Fon Krizi SPK Denetimini Sorgulatıyor: Milyarlarca Liralık Hareketler Mercek Altında
Türkiye'de son dönemde yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran fon krizi, finansal piyasaların denetim mekanizmalarını mercek altına aldı. Özellikle Tera Portföy Yönetimi AŞ üzerinden yürütülen soruşturma, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) görev ve yetkilerinin etkinliği konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Muhalefet milletvekilleri, şirketin mali kayıtlarındaki olağanüstü hareketliliğin göz göre göre geldiğini ve SPK'nın zamanında müdahale etmeyerek süreci görmezden geldiğini iddia ediyor. Bu durum, yatırımcıların güvenini sarsarken, finansal sistemin işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Tera Portföy'ün 2020 yılından bu yana yayımlanan denetim raporlarını titizlikle inceledi. Akay'ın dikkat çektiği en çarpıcı nokta, şirketin mali yapısındaki ani ve büyük değişimler oldu. Milletvekili Akay'ın ifadelerine göre, bir tarafta şirketin elindeki nakit miktarının 2.47 milyar liradan 4.24 milyon liraya kadar düşmesi, diğer yanda ise finansal yatırımların 3.85 milyar lira gibi astronomik bir rakamla artması dikkat çekici. Bu durum, milyarlarca liralık fonun hangi işlemlerle ve ne amaçla finansal varlıklara dönüştürüldüğü sorusunu akıllara getiriyor. Akay, bu denli büyük ölçekli finansal hareketliliğin SPK tarafından denetlenip denetlenmediğini sorgulayarak, olayın SPK'nın bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olabileceği endişesini dile getirdi.
Öte yandan, YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini savunuyor. Yavuzyılmaz, sadece fon yöneticilerinin değil, aynı zamanda SPK, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank gibi kritik finansal kuruluşların yöneticilerinin de bu süreçte incelenmesi gerektiğini belirtti. Yavuzyılmaz, mevcut tutuklamaların durumu kurtarmaya yönelik bir çaba olduğunu öne sürerek, fon vurgununun siyasi ayağının da mutlaka ortaya çıkarılması çağrısında bulundu. Tera Portföy'ün manipülatif kapalı fonunun oluşturulmasından halka arzına kadar olan süreçte görev alan SPK üyelerinin sorumluluklarının araştırılmasını talep eden Yavuzyılmaz, MKK ve Takasbank yönetimlerinin de soruşturma süresince görevlerinden el çektirilmesini önerdi. Bu talepler, fon krizinin sadece finansal değil, aynı zamanda kurumsal ve bürokratik boyutlarını da gözler önüne seriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamalarda, tüm sorumlulardan hukuk önünde hesap sorulacağı konusunda kararlılık mesajı verdi. ABD'de gazetecilere konuşan Erdoğan, sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli tüm adımların atıldığını ve atılmaya devam edeceğini belirtti. Yargının kapsamlı bir soruşturma başlattığını ve bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, sorumluluğu olan herkesten hesap sorulacağından emin olunması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, bu durumun Türkiye ekonomisine veya finansal sisteme yönelik bir risk oluşturmadığını ve fon krizini genel bir piyasa problemi olarak görmenin Türk borsasına haksızlık olacağını savundu. Bu açıklamalar, devletin konuya hakim olduğunu ve süreci yakından takip ettiğini gösterirken, hukuki süreçlerin tamamlanmasının beklendiği mesajını verdi.