Hürmüz Boğazı'nda Yeni Dönem: Gönüllü Geçiş Ücreti Modeli Tartışılıyor
Dünya

Hürmüz Boğazı'nda Yeni Dönem: Gönüllü Geçiş Ücreti Modeli Tartışılıyor

1

Uluslararası deniz taşımacılığının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanan güvenlik endişeleri, yeni ve devrim niteliğinde bir çözüm önerisini gündeme taşıdı. Avrupa ve bölge ülkelerinin, Malakka Boğazı'nda başarıyla uygulanan bir modeli örnek alarak, zorunlu olmayan bir seyir ücreti sistemi üzerine yoğunlaştığı bildirildi. Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) de desteklediği bu model, geçiş yapan gemilerden gönüllülük esasına dayalı bir ücret talep ederek, boğazdaki seyrüsefer güvenliğini artırmayı hedefliyor.

Bu kapsamda, Umman'ın İngiliz hukuk uzmanlarıyla birlikte Malakka Boğazı'ndaki prensipleri Hürmüz Boğazı'na uyarlayan bir teklif hazırladığı ve bu planı detaylandırmak üzere hukukçuları İran'ın başkenti Tahran'a gönderme teklifinde bulunduğu öğrenildi. İran Dışişleri Bakanı'nın da boğaz güvenliği ve sevkiyat konularını ele almak üzere Umman'a bir ziyaret gerçekleştireceği bilgisi, diplomatik temasların yoğunlaştığını gösteriyor. Bu gelişmeler, küresel deniz ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin azaltılması ve ticari faaliyetlerin kesintisiz sürdürülebilmesi için atılan önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, İngiltere'den gelen açıklamalarda, zorunlu geçiş ücretlerinin olası olumsuz sonuçlarına dikkat çekilirken, bazı yetkililer Malakka Boğazı ve Manş Denizi gibi önemli su yollarında belirli hizmetler karşılığında ödeme sistemlerinin zaten mevcut olduğunu hatırlattı. Bu öneri, ABD'nin İran'dan boğazın açık olduğuna ve gemilere yönelik saldırıların durdurulacağına dair kamuoyu nezdinde güvence talep ettiği bir dönemde geldi. İran'ın geçişlerden ücret almasına sıcak bakmayan ABD'nin bu yeni gelişmeye nasıl tepki vereceği ise merak konusu.

Umman'ın bu girişimi, Körfez bölgesinde de çeşitli yankılar uyandırdı. Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, uluslararası deniz hukukuna aykırı bir şekilde İran'a egemenlik hakkı tanınmasının radikal grupların kontrolüne yol açabileceği uyarısında bulundu. Tahran'da ise Devrim Muhafızları Ordusu içinde, ABD'nin son saldırılarını bahane ederek uluslararası hukuku reddedenlerle, iş birliği arayışında olanlar arasında bir görüş ayrılığı olduğu belirtiliyor. Londra'daki IMO Konseyi toplantısında, Umman delegesi transit geçiş hakkının uluslararası hukukla güvence altına alındığını vurgulayarak geçiş ücretlerini desteklemediğini, ancak gönüllü düzenlemelerin güvenliği artırabileceğini dile getirdi. Toplantıda, bazı Körfez ve Avrupa ülkelerinin İran'ı kınama yönündeki önergesi ise Rusya ve Çin tarafından desteklenmedi. Rusya, önergenin krizin temel nedenlerini göz ardı ettiğini, Çin ise metnin tek taraflı olduğunu ifade etti.

Bu diplomatik yoğunluk, ABD'nin İran'ın gemilere yönelik taciz kapasitesini kırmak amacıyla gerçekleştirdiği operasyonlar ve İran'ın Kuveyt ile Bahreyn'deki ABD üslerine yönelik misilleme girişimlerinin ardından yaşandı. ABD Başkanı'nın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, geçici ateşkesin sona erdiğini ancak kalıcı barış görüşmelerinin devam ettiğini belirtmesi ve yaptırımları yeniden devreye sokup yenilerini eklemesi, bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getirdi. Geçtiğimiz ay Washington ve Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptının, İran'ın ticari gemilere 60 gün süreyle ücretsiz geçiş hakkı tanıyan maddesi de tartışma yarattı. ABD, bu maddenin gemilerin sadece İran'ın izniyle geçebileceği anlamına gelmediğini savunurken, İran ise taahhütlerini yerine getirdiğini iddia ediyor. IMO Genel Sekreteri'nin önerdiği güney rotası anlaşmasının Tahran tarafından iptal edilmesi ve ABD Merkez Komutanlığı'nın mayıs başından bu yana bu rotadan yüzlerce geminin güvenli geçişini sağladığını açıklaması, İran'ın gemileri kuzey rotasına zorladığı veya güney rotası için kendi izin şartını getirdiği spekülasyonlarına yol açtı.

Paylaş

İlgili Haberler