G7 Zirvesi'nin Ana Gündemi: İran ile Kritik Barış Müzakereleri
Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde 15-17 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan G7 Zirvesi, küresel gündemin önemli maddelerinden birini oluşturacak. Normalde teknoloji, ticaret ve küresel ekonomik dengesizlikler gibi konuların ele alınması beklenen zirve, son dönemde ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış mutabakatı nedeniyle farklı bir boyut kazanacak. Dünyanın en gelişmiş yedi ekonomisinin liderlerini bir araya getirecek olan bu önemli toplantıda, Tahran ile Washington arasındaki yakınlaşmanın detayları ve geleceği masaya yatırılacak.
Bu kritik anlaşmanın temel unsurları arasında Hürmüz Boğazı'nın ticari gemi trafiğine yeniden açılması, ABD'nin uyguladığı yaptırımların kaldırılması ve en az 60 günlük bir ateşkes süreci yer alıyor. Anlaşma, İran'ın nükleer programına ilişkin daha karmaşık ve derin müzakerelerin ise ilerleyen dönemlerde yapılacak teknik görüşmelere bırakıldığını belirtiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve diğer dünya liderlerinin, zirve sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ı bu diplomatik gelişme nedeniyle tebrik etmeleri beklenirken, aynı zamanda bu anlaşmanın uzun vadede nasıl sürdürülebilir kılınacağına dair soruları da yöneltmeleri öngörülüyor. Zirve öncesinde, Avrupa ülkeleri Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların bir an önce normale dönmesi çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği'nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi de anlaşmanın potansiyel bir dönüm noktası olabileceğini ve nükleer uzmanlık konusunda destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Ancak, zirveye katılmayacak olan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun, anlaşma konusunda ABD Başkanı Trump ile acil bir görüşme talep ettiği bilgisi dikkat çekiyor. İsrail, İran'ın bölgesel milis ağlarını ve balistik füze üretimini kapsamayacak kadar dar kapsamlı bir anlaşmaya uzun süredir karşı çıkıyordu. Bu durum, anlaşmanın bölgedeki tansiyonu düşürme potansiyelini sorgulatırken, İsrail Savunma Bakanı'nın Lübnan sınırındaki gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamalar, ateşkesin kırılganlığına işaret ediyor. Trump'ın, G7 zirvesinde müttefiklerinden Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenmesi konusunda yardım talep etmesi ve olası savaş riskinin ortadan kalktığına dair güvenceler vermesi gerekecek. Bu süreçte, bölgedeki gerilimlerin devam etmesi, anlaşmanın uygulanabilirliğini zorlayabilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, ABD Kongresi'nin de bu anlaşmanın onaylanması veya reddedilmesi sürecinde önemli bir rol oynaması bekleniyor. Savaşa karşı çıkan Demokratlar, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması umuduyla gelişmeye temkinli bir destek verirken, Trump'a yakın bazı Cumhuriyetçi senatörler ise hala çekincelerini koruyor. İran ile yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın yasal olarak Kongre'nin incelemesine ve oylamasına sunulması gerektiğini belirten Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, anlaşmanın mimarlarının bu süreçte aktif rol almasının şart olduğunu vurguluyor. Zirve boyunca sürecek olan teknik toplantılar ve müzakerelerin ardından, Trump'ın Avrupa seyahatini uzatabileceği veya süreci ABD Başkan Yardımcısı'na devrederek Washington'a dönebileceği konuşuluyor. Bu karmaşık diplomatik süreç, G7 zirvesinin ana gündem maddesini oluştururken, uluslararası toplumun gözü kulağı da bu kritik gelişmeleri yakından takip edecek.