Geçim Sıkıntısı Vatandaşı Kaldırıma İtti: İkinci El Eşya Satışları Artıyor
Türkiye'nin ekonomik gündemindeki çalkantılar, halkın günlük yaşamına giderek daha fazla etki ediyor. Özellikle büyük şehirlerde, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması, yaratıcı ve bazen de zorlayıcı çözümler üretmelerine neden oluyor. İstanbul'un tarihi semtlerinden Rami'de, her hafta kurulan semt pazarının yanı sıra, tramvay duraklarının kenarlarındaki kaldırımlar da adeta birer ikinci el eşya satış noktasına dönüşmüş durumda. Bu tezgahlarda, emekliler, dul ve engelli vatandaşlar başta olmak üzere, geçimlerini sağlamak için evlerindeki kullanılmayan eşyaları, hatta bazen buldukları veya bağış yoluyla elde ettikleri ürünleri satışa çıkarıyor.
Sabahın erken saatlerinden itibaren kurulan bu geçici satış noktaları, zabıta ekiplerinin gelmesiyle birlikte hızla toplanıyor. Vatandaşlar, her pazartesi tekrarlanan bu 'açlık oyunu' içinde, birkaç kuruş kazanabilmek umuduyla zabıtadan kaçarak tezgahlarını açmaya çalışıyor. Satılan ürünler arasında giysiden ayakkabıya, oyuncaktan elektronik eşyalara, ev tekstilinden mutfak gereçlerine kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Fiyatlar ise genellikle birkaç on liradan başlayarak, dar gelirli alıcıların ilgisini çekiyor. Bu durum, ekonomik zorlukların vatandaşı ne denli çaresiz bıraktığının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Satış yapan vatandaşlardan engelli emeklisi Doğan Gelin, yaşadığı zorlukları ve satışa sunduğu ürünlerin kaynağını şu sözlerle anlatıyor: "Durumum olmadığı için burada tezgah açıyorum. 300-400, bazen 500 lira kazanıyorum. Zabıta gelene kadar tezgah kurup satış yapmaya çalışıyoruz." Gelin, sattığı eşyaları arkadaşları, eş dost ve komşulardan topladığını, hatta temiz durumdaki çöpleri bile ayırıp sattığını belirtiyor. İki çocuğu ve üç torunu olduğunu, geçim sıkıntısı nedeniyle ikinci el eşya satarak ek gelir elde etmeye çalıştığını ifade ediyor. Benzer şekilde, 57 yaşındaki emekli Recep Alkan da emekli maaşıyla geçinmenin imkansız olduğunu vurguluyor. "İstanbul'un çöpünü satıyoruz. Günde bazen bin, iki bin lira satış yapabiliyoruz. Emekliyim, 23 bin 500 lirayla nasıl geçineceğim?" diye soran Alkan, tezgahlarda alışveriş yapanların da kendisi gibi dar gelirli olduğunu ekliyor.
Kadriye Çalışkan isimli bir başka vatandaş ise yaklaşık on yıldır bu şekilde ikinci el eşya sattığını dile getiriyor. Evde kullanılmayan eşyaların yanı sıra, komşularının ve tanıdıklarının verdiği ürünleri sattığını belirten Çalışkan, tencere kapağından elbiseye, oyuncaktan ayakkabıya kadar birçok farklı ürünü satışa sunduğunu söylüyor. Oğlunun çalıştığını ancak birlikte geçinemediklerini ve ödediği 29 bin liralık kirayı karşılamakta dahi zorlandıklarını anlatıyor. Yaşlılık aylığı alabilmek için 65 yaşını bekleme umudu taşıdığını belirten Çalışkan, sağlık sorunları nedeniyle çalışamadığını ve zabıta baskısından kaçarak ev geçindirmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Oy verdikleri iktidarın kendilerini unuttuğunu söyleyen Çalışkan, "Fakirleri düşünsünler diye oy attık ancak bizi unuttular." diyerek sitemde bulunuyor. Bu tablo, ekonomik krizin toplumun en kırılgan kesimleri üzerindeki yıkıcı etkisini ve vatandaşların hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor.