Halkın Köprü ve Otoyolları 30 Yıl Süreyle Özel Şirketlere Kiralanıyor
Ekonomi

Halkın Köprü ve Otoyolları 30 Yıl Süreyle Özel Şirketlere Kiralanıyor

32

Ülkenin en kritik ulaşım ağlarından olan ve halkın vergileriyle inşa edilmiş iki büyük boğaz köprüsü ile devlet kontrolündeki otoyolların ve bunlara bağlı çevre ve bağlantı yollarının özelleştirilme süreci hız kazandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan son kararnameye göre, bu stratejik altyapı projeleri 30 yıl süreyle özel şirketlerin işletmesine bırakılacak. Bu durum, gelecekteki geçiş ücretlerinin belirlenmesi ve elde edilecek finansal getirinin yönetimi konusunda önemli soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Daha önceki özelleştirme kararlarında işletme süresi 25 yıl olarak belirlenmişken, yapılan son düzenleme ile bu süre 5 yıl daha uzatılarak 30 yıla çıkarıldı. Bu uzatma, ihale sonucunda köprü ve otoyolları devralacak şirketlerin daha uzun vadeli gelir elde etmesine olanak tanıyacak. Geçmişte devlet eliyle işletilen ve makul seviyelerde tutulan geçiş ücretlerinin, özel şirketlerin kontrolüne geçtikten sonra önemli ölçüde artabileceği yönünde endişeler dile getiriliyor. Bu otoyolların ve köprülerin, mevcut tahminlere göre yıllık 30 milyar lirayı aşan bir gelir potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.

Son dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan gelen, özelleştirme sürecinde önceliğin gelir elde etmek olmadığı ve iddia edildiği kadar yüksek kazanç sağlanmadığı yönündeki açıklamalar, ihale bedellerinin beklentilerin altında kalabileceği ve düşük tekliflerin kabul edilebileceği endişelerini körükledi. Bu durum, devletin elindeki değerli varlıkların piyasa değerinin altında bir bedelle özel şirketlere devredilmesi riskini ortaya çıkarıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun belirli bölümleri gibi yeni otoyollar da özelleştirme kapsamına dahil edildi. Daha önce 2010 yılında alınan kararlar doğrultusunda, Boğaziçi (15 Temmuz Şehitler Köprüsü) ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çeşitli ana otoyolların özelleştirme işlemleri de bu yeni düzenlemenin kapsamına alınmış oldu.

Özelleştirme kapsamına alınan otoyol ve köprülerin geçmişi, Türkiye'nin kalkınma hamleleriyle doğrudan ilişkili. Süleyman Demirel'in temelini attığı Boğaziçi Köprüsü ve Turgut Özal'ın açılışını yaptığı Fatih Sultan Mehmet Köprüsü gibi simgesel yapılar, devletin önemli yatırımları arasında yer alıyor. TEM ve Anadolu Otoyolları gibi ulusal ulaşım ağlarının omurgasını oluşturan projeler de 1980'li ve 1990'lı yıllarda hayata geçirildi. İzmir-Aydın, İzmir-Çeşme, Niğde-Mersin-Adana, Adana-Gaziantep ve Gaziantep-Şanlıurfa otoyolları gibi projeler de ülkenin lojistik kapasitesini artırmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek amacıyla inşa edildi. Bu kapsamda, Ankara ve İstanbul gibi büyük metropollerin şehir içi ve çevre trafiğini rahatlatan bağlantı yollarının da özelleştirme kapsamına alınması, bu bölgelerdeki trafik akışını ve ulaşım maliyetlerini etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yaklaşan seçimler öncesinde bu özelleştirme kararlarının alınması, 'seçim ekonomisi' ve 'kaynak arayışı' iddialarını da gündeme getiriyor.

Paylaş

İlgili Haberler