Hürmüz Gerilimi Ticaret Rotalarını Değiştirdi: Türkiye'nin Stratejik Önemi Artıyor
Ekonomi

Hürmüz Gerilimi Ticaret Rotalarını Değiştirdi: Türkiye'nin Stratejik Önemi Artıyor

3

Orta Doğu'da yaşanan siyasi istikrarsızlık ve özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki artan gerilim, küresel ticaretin seyrini kökten değiştiriyor. Denizyolu taşımacılığının önemli güzergahlarındaki belirsizlikler, firmaları alternatif rotalara yönlendiriyor. Bu durumdan en çok etkilenen ve en hızlı adaptasyonu gösteren ülkelerden biri de Kazakistan oldu. Kazakistan Ulusal Demir Yolları (KTZ) yönetimi, Çin ile Avrupa arasındaki artan yük trafiğini yönetebilmek ve transit sürelerini kısaltabilmek amacıyla mevcut demir yolu altyapılarını güçlendirmek ve yeni yatırımlar yapmak için önemli adımlar atmaya başladı. Kazakistan'ın bu stratejik hamlesi, Türkiye'nin de içinde bulunduğu ve Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Orta Koridor'un küresel lojistik ağındaki yerini daha da sağlamlaştırıyor.

KTZ'nin üst düzey yöneticilerinden Talgat Aldybergenov, yaptığı açıklamalarda, küresel tedarik zincirlerindeki güvenilirlik ve öngörülebilirlik arayışının deniz taşımacılığından kara taşımacılığına doğru kaydığını vurguladı. Aldybergenov, özellikle Çinli firmaların, belirsizliklerle dolu deniz rotaları yerine, daha güvenli ve zamanında teslimat garantisi sunan demir yolu taşımacılığını tercih etme eğiliminde olduğunu belirtti. Bu eğilim, Orta Koridor'un, yani Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden geçen hattın, stratejik önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Kazakistan, lojistik sektörünü ulusal kalkınmasının temel taşlarından biri olarak belirlemiş durumda. Bu doğrultuda KTZ, ülkenin birincil transit operatörü konumuna yükseltiliyor. Aldybergenov'un paylaştığı bilgilere göre, 2030 yılına kadar demir yolu altyapısının geliştirilmesi için toplamda 10 milyar ABD Doları tutarında bir yatırım planı mevcut. Bu devasa bütçenin neredeyse yarısının şimdiden projelere aktarıldığı ve harcandığı öğrenildi. Bu yatırımların amacı, artan talebi karşılayabilecek kapasiteye ulaşmak ve bölgeyi küresel bir lojistik merkez haline getirmektir.

Kazakistan, demir yolu taşımacılığında kapasite artışına yönelik iddialı hedefler belirlemiş durumda. Bu yıl içerisinde toplamda 900 kilometrelik yeni demir yolu hattının inşa edilmesi planlanıyor. Bu önemli projelerden biri de 300 kilometrelik Ayagöz-Bakhty hattı. Bu yeni hat, Kazakistan ile Çin arasındaki mevcut sınır geçişlerine ek olarak üçüncü bir resmi geçiş noktası işlevi görecek. Bu tür yatırımların tamamlanmasıyla birlikte, Kazakistan ile Çin arasındaki yıllık demir yolu yük taşıma kapasitesinin mevcut 55 milyon tondan, tam 100 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Bu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin ve taşınan mal miktarının önemli ölçüde artması anlamına geliyor. Orta Koridor üzerindeki en kritik engellerden biri olarak görülen Hazar Denizi'ndeki gemi eksikliği sorununu çözmek için de somut adımlar atılıyor. KTZ, bu darboğazı aşmak ve deniz taşımacılığını daha verimli hale getirmek amacıyla 100 milyon ABD Doları'nın üzerinde bir bütçeyle 6 adet yeni gemi satın alıyor. Bu gemilerin dördü, Çinli Jiangsu Hantong Group tersanelerinde, kalan ikisi ise Azerbaycan'ın Bakü Tersanesi'nde inşa edilecek. Bu adım, Hazar Denizi geçişlerini hızlandıracak ve Orta Koridor'un genel verimliliğini artıracaktır.

Kazakistan'ın lojistik hamleleri sadece kendi sınırları içinde kalmıyor; uluslararası alanda da terminal kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Halihazırda Çin'in önemli limanlarından Xi'an'da bir terminal işleten KTZ, Avrupa'da da varlığını güçlendirmek için Romanya, Macaristan ve Almanya gibi ülkelerde konteyner terminalleri satın alma konusunda görüşmelerini sürdürüyor. Bu stratejik satın almalar, Kazakistan'ın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracak ve lojistik zincirini daha da entegre hale getirecek. Ayrıca, Çin'in Chengdu eyaletinde ortak bir terminal projesi yürüten şirket, Kazakistan'ın Kökşetau şehrinde ise tarımsal ürünlerin ihracatını destekleyecek büyük bir konteyner merkezi kurmayı planlıyor. Lojistik ağını en üst düzeyde genişletme kararlılığındaki KTZ, hava kargo taşımacılığı alanına da adım atıyor. Şirketin bu yıl sonuna kadar ilk kargo uçağını filosuna katması ve önümüzdeki üç yıl içinde uçak sayısını artırması bekleniyor. Bu hamle, transit sürelerini daha da kısaltma ve farklı taşıma modlarını entegre etme stratejisinin bir parçası. Öte yandan, artan demir yolu operasyonları için lokomotif ihtiyacını karşılamak amacıyla ABD merkezli Wabtec ve Fransız devi Alstom ile uzun vadeli tedarik anlaşmaları imzalandı. Bu anlaşmalar, Kazakistan'ın demir yolu altyapısını modernleştirme ve kapasitesini artırma çabalarının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Paylaş

İlgili Haberler