Küresel Piyasalar TCMB ve ECB Faiz Kararlarıyla Nefesini Tutuyor
Ekonomi

Küresel Piyasalar TCMB ve ECB Faiz Kararlarıyla Nefesini Tutuyor

6

Orta Doğu'da artan askeri tansiyon ve petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesini aşması, küresel finans piyasalarında belirgin bir baskı oluşturuyor. Bu karmaşık jeopolitik ortamda, yatırımcıların gözü bugün açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından verilecek faiz kararları ile Amerika Birleşik Devletleri'nden gelecek önemli enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Küresel piyasalar, Orta Doğu'da alevlenen çatışmaların yarattığı olumsuz hava nedeniyle negatif bir seyir izlerken, yurt içinde TCMB'nin, yurt dışında ise ECB'nin para politikası kararları yatırımcıların gündeminin en üst sıralarına yerleşti.

Bölgedeki gerilimin tırmanması, özellikle petrol taşıyan gemilerin hedef alınmasıyla daha da şiddetlendi. Bu durum, çatışmaların yayılma potansiyeline dair endişeleri artırarak piyasalardaki risk iştahını düşürdü. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen açıklamalarda, İran'ın ABD savaş gemilerine yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde ciddi ekonomik yaptırımlarla karşılaşacağı yönünde uyarılar yapıldı. Bu açıklamalar, İran'ın petrol tankerlerine yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen saldırılara bir yanıt niteliği taşıyordu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise, ABD'nin petrol tankerlerine yönelik eylemlerine karşılık olarak ABD donanmasına ait savaş gemilerini balistik füzelerle hedef aldıklarını duyurdu. Bu karşılıklı adımlar, bölgedeki tansiyonu daha da yükselterek uluslararası ilişkilerde gerginliğe yol açtı.

Bu jeopolitik gelişmelerin bir sonucu olarak petrol fiyatlarında sert yükselişler yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı, yaklaşık iki aylık bir aranın ardından yeniden 100 dolar sınırını aştı. Yükselen enerji maliyetleri, küresel enflasyonist baskıları artırma potansiyeli taşıyor ve bu durum, tahvil faizlerinde de belirgin bir yükselişi tetikledi. Artan petrol fiyatları ve yükselen tahvil faizlerinin bir araya gelmesi, yatırımcıların karar alma süreçlerini zorlaştırırken, ABD'de açıklanacak olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri öncesinde piyasalardaki belirsizlik daha da derinleşiyor. Finans analistleri, bu enflasyon verilerinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecekteki para politikası adımları hakkında önemli ipuçları vereceğini belirtiyor. Enflasyondaki olası bir hızlanma veya yavaşlama eğilimi, Fed'in faiz politikalarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebilir.

Diğer yandan, ABD Hazine Bakanlığı, piyasa likiditesini desteklemek ve uzun vadeli tahvil piyasasındaki baskıyı hafifletmek amacıyla yürüttüğü tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü iki katına çıkarma kararı aldı. Bakanlık, bugün 6 milyar dolara kadar 10 ila 20 yıl vadeli tahvil geri alacağını duyurdu. Bu açıklamanın ardından ABD'nin 10 ve 30 yıllık Hazine tahvil faizlerinde yükselişler gözlemlendi. Özellikle 10 yıllık tahvil faizi, Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine yaklaşarak yüzde 4,86 civarına tırmandı. 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,31'e kadar yükseldi. Analistler, tahvil faizlerindeki bu artışın nedenleri arasında, Hazine'nin uzun vadeli tahvil piyasasında daha güçlü bir geri alım operasyonu beklentisi içinde olan piyasaların, açıklanan 6 milyar dolarlık operasyonun beklentileri tam olarak karşılamaması olduğunu ifade ediyor. Bu durum, piyasalarda bir miktar hayal kırıklığı yaratmış görünüyor.

Jeopolitik risklerin artması ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, hafta başında piyasalara destek olan yapay zeka iyimserliğini de törpüledi. Teknoloji hisselerindeki genel olumlu hava yerini, hisse ve şirket bazlı özel gelişmelere odaklanan fiyatlamalara bıraktı. Bu gelişmelerin yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti tabanına birlik çağrısı yapması ve başkanlık dönemindeki başarılarını vurgulaması da gündeme geldi. Trump'ın konuşmasında, İran ile girilen savaşın nükleer silahlanmayı önleme amacını taşıdığını savunarak, bu savaşı kazandıklarında petrol fiyatlarının düşeceğini iddia etmesi dikkat çekti. Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti kontrol ettiklerini ve boğazın 'Trump Boğazı' olarak adlandırılabileceğini söylemesi de uluslararası ilişkilerdeki tansiyonu artıran unsurlardan biri oldu.

Bu gelişmelerin ışığında, enerji arzına yönelik endişelerin artmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı, bir önceki gün yüzde 3,4'lük bir artışla 101,2 dolara yükseldikten sonra yeni işlem gününde 101,1 dolar seviyesinde dengelendi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık son üç yılın zirvesindeki seyrini sürdürerek yüzde 4,85 seviyesinde işlem görüyor. ABD'deki artan borçluluk ve yüksek seyreden tahvil faizleri, doların güvenilirliğini baskılarken, euro ve Japon yenindeki değerlenme eğilimi dolar endeksinde düşüşe neden oluyor. Dolar endeksi, faizlerin uzun süre yüksek kalacağına dair beklentilere rağmen yüzde 0,1 azalışla 98,7 seviyesine geriledi. Dolar endeksindeki bu zayıflıktan destek bulan altının ons fiyatı, bir önceki gün yüzde 1,1'lik bir artışla 4.401 dolara yükselmişti ve yeni işlem gününde de yüzde 0,1'lik bir yükselişle 4.407 dolardan alıcı buluyor. Bu gelişmelerin etkisiyle New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,48, Nasdaq endeksi yüzde 0,64 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,77 oranında düşüş kaydetti. ABD'de endeks vadeli işlemleri ise güne karışık bir başlangıç yaptı.

Avrupa piyasalarında da dün satıcılı bir seyir hakimdi. Orta Doğu'daki son gelişmeler ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bugünkü para politikası kararları, yatırımcıların odağında bulunuyor. Para piyasalarında, ECB'nin bugünkü toplantısında politika faizlerinde 25 baz puanlık bir artış yapması bekleniyor. Ayrıca, bankanın yıl sonuna kadar ek bir faiz artışı daha yapabileceği olasılığı da fiyatlanıyor. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel'in, Avrupa ülkelerinin içsel bölünmüşlüklerini ve dışa bağımlılıklarını eleştiren açıklamaları, kıtanın küresel sahnede daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiği yönündeki çağrıları yankılandı. Nagel, 27 farklı ulusal gündeme bölünmenin, Avrupa'nın elindeki en büyük kozları israf etmek anlamına geleceğini belirtti. Orta Doğu'daki artan gerilim, petrol tedarikine ilişkin riskleri artırırken, Avrupa ekonomilerinin yaklaşan kış aylarında enerji konusunda zorlu bir durumla karşı karşıya kalabileceğine dair endişeleri de beraberinde getiriyor. Euro/dolar paritesi, yüzde 0,1'lik bir artışla 1,1640 seviyesinde işlem görüyor. Bu arada, Avrupa Birliği Komisyonu, yaklaşık 2,6 trilyon euro büyüklüğündeki kamu ihale pazarında Avrupa şirketleri ve ürünlerine öncelik tanınmasını kolaylaştıracak yeni bir düzenleme teklifi sundu. Bu gelişmelerin etkisiyle İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,31, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,58, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,94 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,66 oranında geriledi. Avrupa'da endeks vadeli işlemleri ise güne karışık bir başlangıç yaptı.

Asya borsaları da ABD ve Avrupa piyasalarındaki satış baskısını devralarak yeni güne negatif bir seyirle başladı. Bölge piyasaları, artan enerji maliyetlerinin enflasyonun kalıcılığına dair endişeleri körüklemesi ve yükselen tahvil faizleri nedeniyle baskı altında kalıyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,93 seviyesindeki yüksek seyrini korurken, dolar/yen paritesi yüzde 0,1'lik bir düşüşle 153,4 seviyesinde bulunuyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika kurulu üyesi Kazuyuki Masu'nun faiz artışı sinyali vermesi dikkat çekti. Masu, petrol fiyatları ve zayıf yenin enflasyon risklerini artırdığına işaret ederek, ülkedeki finansal koşulların hala destekleyici nitelikte olduğunu belirtti. Bu gelişmelerin etkisiyle, kapanışa doğru Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,5 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 oranında düşüş kaydetti.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, dün önemli bir başarıya imza atarak BIST 100 endeksi ile gününü yüzde 0,70'lik bir artışla 14.505,48 puandan tamamladı. Bu yükselişle birlikte, işlem hacmi de 328,6 milyar liraya ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine erişti. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay bir seyir izledi. Yurt içi piyasalarda tüm gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugünkü faiz kararına çevrilmiş durumda. Yapılan anketlere göre, ekonomistler TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor. Ayrıca, ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı. Dolar/TL kuru, günü 48,4820 seviyesinden tamamlarken, bugünkü bankalararası piyasa açılışında önceki kapanış seviyesinin hemen üzerinde, 48,4940'tan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde TCMB faiz kararı, yurt dışında ise ECB faiz kararı ve ABD'den gelecek Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin yakından takip edileceğini belirttiler. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puan seviyelerinin direnç, 14.400 ve 14.300 puan seviyelerinin ise destek konumunda olduğu ifade edildi. Bu doğrultuda, piyasalarda bugün takip edilecek önemli ekonomik veriler şunlardır: Türkiye saatiyle 09.00'da Almanya'dan ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi, 10.00'da Türkiye'den temmuz ayı sanayi üretimi, 14.00'da Türkiye'den TCMB'nin faiz kararı, 14.30'da Türkiye'den haftalık para ve banka istatistikleri, 15.15'te Euro Bölgesi'nden ECB'nin faiz kararı, 15.30'da ABD'den ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları, 15.45'te Euro Bölgesi'nden ECB Başkanı Christine Lagarde'ın konuşması, 17.00'da ABD'den ağustos ayı ikinci el konut satışları ve temmuz ayı toptan eşya stokları açıklanacaktır.

Paylaş

İlgili Haberler