İran Tehdidi İddiası: Trump'ın Ankara'dan Gizemli Ayrılışı ve İstihbarat Şüpheleri
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'a yönelik olduğu iddia edilen İran kaynaklı bir suikast tehdidine ilişkin istihbarat bilgilerinin, ABD'li yetkililer tarafından şüpheyle karşılandığı öne sürüldü. İsrail hükümetinden geldiği belirtilen bu istihbaratın, ABD istihbarat birimleri tarafından yeterince ikna edici bulunmadığı ve 'düşük güvenilirlik' seviyesinde değerlendirildiği rapor edildi. Bu gelişmelerin ardından, Başkan Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılımının tamamlanmasından sonra, olağan dışı ve gizli bir operasyonla Türkiye'den ayrıldığı ifade edildi.
ABD'nin mevcut ve eski istihbarat yetkililerinden edinilen bilgilere göre, bazı üst düzey yetkililer, İsrail'in paylaştığı bu tehdit bilgisinin, gerçek bir tehlikeyi bildirmekten ziyade, Amerikan dış politikasını ve Başkan Trump'ın karar alma mekanizmalarını etkileme amacı taşıdığını düşündüklerini dile getirdiler. İsrail'in, İran'ı birinci derecede acil tehdit olarak algılarken, Türkiye'yi ise orta ve uzun vadeli bir stratejik endişe kaynağı olarak gördüğü biliniyor. Bu bağlamda, ABD ile Türkiye arasındaki, özellikle Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakın kişisel ilişkilere dayanan güçlenen bağların, İsrail'de bir rahatsızlık yarattığı yorumları yapıldı.
Başkan Trump, konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamalarda, uçak değiştirme kararının tamamen Gizli Servis tarafından, güvenlik protokollerine tam uyum çerçevesinde alındığını belirtti. Beyaz Saray yetkilileri de Başkan'ın güvenliğinin en üst düzeyde sağlandığını yineleyerek, herhangi bir risk teşkil etmediği konusunda güvence verdiler. Ancak, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve İsrail'in Washington Büyükelçiliği, bu iddialar ve operasyon hakkında resmi bir açıklama yapmaktan kaçındı. Öte yandan, Demokrat Senatör Chris Van Hollen, İsrail tarafından sağlanan istihbaratın bağımsız kaynaklarca doğrulanabilirliği konusunda ciddi şüpheleri olduğunu kamuoyuyla paylaştı.
Bu gizemli ayrılığın detayları, Amerikan basınında yer alan haberlerle daha da belirginleşti. Başkan Trump'ın, NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılırken, Katar tarafından hediye edilen ve güvenlik donanımı konusunda soru işaretleri bulunan yeni 747-8 tipi uçağı yerine, daha önceki Air Force One uçağını kullanma kararı aldığı bildirildi. Ancak, bu uçaktan indirilerek, bir ikram aracı vasıtasıyla üçüncü bir uçak olan Air Force C-32A'ya aktarıldığı ve bu uçağın kendisiyle birlikte önemli kurmaylarını İngiltere'deki Mildenhall Hava Üssü'ne götürdüğü ortaya çıktı. Bu sürece, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait F-16 savaş uçaklarının da eskortluk ettiği öğrenildi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da bu istihbarat ve planlanan gizli operasyon hakkında bilgilendirildiği ancak potansiyel bir hedef olarak görülen eski Air Force One uçağında kalmayı tercih ettiği aktarıldı. Gizli Servis'in, Başkan'ın geçmişte karşılaştığı güvenlik tehditleri göz önünde bulundurularak, hiçbir riski göze almamak adına bu denli kapsamlı ve gizli önlemleri hayata geçirdiği vurgulandı.