Tarikat İçi Kardeş Kavgası Devlet Etkinliğine Yansıdı
Kamuoyunda Süleymancılar ve Furkancılar gibi dini yapılanmalara yönelik yürütülen hukuki süreçler tartışılırken, Menzil Cemaati içinde yaşanan derin ayrılıklar ve liderlik mücadelesi, devletin en üst düzey etkinliklerinden birine taştı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organize ettiği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın da teşrif ettiği 'Mevlid-i Nebi Haftası' etkinliği, cemaatin iç çekişmelerinin bir yansımasına sahne oldu. Son dönemde sıkça gündeme gelen cemaat ve vakıf temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği programda, Menzil içindeki bölünmüşlük dikkatlerden kaçmadı.
Özellikle cemaat içinde mevcut lider konumundaki Saki Elhüseyni ile kardeşleri Mübarek ve Fettah Elhüseyni arasındaki hakimiyet ve miras paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar, cemaati fiilen ikiye bölmüş durumda. Bu bölünme, cemaatin faaliyetlerini yürüten iki ana yapı olan 'Serhendi Vakfı' ve 'Semerkand Vakfı' üzerinden de kendini gösteriyor. Edinilen bilgilere göre, cemaatin resmi ve hukuki işleyişini yürüten Serhendi Vakfı'ndan yetkililer, Diyanet'in düzenlediği bu önemli etkinlikte yer alırken, muhalif kanadı temsil eden Semerkand Vakfı'ndan herhangi bir temsilcinin davet edilmediği veya katılmadığı gözlemlendi. Bu durum, cemaatin içindeki gerilimin somut bir şekilde ortaya konulması olarak yorumlandı.
Saray ve Diyanet nezdindeki bürokratik temaslar ve diplomasi mücadelesi, bu bölünmüşlüğün daha önce de kamuoyuna yansıdığına işaret ediyor. Yaklaşık üç ay önce, yani 9 Mayıs tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 'Vakıflar Haftası Programı'na Semerkand Vakfı'nın katıldığı ve Vakıf Genel Başkanı Yakup Yakuboğlu'nun, Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ile birlikte göründüğü fotoğraflar basına yansımıştı. Bu gelişmenin ardından, 29 Temmuz tarihinde ise mevcut lider Saki Elhüseyni'nin oğlu ve halifesi olarak bilinen Yakup Elhüseyni'nin de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni ziyaret ederek benzer fotoğraflar çektirdiği görüldü.
Yaşanan bu son diplomatik hamleler, cemaat içinde Yakup Elhüseyni'nin, babası adına devlet kurumlarıyla olan ilişkileri daha aktif bir şekilde yürüttüğü ve muhalif konumdaki kardeşlerine karşı devlet nezdindeki temsil gücünü artırma çabası içinde olduğu şeklinde yorumlara neden oldu. Bu tür gelişmeler, dini yapılanmalar içindeki liderlik ve etki alanı mücadelelerinin, devletin farklı kademeleriyle olan ilişkiler üzerinden nasıl şekillendiğini ve kamuoyuna nasıl yansıdığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Cemaatin ikiye bölünmüş yapısı ve bu yapılar arasındaki rekabet, siyasi ve bürokratik çevrelerde de yakından takip ediliyor.