İstanbul'da İmar Hamlesi: Tartışmalı Alanlar Yapılaşmaya Açılıyor
İstanbul'da, özellikle Kanal İstanbul projesi etrafındaki tartışmalar sürerken, şehrin farklı bölgelerinde yapılaşmayı öngören yeni imar düzenlemeleri gündeme bomba gibi düştü. Tarım arazileri, ormanlık alanlar, su havzaları ve hatta askeri bölgeler dahi yapılaşmaya açılarak önemli bir imar hamlesi başlatıldı. Daha önce yargı kararlarıyla durdurulan veya iptal edilen projelerin yeniden ele alınması, kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve yeni konut alanlarının belirlenmesi gibi adımlar, şehrin geleceğine dair önemli soruları da beraberinde getiriyor.
Son dönemde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlarına yönelik siyasi gelişmelerin ardından, şehrin imar planlarındaki hareketlilik de dikkat çekici bir boyut kazandı. Çeşitli ilçelerde onaylanan yeni planlar ve yargıdan dönen projelerin yeniden gündeme alınmasıyla birlikte, yapılaşma tartışmaları alevlendi. Kanal İstanbul projesinin geçtiği güzergah başta olmak üzere, Ömerli Havzası, Beykoz'un ormanlık alanları ve Tuzla'daki askeri araziler gibi hassas bölgelerde dahi yapılaşma kararlarının alınması, çevre ve şehircilik uzmanları tarafından yakından takip ediliyor. Bu kapsamda, kimi bölgelerde yeni konut projeleri için plan değişiklikleri yapılırken, bazı bölgelerde ise yıllardır süregelen kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması hedefleniyor.
Özellikle Kanal İstanbul güzergahındaki imar hareketliliği, büyük bir ekonomik potansiyeli de beraberinde getiriyor. Daha önce mahkemeler tarafından iptal edilen imar planlarının, yargı kararları doğrultusunda yeniden düzenlenerek milyarlarca liralık konut ve altyapı ihalelerinin hızlandırılması dikkat çekiyor. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Kanal İstanbul güzergahında gerçekleştirilen 40 ayrı kamu ihalesinin toplam sözleşme bedelinin yaklaşık 80 milyar liraya ulaşması, projenin ekonomik boyutunu gözler önüne seriyor. Emlak Konut'un da 2024 yılı içerisinde güzergah üzerindeki Dursunköy'de en az 28.2 milyar liralık konut ve altyapı ihalesine çıkması, bu bölgedeki yapılaşma potansiyelinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. İhalelerin önemli bir kısmının iktidara yakınlığıyla bilinen şirketlere verilmesi ise ayrı bir tartışma konusu olarak öne çıkıyor.
Sazlıbosna Barajı çevresindeki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması da önemli bir gelişme. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Sazlıbosna Barajı'nın hemen yanı başında yer alan yaklaşık 2.5 milyon metrekarelik alan için askıya çıkarılan yeni imar planı, tarım arazisi niteliğindeki bu bölgede yapılaşmanın önünü açıyor. Benzer şekilde, Eyüpsultan Kemerburgaz'da Mimar Sinan'ın Kırkçeşme Su Yolları ve Uzun Kemer'inin etki alanında kalan yaklaşık 63 bin metrekarelik tarım arazisinin, plan değişikliğiyle konut ve ticaret alanına dönüştürülmesi de tepkilere neden oldu. Mimarlar Odası'nın bu plan değişikliğine karşı açtığı davada, bilirkişi raporunun planın tarihi miras ve tarım alanları açısından ciddi tehdit oluşturduğuna ve kamu yararı bulunmadığına işaret etmesi, konunun hukuki boyutunu da gündeme getiriyor.