Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilim Azalınca Canlandı
Ekonomi

Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilim Azalınca Canlandı

5

Küresel finans piyasaları, Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimlerin kısmen hafiflemesi ve emtia fiyatlarındaki yükseliş eğiliminin ivme kaybetmesiyle birlikte daha olumlu bir seyre yöneldi. ABD Başkanı'nın, İran'a yönelik olası askeri operasyonların uzun sürmeyebileceğine dair yaptığı açıklamalar, yatırımcıların risk alma iştahını artırarak küresel piyasalarda olumlu bir hava estirdi. Bu açıklamanın ardından, uluslararası piyasalarda işlem gören Brent petrolün vadeli varil fiyatında gözle görülür bir düşüş yaşandı ve fiyatlar varil başına 95,1 dolar seviyesine geriledi. Benzer şekilde, ABD'nin uzun vadeli devlet tahvili faizlerinde de bir miktar gevşeme kaydedildi ve 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,78 seviyesine indi. Petrol ve tahvil faizlerindeki bu durulma, yeni işlem gününde küresel hisse senedi piyasalarını destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

New York Merkez Bankası Başkanı John Williams'ın yaptığı değerlendirmeler de piyasalardaki risk algısının azalmasına katkı sağladı. Williams, gümrük vergilerinin ekonomik etkisinin zayıfladığını ve yüksek enerji fiyatlarının diğer sektörlere yayılma eğiliminde olmadığını belirterek, ABD'de enflasyonun yavaşlama eğilimini sürdürdüğünü ifade etti. Bu açıklamalar, enflasyonist baskıların kontrol altına alınabileceği umudunu artırarak piyasalarda rahatlama sağladı. Ancak, devam eden ABD-İran arasındaki gerilim, enflasyonla ilgili endişelerin tamamen ortadan kalkmadığına ve yatırımcıların tahvil piyasasına karşı temkinli yaklaşımlarını sürdürebileceğine işaret ediyor. Bu durum, piyasalardaki toparlanma potansiyelini sınırlayabilecek unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

ABD'de açıklanan özel sektör istihdam verileri de piyasalarda önemli bir gündem maddesi oldu. Ağustos ayında ADP özel sektör istihdamındaki artışın 38 bin kişiyle beklentilerin altında kalması, işgücü piyasasında bir dengeleşme olabileceği ve bu durumun enflasyonist baskıları bir miktar azaltabileceği yönündeki öngörüleri güçlendirdi. Bu gelişme, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu ayki toplantısında faiz artırımına gitme olasılığını düşürdü. Faiz artırımı beklentilerindeki bu yumuşama, yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelmesine zemin hazırladı. Fed'in yayımladığı ve ülkenin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmeleri içeren "Bej Kitap" raporunda ise ekonomik faaliyetlerin son haftalarda ılımlı bir artış gösterdiği belirtildi. Raporda ayrıca, yüksek enerji fiyatları, uygulanan politikalar ve uluslararası çatışmaların yarattığı belirsizliklerin arttığına da dikkat çekildi.

Bu gelişmeler ışığında, Kanada Merkez Bankası politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Dolar endeksi, Japon Yeni'nin dolar karşısında gösterdiği güçlenmenin etkisiyle yüzde 0,2'lik bir düşüşle 99,4 seviyesine geriledi. Altının ons fiyatı ise bu süreçte yüzde 1,1'lik bir artışla 4 bin 436 dolar seviyesinden işlem gördü. Dolar talebindeki azalma ve petrol fiyatlarındaki artış hızının kesilmesi, enflasyonist endişeleri bir miktar hafifleterek altın fiyatlarındaki yükselişi destekledi. ABD'den gelen zayıf istihdam verileri, Fed'in agresif faiz artırımı politikası izleyeceği beklentilerini yumuşattı ve bu durum da altın fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi. Analistler, Jackson Hole toplantısı sonrası 4 bin 300 doların altına sarkan altının ons fiyatının, ABD'den gelen olumsuz istihdam verisiyle 4 bin 400 dolar seviyesinin üzerinde tutunmaya çalıştığını belirtiyorlar. Gümüşün ons fiyatı da benzer bir eğilimle yüzde 1,3 artarak 66,2 dolara ulaştı.

New York borsasında yaşanan olumlu gelişmeler, Asya piyasalarına da yansıdı. Çin'de hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) ağustosta 50,4'ten 51,4'e yükselirken, Japonya'da aynı endeks 52,3'ten 52,5'e çıktı. Bu veriler, bölgede iç talebin toparlanma eğiliminde olduğunu göstererek Asya piyasalarını destekledi. Dolar/yen paritesi, Japon yetkililerden gelen açıklamaların ardından yüzde 0,6 azalarak 157,7 seviyesine indi. Japonya Merkez Bankası (BoJ) yönetim kurulu üyesi Hajime Takata, enflasyonist baskılara karşı koymak için Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına hız vermesi gerektiğini ifade etti. Yatırımcılar, Japon yetkililerden kur müdahalesi yönünde resmi bir açıklama gelmemesine rağmen, yenin daha fazla güçlenmesi durumunda olası bir müdahaleye karşı pozisyon almaya başladılar. Bu gelişmelerin etkisiyle, kapanışa doğru Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,7, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,02 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 oranında artış gösterdi.

Avrupa borsaları ise Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin artmasıyla dün negatif bir seyir izlemişti. Ancak, ABD'deki gelişmelerin ardından Avrupa borsalarında da bir toparlanma eğilimi gözlemlendi. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, Alman ekonomisinin bu yıl yaklaşık yüzde 1'lik bir büyüme oranına ulaşabileceğini belirtti. Alman otomotiv devi Volkswagen'in STOXX 50 endeksinden çıkarılması hisselerinde düşüşe neden olsa da, genel piyasa eğilimi olumluydu. Bu gelişmelerle birlikte, Fransa'da CAC 40 endeksi, İtalya'da FTSE MIB endeksi, Almanya'da DAX 40 endeksi ve İngiltere'de FTSE 100 endeksi de gün içinde pozitif bir seyir izledi. Avrupa'da endeks vadeli kontratları da güne karışık bir başlangıcın ardından yükseliş eğilimine geçti.

Borsa İstanbul, dün satış ağırlıklı bir gün geçirerek BIST 100 endeksi günü yüzde 1,25'lik bir kayıpla 14.050,56 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün yüzde 0,09'luk bir artış gösterdi. Dolar/TL kuru, dün günü yatay bir seyirle 48,2834 seviyesinden tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hafif üzerinde 48,3150'den işlem gördü. Analistler, bugün yurt içinde enflasyon rakamlarının açıklanacağını, yurt dışında ise hizmet sektörü ve Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puan seviyelerinin destek, 14.200 ve 14.300 puan seviyelerinin ise direnç olarak konumlandığı ifade edildi.

Türkiye'de ağustos ayı enflasyon beklentileri de piyasaların gündeminde yer aldı. AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) ağustosta yüzde 1,86 oranında artacağını öngörüyor. Bu beklentiye göre, temmuz ayında yüzde 31,75 olan yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 31,52'ye gerilemesi bekleniyor. Ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması ise yüzde 29,49 olarak kaydedildi. Bu veriler, enflasyonla mücadeledeki seyrin piyasalar tarafından yakından izleneceğini gösteriyor.

Paylaş

İlgili Haberler