Küresel Piyasalar Enflasyon ve Teknoloji Hisseleri Arasında Dalgalanıyor
Ekonomi

Küresel Piyasalar Enflasyon ve Teknoloji Hisseleri Arasında Dalgalanıyor

6

Küresel finans piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri'nde yükselen enflasyonist baskılara dair endişeler ile teknoloji sektörünün önde gelen firmalarından Nvidia'nın beklentilerin üzerinde gelen mali sonuçlarının yarattığı iyimserlik arasında adeta bir denge arayışına girmiş durumda. Bu iki zıt faktörün etkisi altında kalan piyasalar, hangi yöne doğru evrileceği konusunda bir belirsizlik yaşıyor. ABD'den gelen makroekonomik göstergeler ve teknoloji şirketlerine yönelik haber akışı, küresel piyasaların gelecekteki seyrini belirlemede kritik bir rol üstleniyor.

ABD ekonomisi, içinde bulunulan yılın ikinci çeyreğinde beklentilerle uyumlu olarak yüzde 1,5'lik bir büyüme kaydetti. Bu dönemde kişisel tüketim harcamalarındaki artış ise temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,2'lik bir yükseliş göstererek piyasa beklentilerinin üzerinde bir performans sergiledi. Bu verilerin ardından Amerika'nın 10 yıllık hazine tahvil faizleri dün 2 baz puanlık bir artışla yüzde 4,65 seviyesine ulaşırken, bugün ise bu seviyeye yakın, yüzde 4,66 civarında işlem görmeye devam ediyor. Para piyasalarında Federal Rezerv'in (Fed) ekim ayında faiz oranlarında bir artırıma gitme olasılığı ise yüzde 57'den yüzde 62'ye yükselmiş durumda. Bu durum, dün dolar endeksinin yüzde 0,2'lik bir artışla 99,1 puana çıkmasına neden olurken, bugün yatay bir seyir izleniyor. ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin, ülkede enflasyonist baskıların devam ettiğine işaret etmesi, küresel piyasalarda risk algısının artmasına yol açtı. Bu gelişmelerin yanı sıra, ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının ölçeğini artırma kararlılığının sürdürülebilirliği konusunda beliren endişeler de yatırımcıların daha temkinli hareket etmesine neden oluyor.

Ekonomik verilerin yanı sıra, şirketlerin finansal raporları da piyasaların yönünü belirleyen önemli etkenler arasında yer alıyor. ABD merkezli yarı iletken devi Nvidia'nın gelirleri, son üç aylık dönemde bir önceki yıla kıyasla yüzde 106'lık muazzam bir artışla 96,2 milyar dolara ulaşarak piyasa beklentilerini önemli ölçüde aştı. Şirketin net karı da aynı dönemde yıllık yüzde 126'lık bir yükselişle 59,7 milyar dolara ulaştı. Nvidia'nın kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, elde edilen finansal sonuçlara dair yaptığı değerlendirmede, yapay zeka tarafından üretilen değerlerin artık verimli ve karlı bir iş modeline dönüştüğünü vurgulayarak, "Günümüzde işlem gücü, doğrudan gelire dönüşüyor. Üstelik bu talebin hızı giderek artıyor." şeklinde konuştu. Bu güçlü bilançonun etkisiyle Nvidia hisseleri, piyasa sonrasındaki işlemlerde yüzde 5,5'lik bir değer kazancı elde etti. Nvidia'nın beklentilerin üzerinde gelen mali performansı, yapay zeka temasının uzun vadeli sürdürülebilirliğine dair iyimserliği artırırken, yatırımcıların teknoloji şirketlerine olan güvenini de tazeledi.

Diğer yandan, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılabileceğine dair oluşan beklentiler, petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı hafifleten olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi'nin, Umman ile yapılan görüşmelerde, boğazdan elde edilecek gelirlerin paylaşımı gibi konularda bazı mutabakatlara varıldığına ve boğazın açılmasının ABD'nin İran'ın taleplerini kabul etmesine bağlı olduğuna dair açıklamaları, bu yöndeki beklentileri güçlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın ise Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün tamamen kendilerinde olduğunu ifade etmesi ve İran ile gerilimin yakın zamanda sona ereceğine dair yorumları, durumu daha da karmaşıklaştırdı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin Tahran'a yapacağı ziyaret yönündeki haberler de jeopolitik risk algısının azalmasına katkıda bulundu. Bu gelişmeler paralelinde, ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,4'lük bir düşüşle 87,5 dolar seviyesinde işlem görüyor. Ancak, Rusya'nın Ukrayna'daki çatışmaları tırmandırmaya hazırlandığına dair gelen haberler, petrol fiyatlarında olası dalgalanmaların devam edebileceği öngörüsünü beraberinde getiriyor.

Fed'in faiz artırımı beklentilerinin yükselmesi, dün dolar endeksi ve tahvil faizlerindeki artışları desteklerken, altının ons fiyatı üzerinde baskı oluşturdu. Altının onsu, dün yüzde 1,4'lük bir düşüşle 4.595 dolar seviyesine gerilerken, yeni günde dünkü kapanış seviyesinin yüzde 0,6 üzerinde, 4.621 dolardan işlem görüyor. Dolar endeksinin değer kaybetmeye devam edeceğine dair beklentiler, altının ons fiyatında yükseliş eğilimini destekliyor. Uzmanlar, merkez bankalarının altın alımlarının ve ABD ekonomisine yönelik mevcut mali endişelerin, altının ons fiyatı için destekleyici faktörler olduğunu belirtiyor.

Bu küresel gelişmelerin etkisiyle New York borsasında dün genel olarak negatif bir seyir gözlemlendi. Sosyal medya platformlarının çocuklara zarar verdiği iddialarıyla açılan davada uzlaşmaya varan Meta şirketi, eyaletlerle yapılan anlaşmanın 18 milyar dolarlık bir ödemeyi de kapsadığını duyurdu. Bu gelişmelere rağmen, Meta hisseleri işlem gününü yüzde 1'lik bir kazançla tamamladı. Gün sonunda Dow Jones endeksi yüzde 0,21, S&P 500 endeksi yüzde 0,02 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,08 oranında değer kaybetti. Ancak, güne başlarken ABD'de endeks vadeli kontratlar pozitif bir ivme yakaladı.

Avrupa borsalarında ise dün genel olarak alış ağırlıklı bir seyir hakimdi. Petrol fiyatlarındaki düşüş eğiliminin devam etmesi, Avrupa piyasalarındaki olumlu havayı destekleyen bir unsur olarak öne çıktı. Petrol fiyatlarındaki gerileme, özellikle hava yolu şirketlerinin mali tablolarında yaşanacak olumlu gelişmelere dair beklentileri artırarak, bu şirketlerin hisselerinde dün bir yükseliş eğilimine yol açtı. Buna karşılık, enerji hisselerinde gözlenen geri çekilmeler, İngiltere borsasında satış ağırlıklı bir seyrin görülmesine neden oldu. Avrupa Merkez Bankası (ECB) İcra Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, faiz oranlarının daha yüksek seviyelerde tutulması gerektiğini savundu. Piyasalar, ECB'nin önümüzdeki ay bir faiz artırımına gideceğini fiyatlamaya devam ederken, 2027 Mart ayına kadar ikinci bir faiz artırımının da olabileceğine dair öngörüler dile getiriliyor. Almanya Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından açıklanan verilere göre, temmuz ayında -2,8 puan olan Sanayi İhracat Beklenti Endeksi, ağustos ayında 9,6 puana yükselerek, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başladığı Şubat 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu gelişmeler ışığında, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,27, Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,08 ve İtalya'da FTSE MIB endeksi yüzde 0,31 oranında değer kazanırken, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,07'lik bir düşüş kaydetti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık bir başlangıç yaptı.

Asya borsalarında ise teknoloji şirketlerine yönelik artan iyimserliğe rağmen, çip üretim maliyetlerindeki yükseliş beklentileri ve Çin ekonomisine dair belirsizlikler nedeniyle karışık bir seyir gözlemleniyor. Güney Kore Merkez Bankası, beklentiler doğrultusunda politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3 seviyesine çıkardı. Banka, bu adımla birlikte üst üste iki toplantıda faiz artırımına gitmiş oldu ve Orta Doğu kaynaklı enflasyonist baskıları kontrol altına almayı hedefliyor. Analistler, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin yanı sıra Güney Kore'de faiz oranlarının seyrinin, konut fiyatlarındaki artışı dizginlemeye yönelik olası hükümet müdahalelerine de bağlı olacağını belirtiyor. Bu müdahalelerin finansal istikrarla ilgili endişeleri azaltması öngörülüyor. Makroekonomik göstergeler tarafında, Çin'de sanayi karları temmuz ayında yüzde 11,2 oranında artış göstererek, Aralık 2025'ten bu yana kaydedilen en yavaş artış hızına ulaştı. Uzmanlar, Çinli yetkililerin şirketlerin karlılıklarını istikrara kavuşturmak amacıyla destekleyici tedbirleri artırabileceğini öngörüyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise Çin ekonomisinde deflasyonist baskıların hafiflemiş olsa da, iç talebin zayıf seyretmesinin fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı sürdürebileceği uyarısında bulundu. Diğer yandan, Güney Kore borsasında teknoloji firmalarına yönelik iyimserlik ön plana çıkarken, SK Hynix hisseleri yüzde 2,6, Samsung Electronics hisseleri ise yüzde 1,5 oranında değer kazandı. Bu gelişmeler neticesinde, kapanışa doğru Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,4 oranında yükselirken, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,4 oranında geriledi.

Türkiye'nin kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin azalabileceğine dair beklentiler ve yurt içindeki likidite yönetimine yönelik atılan adımların etkisiyle 217 baz puana gerileyerek, 18 Şubat tarihinden bu yana en düşük seviyesini gördü. Dün genel olarak yükseliş eğiliminde olan Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,95'lik bir artışla 14.610,92 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,04'lük bir yükseliş kaydetti. Dolar/TL kuru, dünü 48,1126 seviyesinden yatay bir seyirle tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanış seviyesinin yüzde 0,1 üzerinde, 48,1350'den işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak haftalık para ve banka istatistikleri ile yurt dışında ABD'den gelecek dış ticaret dengesi, toptan eşya stokları ve işsizlik maaşı başvurusu verilerinin yakından takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.700 ve 14.800 puan seviyelerinin direnç, 14.500 ve 14.400 puan seviyelerinin ise destek konumunda bulunduğunu ifade ediyorlar.

Paylaş

İlgili Haberler