İran'dan İki Ülkeye Füze Saldırısı: Ateşkes İddiaları Çöktü
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD insansız hava araçlarının kendi topraklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırılara misilleme olarak Kuveyt ve Bahreyn'de bulunan stratejik üslere balistik füzelerle yönelik operasyonlar düzenledi. Bu saldırılar, bölgede süregelen gerilimi daha da tırmandırırken, ilan edilen ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tasnim haber ajansının bildirdiğine göre, operasyonların hedefinde Kuveyt'teki Ali al-Salem hava üssü ile Bahreyn'deki ABD 5. Filosu'na ait tesisler yer aldı. Bu hamle, Devrim Muhafızları tarafından, İran topraklarındaki Keşm Adası ve Sirik bölgelerindeki gözetleme kulelerini hedef alan Amerikan insansız hava araçlarına karşı bir yanıt olarak açıklandı.
İranlı yetkililer, herhangi bir yeni saldırı durumunda verilecek karşılığın sınırlı müdahalelerin ötesine geçeceği yönünde sert bir uyarıda bulundu. Yapılan açıklamalarda, olası yeni saldırılara karşı Hürmüz Boğazı'nın petrol ve doğalgaz sevkiyatına tamamen kapatılacağı belirtildi. Bu tehdit, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açma potansiyeli taşırken, ekonomik istikrarsızlık endişelerini de artırdı. Bölgesel kriz, Şubat ayında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlamış ve karşılıklı misillemelerle giderek genişlemişti. İran, bu süreçte İsrail'i ve ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkeleri hedef alarak, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini aksatmıştı. Bu son gelişmeler, bölgede yürütülen diplomatik çabalara rağmen ateşkesin sadece kağıt üzerinde kaldığı yorumlarına neden oldu.
Bu karşılıklı saldırıların ortasında, İsrail ordusunun Lübnan topraklarında gerçekleştirdiği bir operasyon, bölgedeki hassas dengeyi daha da bozma potansiyeli taşıyor. İsrail ordusunun, daha geçen hafta karşılıklı ateşkes anlaşması imzaladığı Lübnan ordusunun üst düzey subay kadrosuna yönelik suikast girişimlerinde bulunduğu bildirildi. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, bir tuğgeneral, şoförü ve kendisine eşlik eden askerler, Kardalı-Nebatiye yolu üzerinde düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti. Bu saldırı, İsrail'in yeni askeri operasyonunun başlamasından bu yana, Hizbullah'a yönelik operasyonların dışında, doğrudan Lübnan ordusuna yönelik gerçekleştirilen ilk ciddi eylem olma özelliği taşıyor. Saldırının nedeni ve hedef alınan generalin kimliği hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
İran'ın, Lübnan'daki çatışmaların sürmesi halinde savaşa devam edeceğini ve Husiler aracılığıyla Babülmendep Boğazı'nı da kapatma hazırlığında olduğunu duyurmasının ardından İsrail'in bu müdahalesi, bölgede zaten kırılgan olan ateşkes ortamını tamamen yok etme riski taşıyor. İran ve İsrail'den saldırıya ilişkin henüz bir açıklama gelmezken, Lübnan ordusunda görevli bir generalin neden hedef alındığına dair belirsizlik, bölgedeki gerilimi daha da artırıyor. Bu karmaşık gelişmeler, Ortadoğu'daki güvenlik durumunun ne kadar hassas olduğunu ve barış çabalarının ne denli zorlu bir süreçten geçtiğini bir kez daha ortaya koyuyor.