Hawaii'de Kemirgen Kontrolü İçin Getirilen Yabancı Tür Doğal Dengeyi Bozdu
Hawaii Adaları'nın eşsiz ekosisteminde, 19. yüzyılın sonlarında alınan bir karar, beklenmedik ve yıkıcı sonuçlara yol açtı. Şeker kamışı üreticileri, tarım arazilerine zarar veren zararlı kemirgenlerle başa çıkabilmek için çareyi, uzak diyarlardan getirtilen bir türde aradı. 1883 yılında, Jamaika'dan temin edilen 72 adet Hint firavun faresi (Herpestes auropunctatus), Maui, Molokai ve Oahu adalarındaki geniş şeker kamışı plantasyonlarına salındı. Bu biyolojik mücadele girişimi, kısa vadede kemirgen popülasyonunu kontrol altına alma umudu taşıyordu, ancak türlerin ekolojik uyumları ve yaşam döngüleri arasındaki temel farklılıklar göz ardı edildi.
Sorun, firavun farelerinin ve hedef alınan sıçanların temel biyolojik ritimlerinin tamamen zıt olmasıydı. Sıçanlar genellikle gece aktif olan (nokturnal) canlılar iken, Hint firavun fareleri gündüzleri avlanan (diurnal) bir tür. Bu durum, iki türün birbirleriyle karşılaşma olasılığını minimize ederek, planlanan kemirgen kontrolünü büyük ölçüde etkisiz hale getirdi. Ancak firavun fareleri için bu durum, beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri anlamına geliyordu. Yırtıcı hayvanların neredeyse hiç bulunmadığı, karasal ekosistemlerde evrimleşmiş yerli hayvan türlerinin bolluğu, bu istilacı canlılar için yeni ve kolay bir avlanma alanı yarattı.
Hint firavun farelerinin adanın doğal yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri kısa sürede belirginleşti. Özellikle yerde yuvalayan kuş türleri, bu yeni yırtıcıların ana hedeflerinden biri haline geldi. Hawaii kargası, çeşitli fırtına kuşu çeşitleri ve Hawaii kazı gibi nesli tehlike altındaki sekiz yerli kuş türünün popülasyonlarında ciddi azalmalar kaydedildi. Bu durum, adanın biyoçeşitliliği için büyük bir tehdit oluşturdu. Ayrıca, kıyı bölgelerindeki kumsallara bırakılan deniz kaplumbağası yumurtaları da, keskin koku alma duyusuna sahip firavun fareleri tarafından kolayca bulunup tahrip edildi. Yapılan araştırmalar, bu istilacı türün Hawaii ve Porto Riko genelinde yıllık ekonomik zararının yaklaşık 50 milyon Amerikan doları civarında olduğunu ortaya koydu.
Bu ekolojik felaketle mücadele etmek amacıyla 1950'li yıllardan bu yana çeşitli yöntemler denendi. Eyalet genelinde kapanlar kuruldu, zehirli yemler kullanıldı ve özel eğitimli köpeklerle izleme çalışmaları yapıldı. Ancak Hint firavun farelerinin yüksek üreme potansiyeli ve adaptasyon kabiliyeti göz önüne alındığında, bu müdahaleler türü tamamen ortadan kaldırmada yetersiz kaldı. Güncel verilere göre, bu istilacı tür Büyük Ada (Hawaii Island), Oahu, Maui ve Molokai adalarında varlığını sürdürmeye devam ediyor. Kauai Adası'nda ise yoğun izleme faaliyetleri sürdürülmekle birlikte, şu an itibarıyla türün kalıcı bir yerleşim kurmadığı rapor edilmektedir. Bu durum, geçmişte alınan bir kararın, doğal denge üzerindeki uzun vadeli ve karmaşık etkilerinin bir göstergesi olarak önemini korumaktadır.