Hazar Denizi'nde Çevresel Felaket Uyarısı: Yeni Adalar Oluşuyor, Ekolojik Denge Tehdit Altında
Dünya

Hazar Denizi'nde Çevresel Felaket Uyarısı: Yeni Adalar Oluşuyor, Ekolojik Denge Tehdit Altında

5

Dünyanın en büyük kapalı su kütlesi olan Hazar Denizi, son yıllarda yaşanan ciddi seviye düşüşleriyle birlikte hem coğrafi hem de ekolojik açıdan büyük bir dönüşüm yaşıyor. Özellikle Kazakistan kıyılarında suların geri çekilmesi, daha önce su altında kalan geniş alanların gün yüzüne çıkmasına ve yeni ada oluşumlarına neden oluyor. Bu durum, bölgedeki hassas ekosistem için ciddi endişeleri de beraberinde getiriyor. Bilim insanları ve çevre aktivistleri, Hazar Denizi'nin geleceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Kazakistan'a bağlı Kulaly Adası civarında gönüllü çevre aktivisti Daniyar Akimzhanov ve ekibi tarafından yapılan bir hava keşfi sırasında, daha önce bilinmeyen yeni bir kara parçasının varlığı tespit edildi. Akimzhanov, gözlemlerine dayanarak, son dönemde ortaya çıkan bazı adaların uzunluğunun bir kilometreyi, genişliğinin ise 300 metreyi bulabildiğini belirtti. Daha da endişe verici olanı, bu yeni oluşan karalara yaban domuzu ve kurt gibi kara hayvanlarının ulaşmaya başlaması. Bu durum, Hazar Denizi'nin ekolojik yapısının hızla değiştiğinin ve kara ekosistemiyle etkileşime girdiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Hazar Denizi Kazak Araştırma Enstitüsü'nden yapılan açıklamalarda, bu yeni ortaya çıkan kara alanlarının kalıcı birer ada statüsüne kavuşup kavuşmayacağının, deniz tabanının topoğrafik yapısı, dalga hareketlerinin boyutu ve rüzgarın etkisi gibi faktörlere bağlı olacağı ifade edildi. Ancak enstitü yetkilileri, önümüzdeki dönemde daha fazla karasal alanın su yüzüne çıkmasının beklendiğini de ekledi. Bu beklenti, Hazar Denizi'nin karşı karşıya olduğu çevresel sorunların boyutunu daha da gözler önüne seriyor.

Bilimsel veriler, Hazar Denizi'ndeki gerilemenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Alabama Üniversitesi'nden hidroiklim uzmanı Dr. Sifan Koriche, deniz su seviyesinin korunmasında nehirlerden gelen su akışları ile buharlaşma arasındaki dengenin kritik önem taşıdığını vurguladı. Yapılan ölçümler, Kazakistan kesiminde deniz seviyesinin 1996 yılında eksi 26,82 metre iken, 2025 yılına gelindiğinde eksi 29,27 metreye kadar düştüğünü gösteriyor. Bu, yılda ortalama 8 ila 9 santimetrelik bir çekilmeye işaret ediyor. Özellikle Kulaly Adası gözlem istasyonunda Temmuz 2026 itibarıyla kaydedilen eksi 29,42 metrelik seviye, tüm zamanların en düşük noktası olarak kayıtlara geçti. Uydu analizleri de 2000 ile 2025 yılları arasında Hazar Denizi'nin kuzeydoğu kesiminde suyla kaplı alanın yaklaşık 16 bin 384 kilometrekare oranında azaldığını ortaya koyuyor. Bu rakamlar, bölgenin Aral Denizi'nin yaşadığı çevresel felakete benzer bir kaderi paylaşma riski taşıdığına dair endişeleri artırıyor.

Paylaş

İlgili Haberler