Gaziantep'te 2 Bin Yıllık Tarihi Köprü Turizm İçin Gün Sayıyor
Gaziantep'in İslahiye ilçesi, barındırdığı binlerce yıllık tarihi mirasla dikkat çekmeye devam ediyor. İlçeye bağlı Çolaklar Mahallesi'nde, Karasu Çayı üzerinde yer alan ve Roma dönemine uzanan kökenleriyle bilinen tarihi Taşköprü, günümüzde turizm potansiyelini ortaya çıkaracak bir restorasyon ve düzenleme çalışmasını bekliyor. İlçe merkezine sadece 8 kilometre uzaklıkta bulunan bu eşsiz yapı, bölgenin tarihine ışık tutan önemli bir anıt olarak ayakta duruyor.
Siyah ve bazalt taşından inşa edilmiş olması sebebiyle yöre halkı tarafından 'Karaköprü' olarak da anılan bu tarihi eser, taşıdığı mimari özelliklerle de öne çıkıyor. Yapım tekniği ve kullanılan malzemeler, köprünün Roma İmparatorluğu dönemine ait olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Tek gözlü olarak inşa edilen ve bindirme tekniğinin başarılı bir örneğini sergileyen köprü, o dönemin mühendislik ve inşaat becerilerinin günümüze ulaşan somut bir kanıtı niteliğinde.
İslahiye Belediyesi bünyesinde görev yapan arkeolog Mustafa Kemal Şahin, tarihi Taşköprü'nün turizme kazandırılmasının bölge için büyük bir kazanım olacağını vurguladı. Şahin, köprünün 2010 yılında sit alanı ilan edildiğini hatırlatarak, 'Bu köprünün geçmişi tam olarak 2 bin yıl öncesine, Roma dönemine dayanıyor. Tek gözlü yapısı ve kullanılan bindirme tekniği, Roma döneminin mimari anlayışını ve mühendislik bilgisini yansıtıyor. Günümüzde ise hem doğal etkenler hem de yoğun yağışlar nedeniyle köprünün yapısında belirgin yıpranmalar meydana gelmiş durumda. Bu nedenle, tarihi dokusuna sadık kalınarak yapılacak bir restorasyon çalışması ve sonrasında turizme açılması, hem bu değerli yapının korunmasını sağlayacak hem de bölgenin turizm potansiyelini artıracaktır' ifadelerini kullandı.
Tarihi Taşköprü'nün turizme entegre edilmesi, sadece bölgenin kültürel mirasına sahip çıkmakla kalmayacak, aynı zamanda yerel ekonomiye de önemli katkılar sağlayacaktır. Ziyaretçilere açılmasıyla birlikte, bölgeye özgü doğal güzelliklerin ve tarihi dokunun bir arada sunulduğu yeni bir turizm destinasyonu oluşturulması hedefleniyor. Bu tür tarihi yapıların korunması ve tanıtılması, gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor.