Karadere Vadisi'nde Maden Sondajı: Halk Hukuki Mücadele Başlatıyor
Gündem

Karadere Vadisi'nde Maden Sondajı: Halk Hukuki Mücadele Başlatıyor

4

Trabzon'un doğal güzellikleriyle tanınan Araklı ilçesi, Karadere Vadisi'nde başlatılan maden sondaj çalışmaları nedeniyle önemli bir endişe dalgasıyla karşı karşıya. Doğu Karadeniz'in hayati su kaynaklarından birini barındıran vadide, Limak Holding'e bağlı Altınordu Madencilik tarafından yürütülen arama faaliyetleri, yöre halkının sert tepkisine neden oldu. Bölge sakinleri, vadinin içme suyu kaynaklarının ve eşsiz doğasının bu projelerden olumsuz etkileneceği endişesini taşıyor ve hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor.

Gümüşhane sınırları içinde yer almasına rağmen Karadere Havzası'nın bir parçası olan Örenler Mahallesi çevresinde yoğunlaşan sondaj çalışmaları, bölge halkının yaşam alanlarını tehdit ediyor. Araklı Karadere Vadisi ve Yaylalarını Koruma Derneği Başkanı Şener Şengün, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sondajların Gümüşhane sınırları içinde görünmesine rağmen, ortaya çıkacak kirliliğin doğrudan Karadere Vadisi'ne ve dolayısıyla Araklı'ya ulaşacağını belirtti. Şengün, daha önceki maden projelerine karşı da mücadele verdiklerini hatırlatarak, bu yeni sondajların bölgenin hassas ekosistemine kalıcı zararlar verebileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki su kaynaklarının korunması gerektiğinin altını çizen Şengün, bu projenin bölgenin su rezervlerini tehlikeye atabileceğini ifade etti.

Dernek başkanı Şengün, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nden (MAPEG) bölgedeki maden sahalarının durumu hakkında bilgi talep ettiklerini ancak istedikleri bilgilere ulaşamadıklarını dile getirdi. Şengün, Karadeniz'in yaylalarının bölge halkı için ekonomik ve kültürel açıdan büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak, bu tür projelerin yaylaların doğal yapısını bozmasından endişe duyduklarını belirtti. Yöre halkı olarak, maden arama faaliyetlerinin durdurulması için önümüzdeki günlerde yürütmenin durdurulması talebiyle idari mahkemelere başvuracaklarını sözlerine ekledi. Bu hukuki sürecin, bölgenin doğal mirasının korunması adına atılmış önemli bir adım olacağını ifade etti.

Şengün, maden arama faaliyetlerinin ilerleyen zamanlarda işletme aşamasına geçmesi durumunda ortaya çıkacak atıkların ve kirliliğin bölge halkına yük olacağını belirtti. Madencilik faaliyetleri sonucunda toprağın zenginliklerinin alınacağını ancak geriye kalan zararlı atıkların bölge halkının yaşam alanlarına bırakılacağını öne süren Şengün, bu durumun hem çevreye hem de insan sağlığına ciddi zararlar verebileceği endişesini taşıdığını söyledi. Karadere Vadisi'nin, sadece Araklı ilçesi için değil, bölgenin genel su temini açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu hatırlatarak, bu değerli doğal kaynağın korunması için her türlü hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.

Paylaş

İlgili Haberler