Küresel Petrol Rezervleri Tehlike Altında: Haziran Sonu Kritik Eşiği
Ekonomi

Küresel Petrol Rezervleri Tehlike Altında: Haziran Sonu Kritik Eşiği

3

Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, küresel enerji piyasalarında endişe verici bir tabloyu beraberinde getiriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatının sekteye uğraması, dünya genelinde arz sıkıntısı endişelerini artırırken, stratejik petrol rezervlerinin beklenenden daha hızlı bir şekilde azaldığına dair veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve önde gelen analiz kuruluşları, mevcut durumun sürmesi halinde petrol fiyatlarının 2008'deki tarihi zirvelere yaklaşabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birlik kısmının gerçekleştiği stratejik Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonların durma noktasına gelmesi, dünya enerji tedarik zincirinde büyük bir şok etkisi yarattı. Bölgedeki çatışmaların başlamasının üzerinden üç ayı aşkın bir süre geçmesine ve diplomatik çözüm umutlarına rağmen, kritik su yolu kapalı kalmaya devam ediyor. Bu durum, özellikle Orta Doğu petrolüne yüksek derecede bağımlı olan Asya ülkeleri başta olmak üzere birçok ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Birçok ülke, bu enerji krizinin etkilerini hafifletmek amacıyla tüketimi azaltmaya yönelik acil tasarruf tedbirlerini uygulamaya koymuş durumda. Uluslararası enerji gözlemcileri, mevcut ham petrol stoklarının giderek azalan bir seviyede olduğuna dikkat çekiyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, sanayileşmiş ülkelerin acil durum stoklarından mart ayında 400 milyon varillik bir petrol salımı koordine edilmiş olmasına rağmen, küresel petrol stoklarındaki erime hızı kesilmedi. IEA Başkanı Fatih Birol, mevcut petrol stoklarının sınırsız olmadığını ve üretim kapasitesinin savaş öncesi seviyelere dönebilmesi için uzun bir zaman dilimine ihtiyaç duyulacağını belirtti. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla çeşitli ülkelerin sahip olduğu petrol rezerv miktarları şu şekilde sıralanıyor: Çin, ticari ve devlet rezervleri dahil toplamda 1,4 milyar varile sahip. Amerika Birleşik Devletleri'nin Stratejik Petrol Rezervi'nde (SPR) 413 milyon varil, ticari ham petrol stoklarında ise 411 milyon varil bulunuyor. Japonya'nın devlet kontrolündeki rezervleri 263 milyon varil düzeyindeyken, Hindistan'ın stratejik rezervlerinde 21 milyon varil bulunuyor (devlet kontrolündeki şirketler dahil edildiğinde net ithalatı 74 gün karşılayacak kapasitede). Avrupa Birliği ülkeleri ise yasal zorunluluk gereği en az 90 günlük net ithalatı karşılayacak stok bulundurmak durumundalar ve IEA koordinasyonunda gerçekleştirilen petrol salımının yaklaşık yüzde 20'sini karşıladılar. Bu kapsamda Almanya 19,5 milyon, Fransa 14,6 milyon, İspanya 11,6 milyon ve İtalya 10 milyon varil petrolü piyasaya sürmüştür.

IEA'nın raporlarına göre, küresel petrol stokları mart ve nisan ayları boyunca toplamda 246 milyon varil gibi rekor bir hızla azalış gösterdi. Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi'nden uzman Antoine Halff, arz kesintilerinin devam etmesi durumunda en büyük zararı Orta Doğu petrolüne bağımlı Asya ekonomileri ile küresel havacılık sektörünün göğüslemek zorunda kalacağını vurguladı. RBC Capital Markets Stratejisti Helima Croft, Hürmüz Boğazı'nın yakın zamanda açılacağına dair beklentilerin gerçekçi olmadığını ifade etti. Croft, eğer petrol akışındaki kesinti haziran ayı boyunca sürerse, toplam ham petrol kaybının 1,5 milyar varile yaklaşabileceğini öngördüklerini ve bu senaryonun petrol fiyatlarını 2008'deki rekor seviyelere taşıyabileceği uyarısında bulundu. Bu süreçte Filipinler çalışma haftasını kısaltma yoluna giderken, Pakistan da ulaşımda yakıt tasarrufu sağlamak amacıyla çeşitli önlemler aldı. Hükümetler, stoklardaki erimeye rağmen ikinci bir koordineli rezerv salımı konusunda henüz sıcak bakmıyor. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, Financial Times'a verdiği demeçte, çatışmanın süresi ve şiddeti netleşmeden yeni bir petrol salımının mümkün olmadığını belirtti. Enerji uzmanı Antoine Halff da stratejik rezervlerin sınırlı olduğunu ve kaynakların sonsuz olmadığını hatırlattı. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise rezervlerdeki erime dikkat çekici boyutlara ulaştı. 29 Mayıs 2026 tarihinde sona eren hafta itibarıyla, ABD Stratejik Petrol Rezervi'nden (SPR) 8 milyon varil daha çekilerek toplam seviye 357,1 milyon varile indi. Bu rakam, Ocak 2024'ten bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. ABD Enerji Bakanı, çatışmalar sona erdikten sonra rezervlere 40 milyon varil ilave yapılacağını duyurdu. Capital Economics Başekonomisti Neil Shearing ise mevcut tüketim oranlarıyla ticari petrol stoklarının haziran sonuna kadar kritik derecede düşük seviyelere inebileceği tehlikesine işaret etti.

Bloomberg'in bildirdiğine göre, eski ABD yönetimi, dondurulmuş İran varlıklarının, Basra Körfezi'ndeki müttefik ülkelerin petrol altyapılarının onarımı ve yeniden inşası için kullanılması yönünde bir planlama içerisinde. ABD Hazine Bakanlığı'nın bu amaçla hukuki süreçleri başlattığı ifade ediliyor. Öte yandan, The Wall Street Journal'da yayımlanan bir analizde, eski Başkan Donald Trump'ın sosyal medya ve kamuoyu önündeki açıklamalarının, petrol fiyatlarındaki artışı, fiziksel bir arz artışı sağlamadan, spekülatif işlemleri baskılayarak durdurmayı başardığı değerlendirmesi yapıldı. Analiz, spekülatörlerin Trump'ın olası fiyat düşüşü açıklamalarından çekinerek piyasada fazla alım pozisyonu almaktan kaçındığını belirtiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışındaki devam eden aksaklıklar, küresel enerji piyasalarını rezervlerin sınırlarını zorlamaya itmeye devam ediyor. Ülkelerin uygulamaya koyduğu tasarruf tedbirleri ve ABD'nin finansal müdahaleleri kısa vadeli dalgalanmaları yönetmeye çalışsa da, krizin kalıcı olarak çözüme kavuşması, boğazdaki petrol trafiğinin yeniden güvenli bir şekilde işlemesine bağlı görünüyor.

Paylaş

İlgili Haberler