Küresel Piyasalar Durgun: İran-ABD Gerilimi ve Enflasyon Endişeleri Belirleyici
Ekonomi

Küresel Piyasalar Durgun: İran-ABD Gerilimi ve Enflasyon Endişeleri Belirleyici

1

Küresel ekonomik piyasalar, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik verilerin etkisiyle belirsiz bir seyir izliyor. Özellikle değerli metaller ve enerji emtiaları, dar bir fiyat aralığında hareket ederek yatırımcıların dikkatini çekiyor. Ekonomistlerin analizlerine göre, piyasaların yönünü belirleyecek temel faktörler arasında İran ile ABD arasındaki tansiyon, Çin ve ABD liderleri arasındaki görüşmeler ve ABD'den gelen enflasyon verileri öne çıkıyor.

Altın ve petrol fiyatlarındaki durağanlığın temel nedenlerinden biri, uluslararası arenada yaşanan gelişmelerin yarattığı tedirginlik. Ateşkesin sona erme ihtimali ve olası askeri gerilimler, piyasalarda bir miktar dalgalanmaya yol açsa da, genel bir beklenti henüz netleşmiş değil. Bu durum, yatırımcıların daha temkinli bir yaklaşım sergilemesine neden oluyor. Ayrıca, ABD'den gelen enflasyon verileri de piyasaların odağında yer alıyor. Tüketici Fiyat Endeksi'ndeki (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi'ndeki (ÜFE) artışların, enerji maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandığı ve 2023'ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştığı belirtiliyor. Yıllık bazda TÜFE'deki yüzde 3.7'lik artışın beklentilerin üzerinde olması, finansal piyasalarda faiz oranlarına ilişkin beklentileri de yeniden şekillendiriyor.

Bu makroekonomik göstergeler ve jeopolitik riskler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları üzerinde de etkili oluyor. Geçtiğimiz haftalarda açıklanan tarım dışı istihdam verilerindeki güçlü artışla birlikte, Fed'in haziran ayındaki toplantısında faiz indirimi yerine faiz artırımına gidebileceği yönündeki beklentiler güçleniyor. Bu durum, küresel piyasalarda bir miktar dalgalanmaya ve yatırımcıların risk iştahında azalmaya neden oluyor. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki olası bir görüşmenin, küresel ticaret savaşlarının seyrini nasıl etkileyeceği de merak konusu. Bu görüşmeden çıkacak olumlu veya olumsuz haberler, piyasaların yönünü belirlemede kritik bir rol oynayacak.

Altın fiyatları, bu gelişmelerin yanı sıra İran ve ABD arasındaki süregelen diplomatik süreçten de doğrudan etkileniyor. Ateşkesin devam edip etmeyeceği, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve iki ülke arasındaki gerilimin seyrine dair belirsizlikler, altının fiyatını etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, altının ons fiyatının 4650 ile 4750 dolar arasında sıkışıp kalmasına ve kısa vadede net bir yön belirleyememesine yol açıyor. Gram altında da benzer bir durağanlık gözlemlenirken, iç piyasada fiyatların banka fiyatlarının altına inmesi, altın talebinde bir zayıflamaya işaret ediyor. Bayram öncesi nakit ihtiyacı duyanların Kapalıçarşı'da altın bozdurma eğiliminde olması, iç piyasadaki altın talebinin düştüğünü gösteriyor.

Gümüş ve bakır piyasalarında ise son dönemde dikkat çekici bir yükseliş yaşanıyor. Bu artışın temel nedenlerinden biri, Hürmüz Boğazı'ndan sadece petrol ve gazın değil, aynı zamanda gıda, tarım ve madencilik sektörlerini etkileyen petrol yan ürünlerinin de geçişinin sekteye uğrayabileceği endişesi. Bu ürünlerden biri olan sülfürik asit, bakır ve gümüşün madenden çıkarılmasında kritik bir rol oynuyor. Sülfürik asit tedarikinde yaşanabilecek olası aksaklıklar ve arz sıkıntısı, bakır ve gümüş fiyatlarında önemli artışlara neden oluyor. Bu durum, yalnızca petrol fiyatlarındaki değişimlerin değil, aynı zamanda petrolün yan ürünlerini etkileyen emtialardaki fiyat hareketlerinin de gelecekte gıda ve diğer tüketim ürünlerinin fiyatlarına yansıyabileceği öngörüsünü güçlendiriyor.

Paylaş

İlgili Haberler