Kırgızistan'da Tarihi İpek Yolu Merkezi Depremin Ardından Yeniden Keşfedildi
Dünya

Kırgızistan'da Tarihi İpek Yolu Merkezi Depremin Ardından Yeniden Keşfedildi

4

Kırgızistan'ın eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan Isık Göl'de yürütülen sualtı arkeoloji çalışmaları, tarihin derinliklerinden önemli bir keşfi gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık altı yüzyıl önce meydana gelen büyük bir deprem sonucu sular altında kalan, o dönemin önemli ticaret merkezlerinden biri, modern teknolojinin yardımıyla yeniden haritalandırıldı. Gölün 1 ila 4 metre arasındaki sığ sularında yapılan araştırmalar, erken 15. yüzyılda yaşanan bir felaketle yok olan bir İpek Yolu kasabasının izlerini net bir şekilde ortaya koydu. Rusya ve Kırgızistan Bilim Akademileri'nin ortaklaşa yürüttüğü bu kapsamlı projede, dönemin yerleşim düzenine dair önemli ipuçları sunan caddeler, kamu binaları ve geniş bir mezarlık alanı tespit edildi.

Gölün kuzeybatı kıyısında yer alan Toru-Aygyr bölgesine odaklanan keşif ekibi, Maxim Menshikov ve Valery Kolchenko'nun liderliğinde ilerledi. Bu stratejik alanda, sualtı dronları, deneyimli dalgıçlar ve gelişmiş sondaj teknikleri kullanılarak batık yerleşimin dört ana bölümü titizlikle kayıt altına alındı. Kazılarda ortaya çıkan pişmiş tuğla duvar kalıntıları, taş değirmenler ve özenle işlenmiş mimari parçalar, bu bölgenin sadece sıradan bir yerleşim yeri olmadığını, aynı zamanda cami, hamam veya medrese gibi önemli kamu yapılarına ev sahipliği yapan, canlı bir ticaret ve kültür merkezi olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu bulgular, bölgenin İpek Yolu üzerindeki stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

UNESCO'nun Dünya Mirası listesinde yer alan İpek Yolu güzergahındaki bu değerli bölgede, aynı zamanda yaklaşık 14 dönümlük geniş bir alana yayılan tarihi bir Müslüman mezarlığı da gün yüzüne çıkarıldı. İslami geleneklere uygun olarak toprağa verilmiş bireylere ait kalıntılar, dalgaların zamanla yarattığı aşınma nedeniyle koruma altına alındı. Bu mezarlıktan elde edilecek bulguların, laboratuvar ortamında yapılacak detaylı incelemelerle Orta Çağ toplumunun yaşam biçimi, kökenleri ve beslenme alışkanlıkları hakkında değerli bilgiler sunması bekleniyor. Eldeki resmi kayıtlar ise bölgede İslamiyet'in yayılmasından önce Tengrizm, Budizm ve Nesturi Hristiyanlığı gibi farklı inançların bir arada var olduğunu gösteriyor.

Isık Göl'ün kapalı havza yapısı ve dışarıya akıntıya sahip olmaması, 15. yüzyılın başlarında yaşanan şiddetli depremin etkilerinin zamanla daha da belirgin hale gelmesine neden olmuş. Sismik hareketlerin etkisiyle göl tabanına çöken kent, zamanla biriken alüvyonların altında kalarak adeta tarihin derinliklerinde kaybolmuş. Günümüzde bilim insanları, sudan çıkarılan ahşap yapı elemanları üzerinde ağaç halkası analizleri ve radyokarbon testleri gibi ileri düzey yöntemler kullanarak, bu yıkıcı afetin kesin tarihini belirlemeye çalışıyor. Arkeologlar, suyun yıpratıcı etkileriyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu eşsiz tarihi üretim merkezini, tamamen ortadan kaybolmadan önce bilim dünyasına kazandırmak için yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

Paylaş

İlgili Haberler