemelerde, aracın bagajında yaklaşık 58 bin Euro nakit para bulundu. Bu tutarın güncel kurla yaklaşık 3.2 milyon Türk Lirası'na denk geldiği belirtildi.

Olayın ortaya çıkmasının ardından yapılan trafik denetimlerinde, aracın üzerindeki ışıklı uyarı sistemlerinin yasal mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle araç, bir ay süreyle trafikten men edildi. Elde edilen bilgilere göre, söz konusu aracın geçtiğimiz 16 Ağustos tarihinde İzmir'in Selçuk ilçesindeki bir akaryakıt istasyonunda yakıt aldığı belirlendi. Bu sırada aracın direksiyonunda Mehmet Ö. isimli bir şahsın bulunduğu tespit edildi. Güvenlik kameraları ve plaka tanıma sistemleri aracılığıyla yapılan incelemelerde, Mehmet Ö.'nün araçtan indiği, ancak diğer kişilerin ise olası bir tedbir olarak araç içerisinde beklediği gözlemlendi. Mehmet Ö.'nün, şüpheli şahısları Muğla'ya bıraktıktan sonra aracı tekrar İstanbul'a getirdiği değerlendiriliyor. Ayrıca, Mehmet Ö.'nün hem gidiş hem de dönüş güzergahı boyunca cep telefonunu kapalı tuttuğu da saptandı.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, SÖZCÜ gazetesine yaptığı özel açıklamada konuyla ilgili önemli bilgiler paylaştı. Bakan Şahin, kendisine tahsis edilen aracın aslında kiralık olduğunu ve İstanbul'a gittiğinde kullandığını belirtti. Şahin, aracı kiralayan kişinin aynı zamanda firari şüphelileri taşıdığını öğrendiğini ifade etti. Durumun anlaşılması üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bir yazı göndererek aracın üzerindeki tahsisi iptal ettirdiğini dile getirdi. Şahin, aracı Aralık 2025'e kadar kiraladığını ve bu zamana kadar herhangi bir emniyet veya savcılık biriminden konuyla ilgili bir temasta bulunulmadığını söyledi. Olası bir durumda gerekli tüm açıklamaları yapmaya hazır olduğunu belirten Şahin, kendi geçmişi ve duruşuyla ilgili de konuştu. Cemaatlerle herhangi bir bağı olmadığını ve özellikle Süleymancılar Cemaati ile zıt bir duruş sergilediğini vurguladı. Kendisini tanıyanların bu durumu bildiğini ifade etti.

Bu olay, siyaset ve kamuoyunda da yankı buldu. Bir dönem BDP milletvekili olan ve nüktedan kişiliğiyle tanınan Sırrı Süreyya Önder'in, 2012 yılında Meclis'teki bir konuşmasında dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin için yaptığı "Sayın İdris Naim Şahin İçişleri Bakanı olduysa ben de her şey olabilirim duygusu veriyor" şeklindeki sözleri yeniden gündeme geldi. Önder, o dönem Şahin için yazdığı bir şiiri de kürsüden okuyarak kamuoyunun dikkatini çekmişti. Öte yandan, AKP'li siyasetçi Şamil Tayyar da konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tayyar, İdris Naim Şahin'in FETÖ'nün Hakan Fidan'ı gözaltına almaya çalıştığı dönemde İçişleri Bakanı olduğunu hatırlatarak, dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu duruma çok öfkelendiğini ve Şahin'e emniyetteki FETÖ yapılanmasını temizlemesi için talimat verdiğini anlattı. Tayyar, Şahin'in bu mücadeleyi yürütemeyeceğinin anlaşıldığını ve bu nedenle 24 Ocak 2013'te görevden alındığını belirtti. Bu arada, firari Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanma süreci de detaylandırıldı. Kardeşi Alihan Kuriş'in tutuklu lideri olduğu Süleymancılar cemaatine mensup Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın, yurt dışına kaçma hazırlığı yaparken Marmaris'in Bozburun bölgesinde polis tarafından gözaltına alındığı öğrenildi. Bu operasyonda, aracın sürücüsü Mehmet Özmen ve kaçış organizasyonuna yardım ettiği düşünülen Yasin Kaya da yakalandı. Yasin Kaya, suçluyu kayırma suçundan tutuklanırken, Erhan Yılmaz'ın ise ülkeye izinsiz ateşli silah sokma suçundan arandığı anlaşıldı. Soruşturma kapsamında, kaçışta kullanılan aracın nasıl temin edildiği ve organizasyonda kimlerin rol aldığına dair çalışmaların devam ettiği bildirildi. Geçtiğimiz hafta Alihan Kuriş'in gözaltına alındığı operasyonda yapılan aramalarda, Hilmi Tuna Kuriş ile bağlantılı olduğu düşünülen adreslerde yapılan incelemelerde, kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın bulunmuştu. Ele geçirilen altının değerinin yaklaşık 1.34 milyar Türk Lirası olduğu açıklanmıştı.

Paylaş

İlgili Haberler