İlk Nesil Güneş Enerjisi Santralleri İçin Dağıtım Bedelinde Önemli İndirim
Ekonomi

İlk Nesil Güneş Enerjisi Santralleri İçin Dağıtım Bedelinde Önemli İndirim

1

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), yenilenebilir enerji alanında önemli bir adım atarak, 2019 yılından önce devreye giren ilk nesil lisanssız güneş enerjisi santralleri (GES) için uygulanan veriş yönlü dağıtım bedelinde kayda değer bir indirime imza attı. Bu yeni düzenleme ile birlikte, kilovatsaat başına yaklaşık 208 kuruş seviyesinde olan dağıtım bedeli, 65 kuruş seviyesine çekildi. Bu oran, yüzde 68'lik bir düşüş anlamına geliyor. Bu kararın temel amacı, on yıllık alım garantisi süresi dolan ve bu nedenle maliyet baskısı artan yaklaşık 800 adet tesisin ekonomik yükünü hafifletmek ve bu santrallerin faaliyetlerini sürdürülebilir kılmaktır.

Yapılan bu düzenleme, özellikle elektrik fiyatlarının gün içinde düştüğü öğle saatlerinde ilk nesil GES'lerin karşılaştığı maliyet zorluklarını aşmalarına yardımcı olmayı hedefliyor. Daha önceki yüksek dağıtım bedelleri, bazı durumlarda santrallerin üretimi durdurmasına neden olabiliyordu. Yeni indirimle birlikte, bu tür üretim duraklamalarının önüne geçilerek, santrallerin daha uzun süreler boyunca sisteme enerji sağlaması teşvik edilecek. Bu karar, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun çerçevesinde, ilgili Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanana kadar geçici bir uygulama olarak yürürlükte kalacak. Bu adımın, eski lisanssız GES yatırımcıları için önemli bir mali rahatlama sağlayacağı ve işletme maliyetlerini düşüreceği öngörülüyor.

Bu geçici düzenlemeden, 10 Mayıs 2019 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre faaliyete geçen ve on yıllık yasal süresini tamamlamış olan yaklaşık 800 adet tesisin faydalanması bekleniyor. Bu santrallerin toplam kurulu gücü ise 500 ila 550 megavat arasında bir büyüklüğe sahip. Türkiye'de lisanssız elektrik üretimi modeli, Mayıs 2019'da yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararı ile önemli bir dönüşüm yaşadı. Bu yeni model, özellikle sanayi kuruluşları ve konutlar için kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılama imkanı sunan öz tüketim odaklı yatırımların önünü açtı. Mevzuat düzenlemelerindeki bu olumlu gelişmeler sayesinde, Türkiye'nin toplam lisanssız elektrik kurulu gücü Mart 2026 itibarıyla 24 bin 580 megavata ulaşmış durumda. Sektör temsilcileri, bu son indirim kararının, toplamda bu denli büyük bir lisanssız üretim pazarının genel dengesi ve enerji arz güvenliğinin devamlılığı açısından taşıdığı önemin altını çiziyor.

Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, dağıtım bedelinin düşürülmesinin sektörün uzun süredir dile getirdiği bir soruna çözüm getirdiğini ve destek süresi sona eren tesislerdeki ekonomik baskıyı azalttığını belirtti. Özkök, lisanssız üretim tesislerinin Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artışında öncü rol oynadığını vurgulayarak, bu yatırımların yerli ve milli enerji arzına doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Bu tesislerin ekonomik ömürleri boyunca sistemde kalabilmelerinin, hem yatırımcılar hem de ülke enerji arz güvenliği açısından hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. GES'lerde üretimin öğle saatlerinde yoğunlaştığına ve yenilenebilir enerji kapasitesinin artmasıyla piyasa takas fiyatlarının düştüğüne dikkat çeken Özkök, dağıtım bedelinin yüksek olması durumunda bazı saatlerde sisteme enerji vermenin ekonomik olmaktan çıkıp santrallerin üretimi durdurma riskini doğurduğunu belirtti. EPDK'nin aldığı kararın bu riski azalttığını ve yatırımcının daha fazla saatte üretime devam edebileceğini, böylece sistemin yerli üretimi kaybetmeyeceğini söyledi. Bu durumun hem yatırımcı hem de arz güvenliği açısından 'kazan-kazan' bir sonuç yarattığını ifade etti. Özkök, bu kararın tek başına tüm sorunları çözmese de umut verici olduğunu ve ciddi bir rahatlama sağladığını dile getirerek, yeni dönemde lisanssız üretim tesisleri için en kritik konunun artık sadece dağıtım bedeli değil, üretim ve tüketim profilinin saatlik bazda uyumu olduğunu belirtti. Saatlik mahsuplaşma sisteminin yatırımcıya yeni bir finansman disiplini getirdiğini ve 'ortalama üretim' anlayışının yerini 'saatlik profil yönetimi'ne bıraktığını ekledi. Bu kararın üretimi kolaylaştıran önemli bir adım olduğunu, ancak yeni dönemde tesislerin fiyat sinyallerine duyarlı ve veri temelli yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin 2035 ve 2053 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması için mevcut yatırımların korunması ve yatırımcı güveninin güçlendirilmesinin şart olduğunu belirten Özkök, bu olumlu adımın ardından lisanssız tesislerin sürdürülebilirliğini güvence altına alacak kalıcı ve öngörülebilir bir çerçevenin oluşturulmasını önemsediklerini kaydetti. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan da, 10 yıllık işletme süresini dolduran lisanssız projelerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla sundukları düşük bedel önerisinin EPDK tarafından kabul edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erkan, söz konusu santrallerin, piyasa takas fiyatının dağıtım bedelinin altında kaldığı dönemlerde zarar etmemek adına üretime ara vermek zorunda kaldığını hatırlattı. Eski teknolojiye sahip bazı santrallerin invertörlerinin uzaktan açma-kapama özelliğinin bulunmaması nedeniyle, sahada fiziki personel bulundurma zorunluluğunun yatırımcıyı hem enerji üretimi kaybı hem de ek personel maliyetiyle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Yeni düzenleme sayesinde, maliyet kaynaklı üretim durdurmalarının ve operasyonel kayıpların önüne geçileceğini söyledi. Erkan, bu olumlu adımın sektörün geleceğini görebilmesi açısından değerli bir başlangıç olduğunu belirterek, 10 yılını dolduran tesislerin 'lisanslı' veya 'lisanssız' olarak yola devam etme süreçlerinin, Anayasa Mahkemesi kararı da göz önünde bulundurularak net bir takvimle kalıcı bir çözüme kavuşturulmasını beklediklerini ifade etti.

Paylaş

İlgili Haberler