Fon Krizi İşçinin Milyonlarını Kilitledi: Nihat Zeybekci'nin Şirketleri de Etkilendi
Ekonomi

Fon Krizi İşçinin Milyonlarını Kilitledi: Nihat Zeybekci'nin Şirketleri de Etkilendi

7

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı ani bir kararla, toplamda 455 bin 758 yatırımcının fonlarındaki işlemlerin durdurulması ve fonların tasfiyesine gidilmesi, geniş çaplı bir finansal krizi tetikledi. Bu durumdan etkilenenler arasında, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci'nin ortaklık yapısında bulunduğu dört şirketin de milyonlarca liralık varlıkları bulunuyor. Bu şirketlere ait yaklaşık 250 milyon lira değerindeki fonlar, tasfiye süreci nedeniyle erişilemez hale geldi.

Fon krizi patlak vermeden hemen önce, söz konusu şirketlerin yüksek miktarda para çekimi yaptığına dair iddialar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Ancak yapılan detaylı incelemeler ve soruşturmalar sonucunda, Nihat Zeybekci'nin şirketlerine ait işlemlerin aslında fonlarda kaldığı ve 'şüpheli' olarak nitelendirilen işlemlerin gerçekleşmediği anlaşıldı. Şirketlerin, normal operasyonel giderlerini karşılamak, yani kira ödemeleri ve personel maaşları gibi zorunlulukları yerine getirebilmek amacıyla kredi veya avans mekanizmalarına başvurmak zorunda kaldığı belirtildi. Bu durum, fonlardaki likidite sıkıntısının şirketler üzerindeki doğrudan etkisini gözler önüne seriyor.

Nihat Zeybekci, yaşananlar hakkında yaptığı ilk açıklamalarda, devletin bu tür finansal hareketleri daha yakından takip etme ve gerektiğinde müdahale etme kapasitesine sahip olduğunu belirterek, bir tür devlet ihmalinden söz etmişti. Ancak daha sonraki açıklamalarında, devletin doğrudan bir ihmali olmadığını, aksine devletin koyduğu kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren kurumların sorumluluğunda bir durum olduğunu vurguladı. Zeybekci'ye göre, eğer bir ihmal söz konusuysa, bu ihmal, kuralları uygulayacak olan ilgili kurumların kendi görev ve yetki alanlarındaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Devletin bu tür durumlarda gerekli yaptırımları uygulayacağını da ekledi.

Piyasa uzmanları, risk seviyesi 'en düşük' olarak bilinen ve şirketlerin sıklıkla tercih ettiği 'para piyasası fonu' (TP2) türündeki işlemlerin, üç ay boyunca devam ettiğini belirtiyor. Bu fonlardaki işlemlerin tasfiye kararı ile birlikte dondurulması, yatırımcıların likit varlıklarına ulaşmasını imkansız hale getirdi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan para hareketliliği analizlerinde, en yüksekten en düşüğe doğru bir sıralama yapıldığı ve bu sıralamada Zeybekci'nin şirketlerine ait işlemlerin başlangıçta 'şüpheli' kategorisinde değerlendirildiği ifade edildi. Ancak yapılan titiz incelemeler sonucunda, bu değerlendirmenin doğru olmadığı ve şirketin fonlarda önemli miktarda para bulundurduğu teyit edildi. Bu durum, finansal sistemdeki şeffaflık ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.

Paylaş

İlgili Haberler