Jet yakıtı alarmı turizmi vuruyor: Türkiye arzda güçlü, maliyetlerde kırılgan
Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji krizi jet yakıtı fiyatlarını iki ayda neredeyse ikiye katladı.
Türkiye havacılık yakıtında ihracatçı konumuyla arz sorunu yaşamasa da yükselen maliyetler havayolları ve turizm sektörünü zorluyor.
Uçuş iptalleri artarken, rezervasyonlarda da temkinli bekleyiş öne çıkıyor.
ABD-İran arasındaki savaş sebebiyle kapanan Hürmüz Boğazı’ndan enerji sevkiyatları sekteye uğradı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişesi yaratmasının yanı sıra jet yakıtı krizi endişesi de ortaya çıktı.Avrupa'da önümüzdeki haftalarda jet yakıtı kıtlığı başlayabileceğine dair endişeler havacılık ve turizm sektörlerini etkiliyor.Türk Hava Yolları (THY) dahil birçok havayolu şirketi giderlerini azaltmak için bazı uçuşlarını iptal etti.
Belirsizlik sebebiyle turizm sezonu öncesi rezervasyonlar da yavaşladı.BBC Türkçe'ye konuşan enerji uzmanları, Türkiye'nin havacılık yakıtları açısından iç ihtiyacını rahatlıkla karşılayabildiğini ve net ihracatçı pozisyonunda olduğunu söylüyor.Turizmciler ise sektörün fiyat artışları yüzünden zorlandığını ancak Türkiye'nin hala en çok tercih edilen tatil adreslerinden biri olduğunu vurguluyor.
TÜRKİYE HAVACILIK YAKITI İHRAÇ EDİYOR Türkiye enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olmasına karşın, havacılık yakıtları konusunda tam tersi bir tablo var.
Yurt dışından ithal edilen ham petrol, Türkiye'deki rafinerilerde işlenerek havacılık yakıtı haline getiriliyor.Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Enerji ve İklim Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr.
Mühdan Sağlam, "Türkiye jet yakıtı konusunda ihracatçı ülke pozisyonunda yer alıyor ve genellikle kendisi üretiyor" diyor.Sağlam, Türkiye'deki rafinerilerde çoğunlukla Rusya, Irak ve Azerbaycan'dan ithal edilen "orta ağır" petrolün kullanıldığına dikkat çekiyor.Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) ve Azerbaycan devlet enerji şirketi SOCAR'ın Türkiye'deki STAR rafinerileri havacılık yakıtı üretiminde başı çekiyor.Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'nun (EPDK) verilerine göre Türkiye şubatta neredeyse 402 bin ton havacılık yakıtı ihraç etti.
Buna karşın yaklaşık 59 bin ton yakıt ithal etti.Enerji uzmanı Ali Arif Aktürk, tedarik riski dolayısıyla ham petrol fiyatlarının tırmandığına ve bunun jet yakıtı maliyetlerini etkilediğine dikkat çekiyor.
Aktürk, "Tüm dünyada artık ham petrol kapanın elinde kalıyor" diyor ve ekliyor:"Tabii bu maliyet yapısı da jet yakıtlarını çok etkiledi.
Yani %70, hatta %100'lere yakın bir artış oldu." JET YAKITI FİYATLARI 2 KATINA ÇIKTI Bloomberg'in derlediği verilere göre Avrupa'da jet yakıtı fiyatları şubattan nisan sonuna kadar neredeyse ikiye katlandı.Aktürk, Türkiye'nin tedarik riskiyle karşılaşmasa da fiyat artışlarından etkileneceğini söylüyor:"Maliyet baskısı mutlaka yaşayacak.
Dünyada kimsenin yok."Mühdan Sağlam da fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu şöyle anlatıyor:"Daha önce bir varile 60 dolar ödüyorken, şu anda Rusya'dan alınan Ural petrolünün ücreti varil başına 105 dolar bandında.
Dolayısıyla henüz rafineriye girmediği halinde bile ekstra bir ücret ödüyorsunuz.
Sigorta ve navlun ücretlerindeki artış benzer bir seyir izlediği için jet yakıtının da fiyatı artıyor."Sağlam, Türkiye'nin mevcut yakıt krizinden az etkilenmesini petrol ve doğal gaz ithalatı yaptığı başlıca ülkelerin konumuna bağlıyor:"Rusya'dan tedarikte bir sıkıntı olmadığı sürece Türkiye'nin arz şoku yaşamasını beklemiyoruz.
Çünkü Körfez ülkelerinin payı neredeyse yok denecek kadar az.
Örneğin Katar'dan gaz ithal etmediğimiz için Katar'ın dünyaya gaz sunamaması ya da mücbir sebep ilan etmesi bizi etkilemedi." TÜRKİYE EN ÇOK RUSYA'DAN PETROL İHRAÇ EDİYOR EPDK verilerine göre Türkiye şubatta petrol ithal ettiği ülkelerin başında %42 ile Rusya geliyor.
Bunu %18 ile Irak ve %15 ile Kazakistan takip ediyor.Türkiye, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından kaynaklanan enerji şokunu kısıtlı şekilde hissetti.
Ancak en fazla petrol ithal ettiği ülke Rusya'dan tedariğin aksama riski söz konusu.Dr.
Mühdan Sağlam, Ukrayna'nın son aylarda Rusya'nın petrol tesislerine yönelik saldırılarını hatırlatıyor:"Kriz Hürmüz'ün kapalı kaldığı, enerji altyapılarının hasar gördüğü, Ukrayna'nın Rusya'yı hedef almaya devam ettiği şekilde ilerlerse, eylül ayına doğru sarkar ya da bir yılı bulursa o noktada Türkiye'nin çok daha sert tedbirler alması gerekebilir.