Körfez'de ABD Politikasına Tepki: 'Bölgeyle Oyun Oynandı'
Dünya

Körfez'de ABD Politikasına Tepki: 'Bölgeyle Oyun Oynandı'

3

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik aldığı savaş kararı ve bu süreçteki öngörülemeyen tavırları, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) faaliyet gösteren iş dünyası temsilcileri ve bölge halkı nezdinde derin bir hayal kırıklığına yol açtı. Trump'ın ikinci dönem başlangıcında bölgeye yaptığı ziyaret ve yatırımcı dostu bir yaklaşım vaadiyle yaratılan iyimserlik, yaşanan gerilimlerin ardından yerini büyük bir hayal kırıklığına bıraktı. İran ile yaşanan gerilimler sırasında BAE'nin defalarca insansız hava aracı ve füze saldırılarının hedefi olması ve bunun sonucunda önemli ekonomik kayıplar yaşanması, yatırımcıları ve halkı ABD politikasına karşı sert bir dille eleştirmeye itti. Resmi makamlar temkinli bir duruş sergilese de, doğrudan ekonomik zarara uğrayan yatırımcılar, Trump yönetiminin kendilerini bir 'oyun' içine çektiği hissiyatını dile getiriyor.

BAE ve genel olarak Basra Körfezi bölgesindeki resmi yetkililer, kamuoyu önünde ABD yönetimini açıkça eleştirmekten kaçınsa da, bölgedeki yatırımcıların ve iş insanlarının bu konudaki rahatsızlıkları ve tepkileri giderek daha belirgin hale geliyor. Dubai merkezli araştırma kuruluşu B'huth'un Genel Müdürü Muhammed Baharun, ABD'deki başkanlık değişimlerine rağmen yönetimler arasında stratejik bir süreklilik beklendiğini, ancak Trump'ın İran ile yaşadığı süreçteki tutumunun, halkın nezdindeki algısını kökten değiştirdiğini belirtti. "Savaş başlatmayan başkan" sloganıyla yola çıkan Trump'ın, BAE'nin İran konusunda dile getirdiği endişeleri ve uyarıları dikkate almadığı yönündeki görüşler, savaşın bölgedeki iş iklimini olumsuz etkilediği ve yatırımcılar için belirsizlik yarattığı şeklinde yorumlanıyor.

Savaşın ilk haftalarında İran tarafından BAE'ye yönelik gerçekleştirilen binlerce insansız hava aracı ve füze saldırısı, bölgedeki petrol rafinerileri, enerji santralleri, limanlar ve önemli turistik tesisler gibi kritik altyapıları hedef aldı. ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptına rağmen, anlaşmanın içeriğinin yeterince net olmaması ve şeffaflıktan uzak olması, bölgedeki gerilimin yüksek seviyede kalmasına neden oldu. Bu durum, yatırımcılar arasında büyük bir endişe kaynağı oluşturdu. BAE'li milyarder iş insanı Halif Al Habtur, Trump'ın bölgeyi bir savaşın içine sürükleme yönündeki kararını sert bir dille eleştiren açık bir mektup yayımlayarak, ABD liderine, "Bölgemizi İran ile bir savaşa sürükleme yetkisini size kim verdi? Bu tehlikeli kararı hangi gerekçeyle aldınız? Tetiği çekmeden önce yaşayacağımız hasarı hesapladınız mı? Bu gerginliğin ilk mağdurlarının bölgedeki ülkeler olacağını düşündünüz mü?" gibi çarpıcı sorular yöneltti.

Eski BAE hükümet yetkilisi ve tanınmış ekonomist Nasır Hasan el-Şayk, Körfez ülkelerinin güvenlik ihtiyaçları nedeniyle ABD ile çalışmaktan başka çareleri olmadığını vurguladı. El-Şayk, "Dürüst olmak gerekirse, başka bir seçeneğimiz var mı? ABD hala dünyanın en güçlü süper gücü," diyerek mevcut durumu özetledi. BAE'nin ABD'den satın aldığı Patriot ve THAAD gibi gelişmiş füze savunma sistemlerini aktif olarak kullandığını hatırlatan el-Şayk, Trump'ın savaşı başlatma niyetinin belirsizliğini koruduğunu, ancak olası sonuçlarının öngörülebilir olduğunu ve kesin bir zaferin mümkün görünmediğini ifade etti. Öte yandan, Fransa'daki G7 zirvesi sırasında bir araya gelen BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zeyit el-Nahyan, müttefiklerine olan desteği için teşekkür ederken, Trump'ın bu diplomatik tabloya rağmen, Körfez genelinde karar alma mekanizmalarına yönelik derin bir güvensizlik ve huzursuzluk hakim. Bölge yetkililerinin savaş başlamadan önce ABD'yi askeri bir çatışmadan kaçınma yönünde uyardığı biliniyor.

Paylaş

İlgili Haberler