Küresel Piyasalar İki Uçlu Baskı Altında: Enflasyon Düşüşü ve Jeopolitik Riskler
Küresel finans piyasaları, son dönemde birbirinden zıt yönlerde etkili olan iki ana faktörün belirlediği çift yönlü bir baskı altında hareket ediyor. Bir yanda, Amerika Birleşik Devletleri'nde enflasyonun beklenenden daha hızlı bir şekilde yavaşlaması, teknoloji odaklı hisse senetlerinin öncülüğünde Wall Street'te rekor seviyelerin görülmesine zemin hazırlıyor. Diğer yanda ise, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimler ve diplomatik çözüm arayışlarındaki belirsizlikler, küresel çapta tam bir iyimserlik dalgasının oluşmasını engelliyor. Bu durum, yatırımcıların risk iştahını besleyen olumlu ekonomik veriler ile endişeleri artıran bölgesel istikrarsızlık arasında hassas bir denge kurmasına neden oluyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde enflasyonist baskıların hafiflediğine dair işaretler, Federal Rezerv'in (Fed) para politikası beklentilerini doğrudan etkiliyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan istihdam verilerindeki yavaşlama, Fed'in faiz artırımlarına yönelik beklentilerin azalmasına yol açtı. Ardından gelen tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerinde, özellikle enerji kalemlerindeki düşüşün devam etmesi, gelecekteki fiyat baskılarının da yumuşayabileceği yönündeki umutları artırdı. Bu görünüm, dün açıklanan ve piyasa beklentilerinin altında kalan üretici fiyat endeksi (ÜFE) verisiyle daha da güçlendi. Temmuz ayında ÜFE'nin aylık bazda değişim göstermemesi ve yıllık bazda yüzde 4,7 gibi öngörülerin altında bir artış kaydetmesi, enflasyonun kontrol altına alınabileceğine dair sinyaller verdi. Bu alt kırılımlarda da enerji maliyetlerindeki düşüş trendinin sürdüğü gözlemlendi.
ABD'de enflasyonist beklentilerin gevşemesi ve Fed'in faiz artırım döngüsünü sona erdirebileceği ihtimali, finansal piyasalarda önemli dalgalanmalara neden oldu. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in eylül ayındaki toplantısında politika faizini sabit bırakabileceği yönündeki beklentileri desteklerken, ekim ayı için faiz artışı olasılığı yüzde 54, aralık ayı için ise yüzde 92 seviyesinde fiyatlanıyor. Bu gelişmelerin paralelinde, New York borsasında işlem gören endeksler rekor seviyelerden kapanışlar gerçekleştirirken, Amerikan doları endeksi de bir miktar değer kaybederek 100 seviyesinin altına geriledi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack'ın enflasyonu düşürmek için faiz artışlarının gerekliliği yönündeki açıklamaları, piyasaların Fed yetkililerinin gelecek dönemdeki adımlarına dair sinyalleri yakından takip ettiğini gösteriyor. Bu durum, piyasalardaki belirsizliği artırırken, yatırımcıların kararlarını daha temkinli almalarına neden oluyor.
Jeopolitik cephede ise Orta Doğu'daki gelişmeler, küresel piyasalar için kritik bir gündem maddesi olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasındaki tansiyonu düşürmeye yönelik diplomatik çabaların belirsizliğini koruması, bölgedeki istikrarsızlık riskini canlı tutuyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman varlıklara yönelmesine ve riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden olabiliyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri, bu gelişmelerin etkisiyle gerileyerek yüzde 4,66 seviyesine indi. Altın fiyatları ise, faiz beklentilerindeki düşüşe rağmen, Orta Doğu'daki anlaşma sürecindeki gecikmeler, yatırımcıların kar realizasyonu eğilimi ve teknoloji hisselerine yönelik artan ilgi nedeniyle hafif bir düşüşle 4 bin 324 dolar seviyesinden işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise 87,1 dolar civarında yatay bir seyir izliyor. Şirket bilançoları da piyasaların odağında yer alıyor. Teknoloji devi Cisco'nun beklentileri aşan finansal sonuçlarına rağmen hisselerinde yaşanan değer kaybı, yatırımcıların kararsızlığını yansıtıyor. Ancak yapay zeka temalı şirket hisselerindeki toparlanma eğilimi devam ediyor. Bu karmaşık ekonomik ve jeopolitik tablo, S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endekslerinde karışık seyirlere yol açarken, S&P 500 endeksi rekor tazelemeyi başardı.
Avrupa piyasalarında ise Orta Doğu kaynaklı jeopolitik endişelerin petrol fiyatlarını yüksek tutması, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkiliyor. Bölgeden gelen ekonomik veriler de karışık bir görünüm sergiliyor. Avrupa İstatistik Ofisi tarafından açıklanacak olan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri yakından takip ediliyor. Analistler, Euro Bölgesi'nin ikinci çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 1 büyümesinin beklendiğini belirtiyor. Öte yandan, haziran ayında Euro Bölgesi'nde sanayi üretimi aylık bazda sabit kalırken, yıllık bazda yüzde 0,1'lik mütevazı bir artış gösterdi. İngiltere ekonomisi ise bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,4 büyürken, haziran ayında sanayi üretimi beklentilerin üzerinde yüzde 0,5'lik bir düşüş kaydetti. Avrupa Birliği'nde kömürün elektrik üretimindeki payının tarihi düşük seviyelere inmesi de dikkat çekici bir gelişme. Bu veriler ışığında, İngiltere, Fransa ve Almanya borsalarında düşüşler yaşanırken, İtalya borsası yatay bir seyir izledi. Avrupa'da endeks vadeli kontratları güne karışık bir başlangıç yaptı.
Asya piyasalarında da genel bir karışıklık hakim. Orta Doğu'daki belirsizliklerin sürmesi, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi ve şirketlere yönelik haber akışı, bölge borsalarını etkiliyor. Çin'in önde gelen yarı iletken üreticisi SMIC'in, yapay zeka talebindeki güçlü artış nedeniyle fiyatlarını yükseltme kararı, teknoloji sektöründeki dinamizmi gözler önüne seriyor. Bu gelişmenin ardından SMIC hisseleri prim yaptı. Kapanışa doğru Japonya'da Nikkei 225 ve Güney Kore'de Kospi endeksleri yükseliş gösterirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi düşüş kaydetti. Bu karışık tablo, küresel ekonomik dengelerin ne kadar hassas olduğunu ve farklı bölgelerdeki ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin birbirini nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.
Türkiye'de Borsa İstanbul, günü hafif alıcılı bir seyirle tamamlayarak BIST 100 endeksiyle 14.132,23 puandan kapandı. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda ise hareketlilik yatay seyretti. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Karahan, 2026 yılı sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükselttiklerini belirterek, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15'e, 2028 sonunda ise yüzde 9'a gerilemesinin ardından orta vadede hedeflenen yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngördüklerini ifade etti. Bu revizyon, enflasyonla mücadeledeki mevcut durumu ve gelecek beklentilerini yansıtıyor. Dolar/TL kuru, dünkü kapanış seviyesinin hafif üzerinde işlem görmeye devam ediyor. Finansal piyasalarda bugün yurt içinde Piyasa Katılımcıları Anketi, yurt dışında ise Euro Bölgesi büyüme ve dış ticaret dengesi, ABD'de perakende satışlar, tüketici güven endeksi ve enflasyon beklentisi gibi önemli ekonomik veriler takip edilecek. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puan seviyeleri direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyeleri ise destek olarak izlenecek.