Hayvan Sahiplenmede Bilgi ve Destek İhtiyacı Araştırması Ortaya Koyuldu
Yaşam

Hayvan Sahiplenmede Bilgi ve Destek İhtiyacı Araştırması Ortaya Koyuldu

1

Mars tarafından Dünya Hayvanları Koruma Günü vesilesiyle yapılan kapsamlı bir araştırma, hayvan barınaklarından veya bakımevlerinden evcil hayvan sahiplenme sürecinde karşılaşılan zorlukları ve bu konudaki bilgi ihtiyacını detaylı bir şekilde inceliyor. Araştırma bulguları, potansiyel hayvan sahiplerinin doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarına ulaşabildiği takdirde, sahiplenme oranlarının önemli ölçüde artabileceğine işaret ediyor.

Küresel ölçekte 14 farklı ülkeden 26 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bu çalışma, önceki yıllarda yayımlanan ve dünya genelinde yaklaşık 362 milyon kedi ve köpeğin yuva beklediğini belirten “Evsiz Hayvanlar Raporu”nun üzerine inşa edilmiş durumda. Yeni araştırma, sahiplenme isteği ile gerçekleşen sahiplenme sayıları arasındaki farkın nedenlerini anlamaya odaklanıyor. Bulgulara göre, hayvan sahiplerinin yüzde 58'i evcil hayvanlarını sahiplenme yoluyla edinmemiş. Ancak, bu kişilerin yaklaşık üçte biri, ihtiyaç duydukları rehberlik ve desteğe erişim sağlandığında, yakın gelecekte bir kedi veya köpek sahiplenmeyi düşündüklerini ifade ediyor.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, sahiplenme kararını etkileyen temel belirsizlik alanları. Katılımcıların yüzde 33'ü, sahiplenmeyi düşündükleri hayvanın sağlık geçmişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtiyor. Benzer şekilde, yüzde 27'lik bir kesim hayvanların davranışlarını yönetme konusunda belirsizlikler yaşarken, yüzde 25'lik bir grup ise hayvanın yeni evine ve yaşam koşullarına uyum sağlama sürecinde endişeler taşıdığını dile getiriyor. Bu veriler, sağlık geçmişi bilgisi, davranışsal yönetim stratejileri ve uyum süreçleri gibi konuların, barınaklardan hayvan sahiplenme kararını doğrudan etkileyen kritik faktörler olduğunu gösteriyor.

Türkiye özelinde yapılan analizler de küresel eğilimlerle paralellik gösteriyor. Türkiye'de kedi ve köpek edinme yönünde güçlü bir talep bulunuyor; katılımcıların yüzde 45'i köpek, yüzde 47'si ise kedi edinme isteğini belirtiyor. Ancak, bu ilginin barınaklardan sahiplenmeye dönüşme oranı daha düşük kalıyor. Köpek sahiplenmeyi düşünenlerin yalnızca yüzde 34'ü barınakları tercih ederken, kedi sahiplenmeyi düşünenlerde bu oran yüzde 30'a geriliyor. Bu durum, sahiplenme isteğinin somut adımlara dönüşmesinde bilgi ve güven eksikliğinin rol oynadığını düşündürüyor.

Sahiplenme öncesi yaşanan endişelerin birçoğunun, hayvan yeni eve katıldıktan sonra da devam ettiğine dikkat çekiliyor. Davranış yönetimi, bu devam eden sorunların başında geliyor. İkinci önemli konu ise beslenme düzeni. Araştırmaya katılanların yüzde 71'i, hayvanı eve getirdikten sonra beslenme alışkanlıklarını değiştirmek durumunda kalıyor. Bu durum, yeni sahiplerin, evcil hayvanlarının özel ihtiyaçlarına uygun, dengeli ve eksiksiz beslenme konusunda güvenilir uzman görüşlerine erişiminin ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.

Üçüncü ve en önemli destek alanı ise süreç boyunca sürekli bilgi akışı ve rehberlik. Veteriner hekimler, hayvan davranış uzmanları, sivil toplum kuruluşları ve diğer ilgili kurumların sağlayacağı doğru ve erişilebilir bilgi, insanların sahiplenme konusunda kendilerini daha güvende ve hazırlıklı hissetmelerini sağlıyor. Bu destek mekanizmaları, hem hayvanın hem de yeni ailesinin bu büyük değişikliğe uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Her Eve Bir Pati Derneği (HEPAD) Başkanı Emre Demir, araştırmada öne çıkan sağlık, davranış ve uyumla ilgili endişelerin, etkin saha çalışmalarıyla yönetilebileceğini belirtiyor. Demir, sorumlu sahiplenme sürecinde hayvanların yeni yaşamlarına hazırlanmasının altını çiziyor. HEPAD olarak, sahiplendirilen köpekleri kısırlaştırılmış, gerekli aşıları tamamlanmış ve kimlik belgeleri hazırlanmış olarak yeni ailelerine teslim ettiklerini belirten Demir, böylece hem hayvanın hem de onu sahiplenecek kişinin yeni yaşama güvenli ve sağlıklı bir başlangıç yapmasını hedeflediklerini ifade ediyor. Demir, “Yalnızca hayvanın bir aileyle buluşmasına değil, her iki tarafın da bu yeni yaşama hazırlanmasına odaklanıyoruz,” diyerek derneğin yaklaşımını özetliyor.

Geçici yuva modelinin, hayvanların ev ortamını deneyimlemesi, insanlarla bağ kurması ve sosyalleşmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Demir, bu modelin aynı zamanda hayvanın ihtiyaçlarının ve davranışlarının daha yakından anlaşılmasına da olanak sağladığını ekliyor. Koruyucu ailelik modelinin ise farklı bir dayanışma biçimi sunduğunu belirten Demir, bu kişilerin hayvanların bakımına düzenli katkıda bulunabildiğini ve destek oldukları hayvanların kalıcı yuvalarına kavuştuğunda mutluluklarını paylaştıklarını dile getiriyor. Demir'in temel amacı, her sahiplenme işleminin bilinçli, güvenli ve uzun ömürlü olması.

Mars Pet Nutrition, “Hayvanlar için Daha İyi Bir Dünya” vizyonuyla hareket ederek, sahiplenme sürecini sadece bir hayvanın yuva bulması olarak değil, aynı zamanda insanlarla birlikte sağlıklı, mutlu ve kalıcı bir yaşam sürdürmeleri için bir fırsat olarak görüyor. Bu felsefe doğrultusunda Mars, küresel çapta hayata geçirdiği Mars Adoption Hub (Mars Sahiplenme Merkezi) platformu aracılığıyla, sahiplenme öncesi ve sonrası dönemde sağlık, davranış, beslenme ve eve uyum gibi konularda uzman görüşlerine dayanan bilgileri tüm hayvanseverlerin erişimine sunuyor.

Mars Orta Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Çağla Çavuşoğlu, bir hayvanın mutlu bir yuvaya kavuşmasının heyecan verici bir dönüm noktası olması gerektiğine inandıklarını vurguluyor. Çavuşoğlu, küresel araştırmanın net bir gerçeği ortaya koyduğunu belirterek, “Yaşamlarımızı hayvanlarla paylaşma konusunda önemli bir istek var. Ancak, sahiplenme kararının güvenle verilebilmesi ve bu kararın sürdürülebilmesi için bilgi ve desteğe büyük ihtiyaç duyuluyor. Mars olarak, hayvan sahiplerine güvenilir ve net bir rehberlik sunarak, sahiplenme sürecindeki soru işaretlerini gidermelerine yardımcı olmayı hedefliyoruz. Amacımız, insanların yeni dostlarını evlerine davet ederken kendilerini tamamen emin ve güvende hissetmelerini sağlamak,” şeklinde konuştu.

Paylaş

İlgili Haberler