Gülhane'nin Mirası: Askeri Tıbbın Parlak Geçmişi ve Günümüzdeki Durumu
1898 yılında kurulan ve tam 128 yıldır Türk askeri tıbbının simgesi haline gelen Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA), bir zamanlar savaş cerrahisi ve askeri sağlık hizmetleri alanında uluslararası bir referans merkezi olarak kabul ediliyordu. Balkan Savaşları'ndan Birinci Dünya Savaşı'na, Kurtuluş Savaşı'ndan günümüzdeki terörle mücadele operasyonlarına kadar pek çok kritik dönemde ordumuzun sağlık güvencesi olan GATA, binlerce kahraman Mehmetçiğin sağlığına kavuşmasında hayati bir rol üstlenmiştir.
15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında alınan kararlar neticesinde, GATA ile birlikte yirmi altı farklı ilde faaliyet gösteren otuz iki askeri hastane de kapatılarak mevcut yapıları Sağlık Bakanlığı'na devredildi. Bu köklü kurumun Sağlık Bakanlığı'na bağlanmasıyla birlikte, bünyesinde görev yapan ve askeri disiplin anlayışıyla hizmet veren binlerce harp cerrahisi uzmanı hekimin sayısı dramatik bir şekilde azaldı. Kapatılma öncesinde iki bini aşkın uzman hekim bulunurken, bu sayı günümüzde üç yüz kırk yediye kadar gerilemiş durumda. Geriye kalan hekimlerin de zamanla emekli olması veya özel sağlık kuruluşlarına geçiş yapmasıyla, özellikle sınır ötesi operasyonlar gibi hassas görevlerde tıbbi destek konusunda gözle görülür sıkıntılar yaşanmaya başlandığı belirtiliyor.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve bir vatandaş tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntüler, Gülhane'nin eski ihtişamlı günleriyle kıyaslandığında endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. Anneannesini hastaneye götürdüğünü belirten bir hasta yakını, Sağlık Bakanı'na seslenerek hastanenin hijyen koşullarını ve genel durumu eleştirdi. Paylaşılan görüntülerde, bir zamanlar sterilizasyonu ve disipliniyle öne çıkan bir kurumun, hijyen standartlarının yetersizliği ve temizlik sorunlarıyla gündeme gelmesi, kamuoyunda üzüntü ve tepkiyle karşılandı.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, GATA'nın aktif olduğu dönemlerdeki yüksek standartlarına vurgu yapıyor. Eski bir GATA mensubu olduğunu belirten bir profesör, kurumun geçmişte pırıl pırıl, saat gibi işleyen ve Türkiye'nin en iyi sağlık kuruluşlarından biri olduğunu ifade etti. Günümüzdeki görüntülerden duyduğu üzüntüyü dile getiren uzman, bu durumun hem kurumun geçmişine hem de Türk askeri tıbbının mirasına bir gölge düşürdüğünü belirtti. GATA'nın kapatılmasıyla birlikte kazanılan tecrübenin ve kurumsal hafızanın nasıl korunacağı ve gelecekte benzer tıbbi ihtiyaçların nasıl karşılanacağı soruları, bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.