Rusya'dan S-400 Satışı İddiası: Hedef BAE mi?
İngiltere merkezli saygın yayın organlarından The Middle East Eye'da yer alan bir habere göre, Rusya Federasyonu'nun, Türkiye tarafından envanterine alınan S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılması konusunda Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yönelik olumlu bir yaklaşım sergilediği öne sürüldü. Bu potansiyel satış, Türkiye'nin Rusya ile yaşadığı savunma sistemi kaynaklı diplomatik gerilimlerde yeni bir dönemi başlatabilir ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkilerinde önemli gelişmelere yol açabilir.
Haberde, adı açıklanmayan ve konuya yakınlığıyla bilinen kaynaklara atıfta bulunularak, Rus hükümetinin bu satış ihtimaline prensipte onay verdiği belirtildi. Müzakerelerin henüz nihai aşamaya gelmediği ancak her iki tarafın da konuyu değerlendirdiği ifade edildi. Kaynaklar, Rusya'nın S-400 sistemlerinin bir Körfez ülkesine satılacak olması durumunda, özellikle BAE'yi tercih ettiğini vurguladı. Kremlin'den konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmemiş olsa da, Rusya'nın bu tür bir satışa sıcak baktığı yönündeki iddialar uluslararası arenada dikkatle takip ediliyor. Bu durum, Türkiye'nin elindeki S-400 bataryalarının geleceği hakkında önemli soruları beraberinde getiriyor.
Türk savunma kaynakları, Birleşik Arap Emirlikleri'nin halihazırda Pantsir S-1 gibi Rus yapımı hava savunma sistemlerini başarıyla kullandığına ve bölgesel güvenlik kaygılarını gidermek amacıyla savunma kabiliyetlerini çeşitlendirmeye odaklandığına dikkat çekti. Rus kaynaklar ise, Türkiye'nin S-400'leri BAE'ye satma fikrine temkinli bir iyimserlikle yaklaşıldığını, ancak bu süreçte üzerinde titizlikle durulması gereken teknik ve diplomatik detaylar bulunduğunu dile getirdi. Nihai kararın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından verileceği belirtilirken, satışın gerçekleşmesi halinde anlaşmanın doğrudan Türkiye ile BAE arasında akdedileceği, bu sayede Rusya'nın doğrudan taraf olmayacağı ve dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin olası yaptırımlarından kaçınılabileceği değerlendirmesi yapılıyor. Bu karmaşık denklemde, Rusya'nın onayı kritik önem taşıyor.
Bu kritik satış görüşmelerinin aylardır sürdüğü belirtiliyor. Rusya'nın, daha önceki spekülasyonların aksine, Türkiye'nin elindeki S-400 sistemlerini geri alma yönündeki taleplerini reddettiği biliniyor. Ankara'nın, S-400'lerin üçüncü bir ülkeye satışı yönündeki niyetini kamuoyuna duyurma planının ise, henüz nedeni tam olarak açıklanmayan bir şekilde iptal edildiği rapor edildi. Moskova'nın bu satışa onay vermesinin arkasındaki nedenler henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, bazı analistler Rusya'nın bu onayı karşılığında Türkiye'den önemli diplomatik veya ekonomik tavizler talep edebileceğini öne sürüyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin Rusya ile olan stratejik doğalgaz tedarik anlaşmasının henüz yenilenmemiş olmasının ve bu konudaki müzakerelerin devam etmesinin, olası bir pazarlık unsuru olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'daki savaş süresince İran'a sağladığı insansız hava aracı ve balistik füze desteği nedeniyle BAE ile Rusya arasında mevcut olan gerilimlerin de bu satış sürecini etkileyebileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye'nin yaklaşık yedi yıl önce yaklaşık 2 milyar dolarlık bir bedelle tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemleri, ülkenin NATO bünyesindeki F-35 savaş jeti projesinden çıkarılmasına neden olmuştu. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayii ve uluslararası askeri işbirlikleri açısından önemli bir dönüm noktası olmuştu. Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yaşanan gerginliklerin ardından, Donald Trump'ın olası bir başkanlık dönüşü ile birlikte ilişkilerin normalleşme potansiyeli yeniden gündeme geldi. Bu süreçte, S-400 meselesinin çözümü ve Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü, iki ülke arasındaki diplomatik gündemin en üst sıralarında yer alıyor. ABD'nin 2020 tarihli Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) uyarınca, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarını teslim alabilmesi için S-400 sistemlerine artık sahip olmaması şartı bulunuyor. Tarafların bu konudaki potansiyel çözüm yollarını uzun süredir görüştüğü biliniyor. Daha önce, S-400 sistemlerinin kritik bileşenlerinin sökülerek ABD'nin gözetiminde güvenli bir bölgede muhafaza edilmesi seçeneği üzerinde durulmuştu. Ancak bu formülün, yaptırımların tamamen kaldırılmasını sağlamayacağı, yalnızca geçici bir muafiyet sunacağı gerekçesiyle nihai bir çözüm olarak yetersiz görüldüğü belirtiliyor. Bu nedenle, S-400'lerin BAE'ye satışı gibi alternatif çözümlerin diplomatik arenada daha fazla ağırlık kazandığı gözlemleniyor.