İşyerlerinde Biyometrik Veri Takibi Yasaklandı: Yeni Dönem Başlıyor
Gündem

İşyerlerinde Biyometrik Veri Takibi Yasaklandı: Yeni Dönem Başlıyor

1

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), işyerlerinde çalışanların mesai takibi amacıyla parmak izi, yüz tanıma, iris veya retina taraması gibi biyometrik verilerin kullanılmasının hukuka aykırı olduğuna dair önemli bir ilke kararı aldı. Bu karar, milyonlarca çalışanın kişisel verilerinin korunması açısından büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Daha önce yaygınlaşmaya başlayan ve işverenler tarafından personel devamlılığını dijitalleştirmek amacıyla sıklıkla tercih edilen bu yöntemler, artık yasal zeminde geçerliliğini yitirdi. Kurul, biyometrik verilerin son derece hassas kişisel veriler olduğunu ve geri döndürülemez nitelikler taşıdığını vurgulayarak, bu tür verilerin işlenmesinde yalnızca yasal dayanakların değil, aynı zamanda gereklilik, ölçülülük ve veri minimizasyonu gibi temel ilkelerin de titizlikle gözetilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, işverenlerin artık biyometrik yöntemlerle personel takibi yapması mümkün olmayacak.

Kararda ayrıca, işçi ve işveren arasındaki mevcut güç dengesizlikleri göz önüne alındığında, çalışanlardan alınan biyometrik veri işleme rızasının her zaman özgür bir iradeye dayanıp dayanmadığının tartışmalı hale gelebileceği ifade edildi. Çalışanların rızalarını vermemeleri veya daha sonra geri çekmeleri durumunda olumsuz sonuçlarla karşılaşma ihtimalinin varlığı, bu tür bir rızanın hukuki geçerliliğini zayıflatabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu durum, kişisel verilerin korunması prensipleriyle de örtüşmekte ve çalışanların korunmasız bırakılmaması gerektiği gerçeğini pekiştirmektedir. Bu nedenle, rızaya dayalı olsa bile biyometrik veri kullanımının meşruiyeti sorgulanabilir hale gelmiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, işverenlere mesai takibi için daha az müdahil ve ölçülü alternatif yöntemlerin bulunduğunu hatırlattı. Bu alternatifler arasında şifreli kart sistemleri, PIN kodlu giriş çıkış takip cihazları, imza föyleri, RFID veya NFC teknolojisine sahip kartlar ya da denetleyici personelin gözetiminde tutulan giriş çıkış kayıt defterleri gibi yöntemler yer alıyor. Kurul, biyometrik veri kullanımının bu tür daha az kısıtlayıcı alternatifler mevcutken zorunlu kabul edilemeyeceğini ve dolayısıyla ölçülülük ilkesini karşılamayabileceğini değerlendirdi. Bu alternatiflerin hem çalışanların kişisel verilerini daha güvende tutacağı hem de işverenlerin personel takibi ihtiyaçlarını karşılayabileceği belirtildi.

Veri sorumlusu olarak hareket eden işverenlerin, kişisel verilerin hukuka uygun bir şekilde işlenmesini sağlamakla yükümlü oldukları bir kez daha hatırlatıldı. Kurul, bu ilke kararının hem Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hem de Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun resmi internet sitesinde kamuoyu ile paylaşılacağını duyurdu. Bu yeni düzenleme, işyerlerinde veri güvenliği standartlarını yükseltmeyi ve çalışanların mahremiyet haklarını daha güçlü bir şekilde güvence altına almayı hedefliyor. İşverenlerin bu yeni karara uyum sağlamaları ve belirlenen alternatif yöntemlere geçiş yapmaları gerekmektedir.

Paylaş

İlgili Haberler