Fransa'da Sıcaklıklar Tavan Yaptı: Festivallerde Alkole Yasak
Avrupa kıtasında etkisini giderek artıran iklim krizi ve olağanüstü sıcak hava dalgası, Fransa'da acil önlemler alınmasına neden oldu. Meteoroloji yetkililerinin başkent Paris başta olmak üzere 35 farklı bölgede en yüksek seviye olan kırmızı alarm düzeyini ilan etmesiyle birlikte, ülke genelinde hava sıcaklıklarının 41 dereceye kadar ulaşması bekleniyor. Bu durum, hükümeti harekete geçirdi ve Başbakan Sébastien Lecornu başkanlığında acil bir kriz toplantısı düzenlendi.
Toplantının ardından alınan kararlar doğrultusunda, özellikle yaklaşan ve her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan geleneksel 'Müzik Bayramı' (Fête de la Musique) gibi halka açık etkinliklerde radikal tedbirler uygulanacak. Aşırı sıcakların kamu hizmetleri üzerindeki baskısını hafifletmek ve olası acil durum müdahalelerini kolaylaştırmak amacıyla, kırmızı alarm uygulanan bölgelerdeki kamuya açık alanlarda alkol tüketimi kesin olarak yasaklandı. Bu önlem, halk sağlığını korumayı ve aşırı sıcakların tetikleyebileceği olumsuz etkileri en aza indirmeyi hedefliyor.
Fransa Meteoroloji Servisi'nin verilerine göre, ülkenin 35 bölgesinde kırmızı alarm devam ederken, ek olarak 45 bölgede de turuncu alarm durumu geçerli. Mayıs ayında yaşanan ve 'tarihi' olarak nitelendirilen rekor sıcaklıkların ardından, Haziran ayında da sıcaklıkların 38 ila 41 derece arasında seyretmesi, uzmanlar arasında ciddi endişelere yol açıyor. Yunanistan'dan İspanya'ya kadar geniş bir coğrafyayı etkisi altına alan bu sıcak hava dalgası, aynı zamanda orman yangını riskini de en üst seviyeye taşıyor.
Avrupa İklim Durumu raporları, kıtanın küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısındığına işaret ediyor. Sanayi öncesi döneme kıyasla sıcaklık artışının 2,5 dereceye ulaştığı belirtilirken, kıtanın en az yüzde 95'inin normalin üzerindeki sıcaklıklarla mücadele ettiği vurgulanıyor. Kuzey Kutup Dairesi'ne kadar ulaşan 30 derecenin üzerindeki sıcaklık dalgaları ve rekor seviyelere çıkan deniz yüzeyi sıcaklıkları, küresel iklim değişikliğinin boyutunu gözler önüne seriyor ve benzeri acil önlemlerin diğer Avrupa ülkelerinde de gündeme gelebileceği endişesini taşıyor.