Küresel Piyasalar İki Kritik Faktörle Sallanıyor: Fed ve Orta Doğu Gerilimi
Ekonomi

Küresel Piyasalar İki Kritik Faktörle Sallanıyor: Fed ve Orta Doğu Gerilimi

4

Küresel finans piyasaları, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası adımları etrafındaki belirsizliklerin artması ve Orta Doğu'daki jeopolitik tansiyonun yükselmesiyle birlikte önemli bir baskı altına girdi. Yatırımcılar, merkez bankalarının faiz oranlarına ilişkin beklentilerini yeniden şekillendirirken, bölgesel çatışmaların enerji piyasaları ve genel ekonomik istikrar üzerindeki potansiyel etkilerini yakından takip ediyor.

Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) son iki günlük toplantısının ardından, Fed politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak, bu kararın 3'e karşı 9 oyla alınması, komite üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarını gözler önüne serdi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan gibi isimler, toplantıda 25 baz puanlık bir faiz artışından yana oy kullanmış olmaları, para politikası stratejisi hakkında farklı yaklaşımların olduğunu gösterdi. Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılıklarını vurgulasa da, enflasyon hedefinde bir esneme olmayacağını belirtirken, bu hedefe ulaşmak için izlenecek somut adımlar konusunda net bir yol haritası sunmaması yatırımcılar arasında kafa karışıklığına neden oldu. Bu durum, Fed'in gelecekteki faiz hamlelerinin zamanlaması konusunda önemli belirsizlikler yarattı.

Faiz artırımlarına gidilmemesi nedeniyle enflasyonla mücadelede bir gerileme yaşanabileceği yönündeki yorumlar, hisse senedi piyasalarında satışları tetikledi. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in eylül ayındaki toplantısında faiz artırımına gitme olasılığının yüzde 80'lerden yüzde 65'e gerilemesine yol açtı. Bu durum, merkez bankasının enflasyonla mücadelesindeki kararlılığına yönelik soru işaretlerini artırdı. Öte yandan, Orta Doğu'daki artan jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarında yaşanan yükselişle birlikte enflasyonist baskılara dair endişeleri daha da derinleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ürdün'deki ABD güçlerine yönelik saldırılara misilleme olarak İran'ı hedef alabilecekleri yönündeki açıklamaları ve ABD yönetiminin İran'ın petrol gelirlerini kesmeye yönelik aldığı yaptırım kararları, bölgedeki tansiyonu daha da tırmandırdı. Bu gelişmelerin yanı sıra, yarı iletken sektöründeki hisse senetlerinde yaşanan satış baskısı da küresel piyasaların genelinde olumsuz bir hava estiriyor.

Bu karmaşık ekonomik ve jeopolitik ortamda, küresel piyasalar önemli dalgalanmalar yaşadı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan artışla yüzde 4,69'a yükselirken, 30 yıllık tahvil faizi ise 2007'den bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 5,2359'a ulaştı. Orta Doğu'daki gerilimin tırmanmasıyla 88 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, sonrasında hafif bir geri çekilmeyle 87,3 dolara indi. Dolar endeksi, Fed kaynaklı etkilerle düşüş yaşasa da, Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle yeniden yükselişe geçerek 100,9 seviyesine çıktı. Yükselen tahvil faizleri ve doların güçlenmesiyle birlikte altının onsu da 4 bin 43 dolara geriledi. New York borsasında ise bu gelişmelerin etkisiyle sert düşüşler gözlemlendi. Özellikle yapay zeka harcamalarındaki sürdürülebilirlik endişeleriyle çip üreticisi Nvidia'nın hisseleri yüzde 3,6, Micron Technology'nin hisseleri yüzde 9,9, AMD'nin hisseleri yüzde 5,5 ve Applied Materials'ın hisseleri yüzde 8,4 oranında değer kaybetti. Teknoloji devi Meta'nın ikinci çeyrek net karının yıllık bazda yüzde 14 azalarak 15,85 milyar dolara gerilemesi de piyasalarda endişe yarattı. Buna karşın, Microsoft'un net karının aynı dönemde yüzde 31 artışla 35,8 milyar dolara ulaşması, sektörel bazda farklı performanslara işaret etti. Gün sonunda Dow Jones endeksi yüzde 2,19, S&P 500 endeksi yüzde 1,52 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,74 oranında düşüş kaydetti.

Avrupa piyasalarında da benzer şekilde risk iştahının azaldığı görüldü. Orta Doğu'daki tansiyonun artması, petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte Avrupa'da satışları tetikledi. Lüks tüketim sektöründe ise karışık sinyaller hakimdi. Hermes'in satışlarında artış görülse de, Çin pazarındaki zayıflığa dair uyarıları hisselerinde yüzde 11,4'lük bir düşüşe neden oldu. Diğer yandan, Gucci'nin sahibi Kering'in hisseleri, satışlarındaki artış sayesinde yüzde 16,9 oranında yükseldi. Deutsche Bank'ın beklentilerin üzerinde gelen bilançosu ise hisselerinde yüzde 1,1'lik bir artışa yol açtı. Avrupa'da gözler, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararına çevrilmiş durumda. Politika faizinin yüzde 3,75'te sabit kalması beklenirken, önceki toplantıda faiz artışı yönünde oy kullanan üyelerin kararlarındaki olası bir değişiklik yakından izlenecek. Bu gelişmeler ışığında, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,6, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,01 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,49 gerilerken, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,34 değer kazandı.

Asya piyasaları da Japonya hariç genel bir düşüş eğilimi sergiledi. Şirketlerin yapay zeka harcamalarının sürdürülebilirliği konusundaki endişeler, özellikle Güney Kore'de bireysel yatırımcıların kaldıraçlı borsa yatırım fonlarına erişimini kısıtlamaya yönelik önlemlerin alınmasına yol açtı. Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu tür ürünlerdeki yoğunlaşan işlemlerin piyasa oynaklığını artırdığı ve hızlı müdahale gerektiği belirtildi. Samsung'un ikinci çeyrek bilançosunun beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen hisseleri yüzde 0,1 oranında düşüş gösterdi. Gün sonu itibarıyla Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,1 değer kazanırken, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,1, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,2 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,03 geriledi. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi günü yüzde 1,36'lık bir kayıpla 13.501,55 puandan tamamladı. Dolar/TL ise bankalararası piyasada önceki kapanışına göre hafif bir artışla 47,4150 seviyesinden işlem gördü. Analistler, bugünkü yoğun veri gündeminde yurt içinde işsizlik oranı ve ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise Almanya, ABD ve Avro Bölgesi büyüme verileri ile İngiltere Merkez Bankası faiz kararı gibi önemli gelişmelerin takip edileceğini belirttiler. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 13.400 ve 13.300 puan destek, 13.600 ve 13.700 puan ise direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.

Paylaş

İlgili Haberler