Mahkemeden Eşit Kusur Kararı: Hakaret ve Ev Dağınıklığı Boşanmada Eşit Sayıldı
Gündem

Mahkemeden Eşit Kusur Kararı: Hakaret ve Ev Dağınıklığı Boşanmada Eşit Sayıldı

2

Antalya'da yaşanan bir boşanma davasında mahkeme, çarpıcı bir karara imza atarak, eşlerden birinin diğerine yönelik hakaret iddiaları ile diğer eşin evdeki dağınıklık gerekçesini boşanmada eşit kusur olarak değerlendirdi. Bu karar, aile hukuku alanında emsal teşkil edebilecek nitelikte bulunuyor ve hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Antalya'da ikamet eden S.İ. ve Ş.İ. çifti arasında evlilik birliğindeki anlaşmazlıklar nedeniyle karşılıklı çekişmeli boşanma davası açıldı. Dava süreci boyunca taraflar birbirlerine karşı çeşitli iddialarda bulundular. Kadın eş S.İ., kocasının ev içerisinde uyuşturucu madde kullandığını iddia ederek bu duruma ilişkin delil olarak video, fotoğraf ve bazı maddeleri mahkemeye sundu. Erkek eş Ş.İ. ise savunmasında, eşinin evi düzensiz bıraktığını ve kendisine karşı hakaretlerde bulunduğunu öne sürerek, evin dağınık olduğunu gösteren fotoğrafları delil olarak mahkemeye sundu.

Mahkeme heyeti, yapılan değerlendirmeler sonucunda, tarafların iddia ve savunmalarını ele aldı. Uyuşturucu madde kullanımı iddiaları ile evdeki dağınıklık ve hakaret iddialarını bir arada değerlendiren mahkeme, her iki tarafı da boşanmada eşit kusurlu buldu. Bu kararla birlikte çiftin boşanmasına ve iki çocuğun velayetinin anneye verilmesine hükmedildi. Mahkemenin bu kararı, özellikle evdeki dağınıklık gibi hususların boşanma davalarında kusur olarak değerlendirilmesi ve hakaret iddialarıyla eşit tutulması açısından dikkat çekici bulundu.

Kararın ardından S.İ.'nin avukatı Senar Furkan Başak, mahkemenin kusur belirlemesi ve nafaka ile tazminat miktarları konusundaki kararlarına itiraz ederek istinaf mahkemesine başvurduklarını belirtti. Avukat Başak, müvekkiline yönelik hakaret iddialarının yalnızca çelişkili tanık beyanlarına dayandığını savunarak, evin dağınık olduğu gerekçesiyle sunulan delilleri eleştirdi. Başak, “Müvekkilim iki çocuğuyla hayat mücadelesi veren bir anne. Küçük çocukların olduğu bir evde her zaman tam bir düzen beklentisi gerçekçi değildir. Eşlerin birbirlerine destek olması gerekirken, evin dağınıklığını fotoğraflamak yerine, toplama konusunda yardımcı olunabilirdi. Mahkemenin kusur noktasında eşitlik kararı bizi şaşırttı” şeklinde konuştu. Öte yandan, mahkeme tarafından anne S.İ. lehine aylık 2 bin Türk Lirası yoksulluk nafakası, ortak çocuklar için ise her biri adına aylık 4'er bin Türk Lirası iştirak nafakası bağlanmıştı. Maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini hatırlatan Avukat Başak, hükmedilen nafaka miktarlarının da yetersiz olduğunu düşündükleri için kararın tamamına karşı istinaf yoluna gittiklerini sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler