Kushner ve Netanyahu Arasında Gazze Saldırıları Nedeniyle Gerginlik
Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi olarak görev yapan ve aynı zamanda Başkan Donald Trump'ın damadı olan Jared Kushner ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden askeri operasyonlar ve öngörülen silahsızlanma planı çerçevesinde ciddi bir görüş ayrılığı yaşandığı bildirildi. Pazartesi günü gerçekleştiği belirtilen kritik görüşmede, iki lider arasında tansiyonun yükseldiği ve sert bir diyaloğun yaşandığı ifade edildi. Bu gerginliğin temelinde, İsrail'in Gazze'deki sivil kayıpların artmasına neden olan saldırılarını sürdürmesi ve ABD'nin bu duruma yönelik duyduğu endişeler yatıyor.
Edinilen bilgilere göre, görüşme sırasında Kushner, İsrail'in sivil kayıpların artışına yol açan ve ateşkes ihlali olarak değerlendirilen operasyonlarını durdurması yönündeki ABD taleplerine rağmen Netanyahu'nun saldırıları sürdürme konusundaki ısrarını eleştirdi. İsrail ordusunun, 7 Ekim'de gerçekleştirilen saldırılara karıştığı iddia edilen Hamas üyelerine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırması, Gazze'de artan sivil can kayıpları nedeniyle uluslararası alanda tepkiyle karşılandı. ABD yönetiminin, ateşkesin ihlal edildiği ve insani durumun kötüleştiği endişeleriyle İsrail'e yönelik baskısını artırdığı bir dönemde, Kushner'in bu konudaki rahatsızlığını dile getirdiği belirtildi. Ancak İsrail tarafının, operasyonları sürdürmekte kararlı olduğunu vurgulaması, görüşmedeki anlaşmazlığı derinleştirdi.
Görüşmede hazır bulunan bir yetkilinin aktardığı detaylara göre, Kushner'in Netanyahu'ya yönelik eleştirileri sadece Gazze'deki saldırılarla sınırlı kalmadı. Kushner'in, İsrail Başbakanı'nın, yeni kurulacak Filistin polis gücüne katılacak adayların Mısır'da eğitim alabilmeleri için Gazze Şeridi'nden ayrılmalarına izin vermemesi konusundaki tutumuna da tepki gösterdiği öğrenildi. Silahsızlanma planının önemli bir parçasını oluşturan bu polis gücü eğitim süreci, Hamas'ın silahlarını teslim etmesiyle başlayacak bir sürecin ön koşulu olarak görülüyor. Plan, silahların Uluslararası İstikrar Gücü'nün aracılığıyla Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi bünyesindeki yeni polis gücüne devredilmesini öngörüyor. Kushner'in, silahsızlanma sürecinin bir ay içinde başlaması gerektiğini ve bu sürecin başarılı olabilmesi için eğitilmiş bir polis gücünün varlığının elzem olduğunu vurguladığı aktarıldı. Bu noktadaki bir aksaklığın, silahların teslim edileceği resmi bir merciinin oluşmasını engelleyebileceği ifade edildi.
Bu diplomatik gerilimin yaşandığı görüşmeden sadece birkaç saat sonra, İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik son ayların en şiddetli hava saldırılarından birini gerçekleştirdiği bildirildi. Bölgeden gelen ilk haberlere göre, bu saldırılarda en az altı kişinin hayatını kaybettiği ve ondan fazla kişinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Sivil kayıpların bu denli artması, ABD nezdindeki endişeleri daha da derinleştirirken, İsrail'in hem uluslararası barış çabalarını hem de geçmişte kabul ettiği anlaşmaları ihlal ettiği yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi. Özellikle, geçtiğimiz yılın eylül ayında kabul edilen ve Hamas üyelerinin barışçıl bir şekilde bir arada yaşamayı taahhüt etmeleri halinde sivil hayata dönmelerini öngören Trump yönetiminin 20 maddelik Gazze barış planının ihlal edildiği belirtiliyor. İsrail hükümetinin, imzaladığı bu önemli maddeyi reddetmeye başladığı yönündeki iddialar, bölgedeki hassas dengeyi daha da karmaşık bir hale getiriyor.