Helal Sertifikasyon Kurumu'nun Dev Harcamaları ve Sınırlı Faaliyetleri Mercek Altında
Ekonomi

Helal Sertifikasyon Kurumu'nun Dev Harcamaları ve Sınırlı Faaliyetleri Mercek Altında

4

Helal Akreditasyon Kurumu'nun (HAK) kuruluş amacı ve mevcut faaliyetleri arasındaki büyük fark, kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Yerli ve yabancı kuruluşlara 'Helal Sertifika' verme misyonuyla yola çıkan kurum, geride bıraktığımız 9 yıllık süreçte akreditasyon sayısında oldukça sınırlı bir performans sergiledi. 2017 yılında faaliyete geçen HAK, 2018 yılından 2026 yılının ilk yarısına kadar olan dönemde toplamda 239 milyon 527 bin liralık önemli bir harcama gerçekleştirdi. Bu durum, yapılan her bir Helal Belge ve akreditasyon kararının kamu bütçesine yaklaşık 1 milyon 699 bin liraya mal olduğunu ortaya koyuyor.

Kurumun faaliyetlerinden elde ettiği gelirler ise harcamalarıyla kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor. Aynı dönem zarfında HAK'ın kendi operasyonlarından sağladığı gelir yalnızca 5 milyon 191 bin lira olarak kayıtlara geçti. Bu durum, kurumun mali sürdürülebilirliği ve harcamalarının ne kadar verimli kullanıldığı sorularını da beraberinde getiriyor. Özellikle 2026 yılının ilk altı aylık diliminde kaydedilen 54 milyon 351 bin 767 liralık harcama, önceki dönemlere kıyasla dikkat çekici bir artışı simgeliyor.

2026 yılının ilk yarısında yapılan harcamaların detaylarına bakıldığında, personelin maaş ve sosyal güvenlik primlerinin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Bu altı aylık süreçte kaydedilen 54 milyon liralık toplam harcamanın 39 milyon 645 bin lirası personel giderlerine, 5 milyon 78 bin lirası ise sosyal güvenlik prim ödemelerine ayrılmış durumda. Bu iki kalem, toplam harcamanın yaklaşık yüzde 82'sini oluşturarak, kurumun operasyonel maliyetlerinin büyük bir kısmının personel giderlerinden kaynaklandığını gösteriyor.

Ticaret Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren Helal Akreditasyon Kurumu, küresel helal ekonomisinden önemli bir pay alma hedefiyle kurulmuştu. Yaklaşık 1.8 milyar Müslüman nüfusun bulunduğu dünyada, 3.9 trilyon dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşan helal ekonomisi, Türkiye için de önemli bir fırsat olarak görülüyor. Ancak HAK'ın mevcut harcama ve akreditasyon dengesi, bu büyük potansiyelden ne ölçüde yararlanıldığı ve kurumun stratejik hedeflerine ne kadar yaklaştığı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Kurumun bu maliyet etkinliği ve akreditasyon süreçlerini daha verimli hale getirme konusunda atacağı adımlar merakla bekleniyor.

Paylaş

İlgili Haberler