Keçiören'de Personel Uyuşturucu Testi Krizi: Savcılık ve Emniyet Karşı Karşıya
Gündem

Keçiören'de Personel Uyuşturucu Testi Krizi: Savcılık ve Emniyet Karşı Karşıya

4

Ankara'nın Keçiören ilçesinde, Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın başlattığı zorunlu uyuşturucu testi uygulaması, kentte önemli bir hukuki ve idari krizi beraberinde getirdi. Anayasaya aykırı olduğu değerlendirilen bu uygulama, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nü karşı karşıya getirdi. Geçtiğimiz yıl çeşitli ünlü isimlerin de dahil olduğu geniş çaplı uyuşturucu soruşturmalarının ardından Keçiören Belediyesi'nde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir prosedür hayata geçirildi.

CHP'den ayrılarak Adalet ve Kalkınma Partisi'ne katılan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, partiden ayrılış sürecinde yaptığı açıklamalarda, belediye bünyesindeki tüm personelin zorunlu olarak uyuşturucu testine tabi tutulacağını duyurmuştu. Özarslan, testlere katılmayan veya sonuçları pozitif çıkan personelin görevden alınarak savcılığa sevk edileceği tehdidinde bulunmuştu. Bu açıklama, Anayasa'nın eşitlik ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilere neden oldu. Keyfi olarak saç, tırnak ve kıl gibi örnekler alınarak yapılan bu testler, personelin mahremiyetini ihlal ettiği ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu iddialarını güçlendirdi. Bu durum, belediye yönetimi ile yargı organları arasında ciddi bir gerilimin fitilini ateşledi.

Sözcü TV'deki bir habere göre, Özarslan'ın duyurusunun ardından belediyede söz konusu testlerin yapıldığına ve bazı personelin test sonuçlarının olumlu çıktığına dair bilgiler yayılmaya başlandı. Test yaptırmayı reddeden bazı çalışanların ise istifa etmek zorunda kaldığı veya iş akitlerinin feshedildiği iddiaları ortaya atıldı. Bu gelişmeler üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Mart 2026 tarihinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne resmi bir yazı göndererek, Keçiören Belediyesi personelinden uyuşturucu kullanımı tespiti amacıyla testler yapıldığına, bu testlerde pozitif sonuçlar alındığına ve testlere direnen çalışanların işten ayrıldığına dair çıkan haberleri hatırlattı ve “gereğinin yapılmasını” talep etti. Ancak Ankara Emniyet Müdürlüğü, bu talebe karşı bir tereddüt yaşadı. Hakkında herhangi bir somut şüphe bulunmayan bireylerden zorunlu olarak madde testi alınmasının mevzuata aykırı olduğu ve savcılık yazısında açıkça böyle bir talep bulunmadığı gerekçesiyle Emniyet Müdürlüğü, savcılığa gönderdiği yanıt yazısında, kamuoyuna yansıyan haberlerin incelendiğini ve detaylarının araştırıldığını bildirdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, emniyetin bu yanıtına sert bir tepki gösterdi. Savcılık, kendi tarafından iletilen taleplerin yerine getirilmediğini belirterek Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne ikinci bir yazı daha gönderdi. Bu yazıda, “İlgili sayılı yazımızda istenilen hususların tekide mahal bırakmaksızın yerine getirilmesi istenildiği halde, yazımıza bugüne kadar bir cevap verilmediği anlaşılmıştır. İlgili sayılı yazımız ile istenilen hususların bir an evvel yerine getirilmesi, aksi durumun ilgililerin yasal sorumluluklarına sebebiyet vereceğinin bilinmesi tekiden rica olunur. Eğer süre içerisinde cevap vermezseniz hakkınızda adli işlem başlatılacaktır” ifadeleri kullanılarak, emniyete karşı bir 'adli işlem' tehdidinde bulunuldu. Bu durum, iki kurum arasındaki gerilimin ne denli tırmandığını gözler önüne serdi. Sürecin daha da karmaşıklaşan bir diğer boyutu ise, Temmuz ayında Adli Tıp birimine gönderilen bir yazıda, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması kapsamında, hakkında herhangi bir suç şüphesi bulunmayan 129 Keçiören Belediyesi çalışanının isimlerinin yer aldığı ve bu kişilerden kan, kıl ve idrar örnekleri alınmasının talep edildiği ortaya çıktı. Bu kişilerin, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti veya bulundurma suçları kapsamında soruşturulduğu bilgisi paylaşıldı. Bu gelişme, belediyenin başlattığı test uygulamasının, savcılık ve emniyetin dahil olduğu daha geniş çaplı bir adli sürece dönüştüğünü gösterdi. Bazı belediye çalışanlarının iddialarına göre, test sonuçları pozitif çıkan ancak hiçbir zaman uyuşturucu kullanmadığını belirten kişilerin olduğu, ayrıca sonuçları olumlu çıkan bazı kişilerin işten çıkarılmayıp belediye yönetimine yakın oldukları yönündeki dedikoduların yayıldığı belirtildi. Bu durum, işten çıkarma işlemlerinin siyasi motivasyonlarla yapıldığı ve özellikle Belediye Başkanı Özarslan'ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yaşadığı siyasi gerilim sonrasında, Özel'e yakın görülen çalışanların tasfiye edilmek istendiği iddialarını da beraberinde getirdi.

Paylaş

İlgili Haberler