Kanada'da Sığınların İstilası: Ormanları Yok Edip Ekolojik Dengeyi Bozuyorlar
Dünya

Kanada'da Sığınların İstilası: Ormanları Yok Edip Ekolojik Dengeyi Bozuyorlar

2

Kanada'nın Newfoundland adası, beklenmedik bir ekolojik sorunla karşı karşıya. Başlangıçta sadece dört birey olarak getirilen sığın (geyik türü), zamanla kontrolsüz bir şekilde çoğalarak adanın doğal yapısını tehdit eden devasa bir popülasyona ulaştı. 1878 ve 1904 yıllarında adaya taze et kaynağı ve av hayvanı olarak yerleştirilen bu hayvanlar, doğal yırtıcıların yokluğu ve elverişli yaşam koşulları sayesinde sayılarını on binlerce kat artırarak 110 binlik bir nüfusa erişti. Bu durum, adanın orman ekosisteminde ciddi değişikliklere neden oluyor.

Sığınların bu denli kontrolsüz artışının ardında yatan temel nedenler arasında, adanın yerel yırtıcı hayvan popülasyonunun yetersizliği öne çıkıyor. Ana karada Labrador bölgesinde doğal olarak yaşayan sığınların, Newfoundland adasına getirildiklerinde kendileriyle rekabet edecek büyük otobur türleriyle karşılaşmamış olmaları, popülasyonlarının hızla artmasına zemin hazırladı. Ayrıca, 1930'lu yıllara gelindiğinde Newfoundland kurdunun adada tamamen ortadan kalkmış olması, sığınlar için doğal bir tehlike unsurunu ortadan kaldırdı. Bu döneme denk gelen ticari ormancılık faaliyetleri ve doğal etkenlerle oluşan genç ormanlık alanlar da sığınlar için geniş bir beslenme alanı yarattı.

Sığınların adadaki varlığı, ekosistem üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Kanada eyaletinin yaban hayatı verilerine göre, yetişkin bir sığın günde ortalama 18 ila 27 kilogram arasında bitki, çalı ve ağaç filizi tüketebiliyor. 2022 yılı verileriyle adadaki yaklaşık 110 bin sığınlık nüfusun, yıllık toplamda 720 bin ila 1 milyon metrik ton arasında bitki tükettiği tahmin ediliyor. Bu yoğun otlama faaliyeti, orman tabanını gölgeleyen genç ağaçların büyümesini engelliyor ve bazı ormanlık alanların tamamen ot ve eğrelti otlarıyla kaplı, sığın otlaklarına dönüşmesine yol açıyor. Bu durum, adanın biyolojik çeşitliliği ve orman sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.

Yetkililer, bu dengeyi yeniden sağlamak amacıyla çeşitli müdahale programları yürütüyor. Gros Morne Ulusal Parkı'nda 1998 yılında kilometre kare başına 4'ü aşan yoğunluktaki sığın popülasyonu, 2011'de başlatılan bir programla 2000 seviyesine indirildi. Geçmişte aşırı otlama ve yerel avcılık baskısıyla 1970'lerin başında 50 binin altına düşen nüfus, bölge bazlı kota sistemiyle yeniden kontrol altına alınmaya çalışıldı. Ancak 1990'larda popülasyon tekrar 150 binin üzerine çıktı ve habitat kapasitesinin sınırlarına ulaşmasıyla tekrar gerileme gösterdi. Günümüzde yetkililer, hava sayımları, avcı raporları ve çene kemiği analizleri gibi çeşitli yöntemlerle her bölge için ayrı av kotaları belirleyerek popülasyonu yönetmeye çalışıyor. 2026-27 avcılık dönemi için lisans sayısını 1.090 adet artırarak toplam kotayı 28 bin 705'e çıkaran eyalet yönetimi, dengeli nüfus hedeflerine (96 bin - 118 bin) ulaşmayı amaçlıyor.

Paylaş

İlgili Haberler