Küresel Petrol Piyasaları ABD-İran Geriliminde 100 Doları Hedefliyor
Küresel petrol piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki artan gerilim nedeniyle önemli bir yükseliş ivmesi yakaladı. Bu durum, uluslararası petrol tedarik zincirini olumsuz etkileyerek ham petrol fiyatlarında ciddi bir artışa neden oldu. Brent petrol türü, varil başına 100 dolar seviyesine doğru hızla ilerlerken, yatırımcıların gözü Orta Doğu'daki gelişmelere çevrildi.
Geçtiğimiz hafta Brent petrolünde yüzde 7,8'lik, ABD Batı Teksas Petrolü (WTI) türünde ise yaklaşık yüzde 10'luk bir artış kaydedilmişti. Yeni işlem haftasına da yükselişle başlayan petrol fiyatları, bu eğilimi sürdürdü. Brent ham petrol, yüzde 0,54'lük bir yükselişle varil başına 96,80 dolara ulaşırken, WTI petrolü yüzde 0,72'lik artışla 92,14 dolara yükseldi. Brent petrolün 100 dolar sınırına yaklaşması, piyasa katılımcıları arasında önemli bir gündem maddesi haline geldi.
Dünyanın petrol arzının yaklaşık beşte birinin sevk edildiği kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda, askeri hareketlilik nedeniyle gemi trafiğinde belirgin bir yavaşlama yaşanıyor. Analiz şirketi Kpler'in verilerine göre, son on günlük süreçte boğazdan günlük ortalama 10 emtia gemisinin geçiş yaptığı ve bunun Mayıs ayından bu yana kaydedilen en düşük seviye olduğu belirtildi. Bu durum, küresel petrol akışında potansiyel aksamaların habercisi olarak yorumlanıyor. ABD Merkez Komutanlığı, İran'ın ihracat merkezi Hark Adası açıklarında hedef alınan bir tanker de dahil olmak üzere üç İran petrol tankerinin vurulduğunu doğruladı. Buna karşılık olarak İran Devrim Muhafızları ise izinsiz güzergahlarda seyreden üç tanker ile üç ABD gemisini hedef aldığını duyurdu. Denizcilik istihbarat şirketi Marisks, askeri çatışmalar ile ticari taşımacılık arasındaki ayrımın giderek bulanıklaştığını ve yaşanan olayların önemli bir tırmanış potansiyeli taşıdığını vurguladı. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı'nın dışında kalan belirli bir bölgenin kısıtlı alan ilan edileceği yönünde açıklamalarda bulundu.
Öte yandan, Pazar günü gerçekleştirdiği toplantıda OPEC+ grubundan petrol üretim politikasına ilişkin bir değişiklik kararı çıkmadı. Grup, Ekim ayı için belirlenen petrol üretim kotlarında herhangi bir revizyona gitmeyerek, yeni anlaşmalar sağlanana kadar mevcut politikayı sürdürme kararı aldı. Piyasa analistleri ise ABD ve İran arasındaki kontrollü askeri müdahalelerin uzun süreli bir çıkmaza dönüşme ihtimalinin yüksek olduğunu değerlendiriyor. Ortadoğu'daki petrol arzının tamamen normale dönmesinin gecikebileceği öngörüsünde bulunan uzmanlar, ihracatın 2026 yılının son çeyreğine kadar sınırlı kalabileceğini ve bu süreçten sonra kademeli bir normalleşme beklendiğini ifade ettiler. Savaş öncesi petrol akış seviyelerine geri dönüşün ise en erken 2027 yılının ilk veya ikinci çeyreğinde gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarında belirsizliği artırırken, petrol fiyatlarının seyrini yakından etkilemeye devam edecek.